Sayı 7 (Mart - Nisan 2012)
Müziğin, mozaiğin, müzenin sözcük kökeni olan musa (*)... Sabahın seherinde sesler duyuyorum derinden, tekrar tekrar adımı söyleyen, bir var gibi bir yok gibi, fısıltı gibi..…
(6520 kez okundu)
Sayı 7 (Mart - Nisan 2012)
Müziğin, mozaiğin, müzenin sözcük kökeni olan musa (*)... Sabahın seherinde sesler duyuyorum derinden, tekrar tekrar adımı söyleyen, bir var gibi bir yok gibi, fısıltı gibi..…
(6520 kez okundu)
Sayı 5 ( Kasım - Aralık 2011 )
…
(4338 kez okundu)
Sayı 28 (Eylül - Ekim 2015)
Lavoisier’in başını kesiyorlardı iktidardakiler... Söylediklerini tehlikeli bulmuşlardı. O sadece evrendeki maddelerin hiçbirinin yok olmadığını veya yoktan var olmadığını, tamamen birbirine dönüştüğünü söylemişti. Asl…
(6891 kez okundu)
Sayı 31 (Mart - Nisan 2016)
ADANA’NIN “HAS” DOKTORU DR. CYRİL HERBERT HAAS (1876-1961) Dr.Cyril Herbert Haas 10 mayıs 1876 tarihinde Pennsylvania eyaletinin Selinsgrove şehrinde doğdu. İlk öğrenimini yerel lisede, sonrasını Susquehanna kolejinde (1899) tamamladı. Michigan Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde eğitimini dereceyl…
(10585 kez okundu)
Kent Konseyi Koordinasyon Kurulu 30 Mart 2011 Çarşamba günü saat: 14.30’da Seyhan Oteli’nde toplandı. Vali İlhan Atış, Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Zihni Aldırmaz ve çeşitli kurum ve kuruluşların temsilcilerinin kat…
(3232 kez okundu)
Sayı 1 ( Mart - Nisan 2011 )
Moskova denilince Kızıl Meydan’ın, masaldan çıkmış izlenimini veren, soğan kabuğu şeklindeki St. Basil Katedrali’ni ve müzelerini anımsarsınız. Moskova’nın kimliğinde bir de Puşkin özel rol oynamıştır. Rus Edebiyatının önemli ismi Puşkin’in adını neredeyse Mo…
(6616 kez okundu)
Sayı 15 (Temmuz - Ağustos) 2013
Altınoran Düşünce ve Sanat Platformu Adana’da kurulmuş, içinde 300 den fazla sanatçı ve sanat ilgilisini barındıran, kültür ve sanat alanında kentimizin lobisini oluşturmaya çalışan bir kuruluş.Amacı kültür ve sanatı kullanarak Adana’yı tanıtmak, kentimizin değerlerini ön plana çıkartmak, formal sanat eğitimleri düzenleyerek kentimizden yeni sanatçıların yetişmesini sağl…
(6983 kez okundu)
Sayı 9 (Temmuz - Ağustos 2012)
Bir çok ailede rastlanmıştır. Benim de küçüklüğümde, elektrikler kesilip yeniden geldiğinde büyükannem; “Nur içinde yatsın şu Edison, o olmasaydı karanlıklar içinde oturacaktık” diye dua ederdi. Bizler de ona canı gönülden katılırdık. Ama o günlerde ismi hiç duyulmayan, günümüzde de sadece ilgili çevrelerde bahsi geçen Nikol…
(6740 kez okundu)
Sayı 8 (Mayıs - Haziran 2012)
Adana’da yaşayanların istinasız %90’nın adını bile duymadıkları ya da yerini bilemedikleri Adana Kalesi nerededir? Siz de benim gibi şaşırdınız değil mi? Adana Kalesi diye bir yer mi var? Duyanlarınız da yerini tam bilemiyordur tıpkı benim gibi. Kısacası yaklaşık on yıl önce “Adana Kalesi” diye bir kalenin var olduğunu duyduğumda çok şaşırmıştım. Çocukluk ve gençliğimde t…
(13571 kez okundu)
Sayı 30 (Ocak - Şubat 2016)
…
(5011 kez okundu)
Sayı 20 (Mayıs - Haziran 2014)
BUGÜN DE AYNI İMZAYI ATIYORUM Bazen geriye doğru baktığımızda kentin, insanların, en önemlisi de düşüncelerin ve yargıların ne kadar çabuk değiştiğini görüp şaşırıyorum. Bizim nesil, yaşamımız kısa olmasına rağmen, geçmişte kötü gözle bakılan hatta suç sayılan şeylerin günümüzde bir değer haline geldiğini gözlemle…
(6592 kez okundu)
Sayı 30 (Ocak - Şubat 2016)
Festival kavramını geçen sayı tanımlamıştık bir sözlük anlamıyla. Aklı başında herkes de bilir ki festivaller önemlidir ve değerlidir. Önemlidir çünkü kent kültürünü yaşatır. Ve dahi kültüre dair gelenek ve görenekleri… Değerlidir çünkü kentin ulusal ve hatta uluslararası tanıtımın…
(6001 kez okundu)
Işıklar Dünya Offshore Şampiyo-nası’nın Adana’da düzenlenen 3. etabının ikinci yarışını ‘’Stihl’’ takımı, Alper Akyürek, Kerem Tuncer ikilisi ile kazandı. Seyhan Baraj Gölü’nde 9 takımın katıldığı Adana etabının ikinci gün yarışları tamamlandı. Yarışla…
(3772 kez okundu)
Sayı 30 (Ocak - Şubat 2016)
Birinci Altın Koza Film Şenliği YIL 1969 “Sinema öyle bir keşiftir ki, bir gün gelecek, barutun, elektriğin ve kıtaların keşfinden çok dünya medeniyetinin veçhesini değiştireceği görülecektir. Sinema, dünyanın en uzak köşelerinde oturan insanların birbirlerini sevmelerinin…
(10899 kez okundu)
Sayı 33 (Temmuz - Ağustos 2016)
Yontu Sanatına dair… Heykeller, hemen hemen herkesin çocukluk yıllarında ilgisini çeken yapıtlardır. Birçok insan, yontu sanatının bu yapıtlarına hayranlıkla bakar. Yaşadığımız kentlerin meydanları ve önemli merkezleri bu taş yontu sanatının örnekleriyle doludur. Yontu sanatının inansı heykeltıraş ya da yontu ustası eserinin mermerden, taş veya kaya parçalarından, alçıdan bronza k…
(5067 kez okundu)
Sayı 4 ( Eylül - Ekim 2011 )
Adana turizmin her çeşidinin gelişmesine elverişlidir. Bu faaliet kentimize yeni olankalar sağlamaya aday. Binlerce yıllık tarihi geçmişi, bu geçmişten günümüze kalan sayısız tarihi eserleri, Yumurtalık ve Karataş sahillerinin doğal güzelliği, Toroslar’ın yemyeşil yaylaları, şifal…
(10415 kez okundu)
Sayı 9 (Temmuz - Ağustos 2012)
“Futbol 90 dakikalık basit bir oyundan mı ibarettir? Futbola miyop bakanlar için evet, ama biraz daha yakından bakınca, futbol topunun içinde büyük bir dünya saklı, rengârenk bir film... Maçın başlama düdüğünden çok önce festival başlar sokaklarda, bir cümbüş futbol rüzgârına karışır, insanların içi kıpır kıpı…
(5943 kez okundu)
Sayı 21 (Temmuz - Ağustos 2014)
Çukurova bölgesinde yöresel olarak hem yetişen ve hem de şifa veren otları tanıyalım. Aşlama, diğer bir adı ile namı değer Meyan kökü Yaz ayı erken başlar Çukurova’da. Sıcak mı sıcak, nemli mi nemli. Güneşe bir çıktığınızda her tarafınızdan ter boşanır, serinleyecek yer ararsınız da bulamazsınız. Terle…
(9625 kez okundu)
Sayı 4 ( Eylül - Ekim 2011 )
Adana ne yaparsak karşılığını veriyor...İyi de yapsak, kötü de... Adeta bir ayna. Sadece iki yüzü mü vardır şehrin, bu iki yüz bir şehri anlatmaya yeter mi? Mesela siyah ve beyaz tanımlar mı bütün renkleri? Peki, bir rengi yok mudur şehirlerin? Bana sorarsanız her şehrin hissettirdiği, kendine özel bir rengi vardır.Adana’nın rengi sarıdır, altın sarısı, on…
(6742 kez okundu)
Sayı 29 (Kasım - Aralık 2015)
Seslerin, yüzlerin çocuk sesleri arasında sokaklara karıştığı bir zamandı. Eskiden yaz-kış demeden Tarsus ve Adana’da, sokaklarından geçen destancı dedeyi hatırladı. Uzun boylu beyaz sakallı, üzerinde temiz ama eskimiş, yamalı elbiseleri içinde ve b…
(7591 kez okundu)