Karikatür
Bayram TopSayı 20 (Mayıs - Haziran 2014)
…
(4093 kez okundu)
Sayı 20 (Mayıs - Haziran 2014)
…
(4093 kez okundu)
Sayı 1 ( Mart - Nisan 2011 )
Moskova denilince Kızıl Meydan’ın, masaldan çıkmış izlenimini veren, soğan kabuğu şeklindeki St. Basil Katedrali’ni ve müzelerini anımsarsınız. Moskova’nın kimliğinde bir de Puşkin özel rol oynamıştır. Rus Edebiyatının önemli ismi Puşkin’in adını neredeyse Moskova’nın her yerinde görebilirsiniz… Puşkin adını taşıyan cadde... Veya park... Moskova Nehri’nde g…
(6668 kez okundu)
Sayı 25 (Mart - Nisan 2015)
Asimetrik Bir Savaş… Ve Ortadoğu… “Ve lemmâ berazû li câlûte ve cunûdihî kâlû rabbenâ efrig aleynâ sabren ve sebbit ekdâmenâ vensurnâ alel kavmil kâfirîn.’1 Yağmurlardan sonra gelen güneşli bir Milano günündeyiz. Modanın başkenti bizi…
(5064 kez okundu)
Sayı 23 (Kasım - Aralık 2014)
Balık yemek istiyorsan ya balığı tanıyacaksın ya da balıkçıyı Ülkemizde ve dolayısı ile Adanamızda balık kültürü fazla gelişmemiştir.Son yıllarda ise hem koruma hem de yemek anlamında balık konusunda bil…
(8180 kez okundu)
Sayı 28 (Eylül - Ekim 2015)
Kurumsallık... Artık büyük küçük tüm firmalar bunun için çabalıyor. ''Kurumsal'' olabilmek için. Sadece firmalar değil, iş arayanlar bile ilk olarak ''Kurumsal bir firma mı?'' diye soruyor. Açın bakın iş…
(8319 kez okundu)
Sayı 18 (Ocak - Şubat 2014)
Bir dönem toplumcu sinemanın vazgeçilmez alanı olan taşraya, son yıllarda değişik yönleriyle yönetmenlerin yeniden yöneldiklerini ve taşrayı yeniden sinemalarının vazgeçilmez bir mekanı olarak kullandıklarını görüyoruz. Son dönem sinemacılardan Zeki D…
(4980 kez okundu)
Sayı 19 ( Mart - Nisan 2014 )
AŞKIN ŞEHRİ Venedik diye yazılıp, aşkın şehri olarak okunan rüya şehir, benimse okuduğum ilk aşk romanın mekanı... Kerime Nadir'imizin benzeri Barbara Cartland'ın Venedik'i... İşte onun romanlarında ki, tarihin en büyülü aşklarının yaşandığı romantik şehir... Adeta su…
(6278 kez okundu)
Sayı 29 (Kasım - Aralık 2015)
Murat İlhan Sene 2001... O yıllarda iki şeye takıntılıyım. Biri yabancı müzik, diğeri internet. Internet diyince bugünkü gibi düşünmeyin daha bırak Facebook'u Youtube bile yok. Bir kaç saati Ekşisözlük’de geçirirsin geri kalan 10-12 saatini de IRC olsun ICQ olsun, chat ortamlarında… Ama bilgisayar 24 saat açık ve internete bağlı... Uyurken de doğa…
(6590 kez okundu)
Sayı 6 ( Ocak - Şubat 2012 )
Adana’da Bu Beyefendi Sayesinde Herkes Daha İyi Görmeye Başlar G nokta M... Yani Gaston Mızrahi... Ve yine yani 100 yıl öncesi Adanasını fotoğraflarıyla günümüze taşıyan, günümüzden de alıp yarına götürecek olan kişi...Öykü şöyle başlıyor: 1920’li yıllar, yer Adana. İçinde numaralı birçok gözlüğün olduğu tablayı taşıyan bir adam…
(14476 kez okundu)
SAYI 35 (Kasım- Aralık 2016)
Hazır sonbahar aylarındayken, sonbahar renklerinden biri olan turuncu bir sebze ile bir şeyler yapmak istedim. Aklıma da HAVUÇ geldi. Aslında bu renkte nefis kabaklar var ama artık o başka yazıya kalsın. Havuç sebze olarak bilinir ama ben meyve niyetine yerim çoğunlukla. Turuncu havuç çok yaygındır ama Adana’da mor havuçta revaçtadır bil…
(12033 kez okundu)
Sayı 7 (Mart - Nisan 2012)
Çağımızın gerçeği, insanların kentlerde yoğunlaşarak yaşadıklarıdır. Dolayısıyla kentlerin yapılanması ve yönetimi, hepimizi yakından ilgilendiriyor. Yaşadığımız şehir çarpık kentleşiyor, kötü yönetiliyorsa; mutlu olma şansımız azdır. Yaşadığımız şehir istihdam (işsizine iş) üretemiyorsa, o kentte barış ve huzur ortamının kurulması hayâldir. Adana, çok yakın gelecekte Türkiy…
(10593 kez okundu)
Sayı 25 (Mart - Nisan 2015)
Milyonlarca yıl önce, gök boşluğunda sıcak bir gaz bulutu belirir. Bu bulut, uzun bir gelişme sonunda dünyamız olacaktır. Biz insanlar, işte acı ve tatlı bütün serüvenlerimizi onun üstünde yaşadık ve yaşayacağız. İnsanoğlunun öyküsü işte bu güneşin parlak ışıkları altında çevrelenen bu bulutla başlar. Sıcaklık, bulutumuzdaki hidroje…
(11341 kez okundu)
Sayı 5 ( Kasım - Aralık 2011 )
…
(4362 kez okundu)
Sayı 21 (Temmuz - Ağustos 2014)
Birçok kişi yaşadığı şehir için yararlı işler yapmıştır. Ancak, kendi kişisel çıkarlarını ve geleceğini hiç düşünmeden, kimin ne diyeceğine hiç aldırmadan, yaşadığı şehrin birçok sorununun çözülmesi için her fırsat ve ortamda canı pahasına varını yoğunu ortaya koyan insan çok azdır. Şu sıralar, eşine ender rastlanır böyle birinin kitabının hazırlığı içindeyiz. …
(8784 kez okundu)
Sayı 7 (Mart - Nisan 2012)
Adana’nın Tarihi Dokusunu Dolaşan, Otantik Bir Tramvay Bazı şeyler rüya gibi gelir bana. Ama çoğu kez zaman denilen kavramın rüyaları bile gerçeğe dönüştürdüğü…
(7132 kez okundu)
Sayı 16 (Eylül - Ekim) 2013
Toplumsal Tarih dergisinin Ağustos 1998 tarihli 56. sayısında Pertev Naili Boratav’ın, Avusturyalı Türkolog Andreas Tietze’ye adanan bir kitap için yazdığı “Bir Varmış Bir Yokmuş… (Anılar)” adlı yazısına yer verilmiş. Folklor ve halk edebiyatı çalışmalarının değerli hocası Pertev Naili Boratav, 1948’de …
(4393 kez okundu)
Altınşehir Adana Dergisi olarak yeni yılın gelişine hazırlandığımız şu günlerde, bir farklılık gözümüze çarpmakta. Geride bıraktığımız yılın bu döneminde Adana’nın sergi salonlarının coşkusu ve kalabalığı hiç eksik olmazken, şimdi ise aynı ilgi ve coşku görülmüyor. Eylü…
(3065 kez okundu)
Sayı 33 (Temmuz - Ağustos 2016)
Sevgili Okuyucularımız; Altınşehir Adana dergisinin 33. sayısını sizlerle paylaşmaktan mutluluk duyuyoruz. Dergimizin 1. Sayısı Mart 2011 tarihinde çıkmıştı. 5 yıldır Adana’mızın her türlü sorunlarına değinmekte ve çözüm yolları önermeye ve üretmeye çalışmaktayız. Bunun yanı sıra dergimizde hem Adana ile ilgili olara…
(3887 kez okundu)
Sayı 24 (Ocak - Şubat 2015)
Seyhan Nehri Denizi olmayan Adana’da Seyhan Baraj Gölü ve Seyhan Nehri Adana’nın deniz görünümlü bir şehir olmasını sağlamıştır. Doğal olarak da Seyhan Nehri ve Seyhan Baraj Gölü, Adana’nın eşine ender rastlanabilecek güzellikte bir kent olmasına büyük katkısı olmuştur. Özellikle Adana’nın yeni yerleşim yeri olan kuzey Adana’da nehir ve göl yerleşim açısından ayrı bir çeki…
(16401 kez okundu)
Sayı 9 (Temmuz - Ağustos 2012)
Monolog bir düşünme biçimi olmaktan çok bir inandırma yöntemi hatta bir güldürme yoludur. Monologla diyalog, çok zaman kendine inanmakla doğruyu aramak arasındaki ince ayırımı belirlerler. İlkel bilinç monologa yatkındır; aramadan b…
(6637 kez okundu)