Bayram Top Kariakatürleri 4
Bayram TopSayı 4 ( Eylül - Ekim 2011 )
…
(4328 kez okundu)
Sayı 4 ( Eylül - Ekim 2011 )
…
(4328 kez okundu)
Sayı 18 (Ocak - Şubat 2014)
PUŞKİN MÜZESİ'Nİ GEZERKEN DÜŞÜNDÜKLERİM... SANAT NE İŞE YARAR? YENİR Mİ? Beni tanıyanlar bilir... Adana'da yapılan Altınkoza Festivali'nin koordinatörlerindendim. Uzun yıllardır Adana'da yapılan sanat ve kültür ile ilgili organizasyonların içinde bulundum. Bu çalışmalarım sırasında karşılaştığım birçok zorluklar ol…
(7901 kez okundu)
Sayı 1 ( Mart - Nisan 2011 )
Maklube, Arap kültürünün Beyrut mutfağına ait bir yemek. Antakya mutfağında da keyifle yerini almış sevgi dolu bir yemek. Bir yemek nasıl sevgi dolu olur diyeceksiniz… Maklube daha çok, büyükannelerin çocukları ve torunları için yaptığı büyük aile toplantılarının yemeği. Yanına bir de cacık eklediğiniz de sizler de çocuklar gibi sevineceksiniz. Lezzetli günler dileğiyle, af…
(6327 kez okundu)
Sayı 1 ( Mart - Nisan 2011 )
Dergimizin bu sayfaları Adanamız’a heykel kazandırmak için açılan kampanyaya ayrılacak. Bu kampanya için sizlerden yazı bekliyoruz... Çoktandır “Heykelsiz Kent “ olarak bilinen Adana’yı düşünüyorum... Acaba Adana gerçekten heykelsiz mi, yoksa heykelleri mi etkisi…
(6894 kez okundu)
Sayı 10 (Eylül - Ekim 2012)
Günümüz insanı, istek ve heyecanını kontrol edemediğinden, olması gereken karşılıklı güven ve dayanışma ilişkilerinin yerini; rekabet, kıskançlık, nefret ve sömürü ilişkileri almaktadır. İnsanlar neden ve nasıl çalışıyorlar? Daha çok kazanmak, en başarılı olmak, şifreli kapıları açmak, lüks tüketim eşyalarının daha güzelini, daha büyüğünü, daha gelişmişini, dah…
(6691 kez okundu)
Sayı 27 (Temmuz - Ağustos 2015)
…
(5285 kez okundu)
Sayı 16 (Eylül - Ekim) 2013
Zannederim 2011 yılının son günleriydi, Eşim Hanife ile birlikte Güzin Dino’yu Paris’deki evinde ziyaret etmiştik. Dünyaca ünlü Adanalı Ressam Abidin Dino’yla onlarca yıl birlikte yaşadığı ev bu bahsettiğim. Paris’te daha çok Türklerin yerleştiği bir mahallede, Rue D’etoule 10 numarada, 9. Katta bulunan ev yani. A…
(8887 kez okundu)
Sayı 16 (Eylül - Ekim) 2013
Bir zamanlar Adanalı sinemaya, sinema da Adana’ya sevdalıydı. Neredeyse her semtte yazlık sinema vardı. Sosyal yaşamın nabzı sinema ortamında atardı. Güneş kentinin insanları yaz aylarının, “ Yaprak kımıldamıyor! “ dedirten sarı sıcağını damlara cibinlik kurarak, bağlara yaylalara göçerek , akşamları yazlı…
(10816 kez okundu)
Sayı 33 (Temmuz - Ağustos 2016)
Öncelikle Chia’nın Türkçe okunuşu Çiya’dır. Ben bu minik şirinleri haşhaş tohumuna benzettim ilk gördüğümde. Kuru halinde çıtır çıtır bir şey, su-süt ile birleşince yumuşayıp, jelleşip, 9 kat kadar şişip ton…
(5715 kez okundu)
Sayı 23 (Kasım - Aralık 2014)
Rahmetli Aziz Nesin “Bu ülkenin yüzde altmışı aptal!” dedi, adamı neredeyse linç ettiler… Ama aradan 30 yıl geçti… “Aziz Nesin az söylemiş, rakam yüzde doksan…” diyorlar. Fazıl Say arabesk müziğe “Yavşak” demişti, kızılca kıyamet koptu... Doğan Hızlan’ın dolaylı sahiplenmesi …
(5677 kez okundu)
Sayı 10 (Eylül - Ekim 2012)
“Hatıralar beynimizde kaydedilmiş tarihtir.” Grandma Moses (Anna Mary) Yıl 1960. Grandma Moses 100. yaşını kutluyor. Masasında yaş günü pastası, bir mum ve ışığında “mutlu yıllar” yazısı.Ve büyük anne diyor ki: “Hatıralar beynimizde ka…
(9594 kez okundu)
Sayı 21 (Temmuz - Ağustos 2014)
Eski Mısır, Mezopotamya’da topa ayakla vurmak suretiyle oynanan oyunlara rastlanmış, hatta kimi toplar günümüze dek korunmuştur. Yine Antik Yunan ve Roma’da da futbolun atası sayabileceğimiz oyunlara rastlanmaktadır. Türklerde de futbola benzer bir oyun tepük adıyla oynanmaktaymış. Tarihçilere göre Çin ve Moğollar da bu tipten oyunları oyn…
(4742 kez okundu)
Sayı 31 (Mart - Nisan 2016)
ÇAĞIMIZINVEBASI:VİRÜSLER Dünyamız varolduğu günden bugüne pek çok salgın hastalıklar yaşamı, bu salgınlar sonucunda da milyonlarca insan ölmüştür. Veba, tüberküloz, sıtma, çiçek, kızamık, AİDS bu salgın hastalıklardan bazılarıdır. Bu hastalıkların hepsinin etkeni değişik olsa da bunların içinde virus hastalıklarını ayrı olarak değerlendirmek gerekir. Çünkü virüslersürekli olarak mutasyona…
(3779 kez okundu)
Sayı 6 ( Ocak - Şubat 2012 )
Önemli güzel yazı ustası Etem Çalışkan (Berdani), 113. doğum günü nedeniyle Kınalıada’da heykeli dikilen İhap Hulusi’yi anma töreninden dönerken duygularını şöyle dile getirdi: İhap Hulusi’yi, Kınalıada’da Adalılarla ve 113 yı…
(9228 kez okundu)
Sayı 34 (Eylül - Ekim2016)
Güney rüzgarları eser, Bahçelerinde çiçekler açar, O kentin. Yapraklar eylülde düşer yollara, Yağmurların zamanıdır ekim, Adana’da. (Fevzi Acevit) 1.” Mavi Saat “ Vakit akşam üzeriydi. Tepenin ucunda oturmuş Deliçay Vadisi’ne bakıyordu…
(4914 kez okundu)
Sayı 22 (Eylül - Ekim 2014)
Korkmayın! "Adana Sıcağında Çorba İçilir mi?" Demeyin, Çünkü Bu Çorba Soğuk Çorba Büyülü diyorum çünkü öyle pratik, öyle faydalı ki ve şu Adana’mın meşhur buram buram sıcağında içimizi ferahlatan SOĞUK bir çorba… Hazırlarken de hiç ama hiç yorul…
(6394 kez okundu)
Sayı 28 (Eylül - Ekim 2015)
Kültür, ait olduğu topluluğun üyelerinde ortak duyuş, düşünüş ve davranış kalıpları oluşturarak, topluluğun bir arada kalmasında önemli bir rol oynayan, içerdiği kurallar sayesinde insanları belirli, tutarlı, ayırt edici ve karakteristik tarzlarda düşünme ve davranmaya yönelten kavramlar bütünlüğüdür. Modern…
(4685 kez okundu)
Sayı 11 (Kasım - Aralık 2012)
Çukurova’nın Gözdesi Anavarza mı? Tarsus mu? Çukurova’nın Ağası Ela mı? Kara mı? Yüreğir karakucak güreşlerine başkanım davet etti. Güreşler şenlik havasındaydı.… Cazgır; “İki yiğit çıktı meydana…. Birisi Suriyeli Ela, Anavarza sevdalısı… Diğeri Fransalı Kara, Tarsus hamisi…” Kara denince kalabalıkta, ‘kardeş katili’ fısıldaşlamaları… Artık herk…
(6091 kez okundu)
Sayı 7 (Mart - Nisan 2012)
“Sokrates ise tıpkı bir turna kuşu gibiydi, uzun bacakları ve çabuk yorulan küçük ayakları vardı, ama topuk paslarını vermede onun üstüne yoktu; istese penaltıları bile topuğuyla atabilirdi” (Eduarda Galeano, Gölgede ve Güneşte Futbol, Can Yayınları, 2008). Ben Bir Darbe Çocuğu…
(8175 kez okundu)
Sayı 20 (Mayıs - Haziran 2014)
Bazen bir ses; bazen bir koku; alır götürür bizi bir yerlere… Ya da bir kelime üzerine sayfalar dolusu yazılar yazarız. Halikarnas Balıkçısı Cevat Şakir; pek bilinen romanının adını “Aganta Burina Burinata” koyarken ne düşünmüştü acaba? Ne demekti Aganta burina burinata? ‘Ne bileyim! Ben “Yandex”…
(7183 kez okundu)