Kelimeler Deniz'e Daldı...
V. Deniz YerdelenSayı 23 (Kasım - Aralık 2014)
…
(5623 kez okundu)
Sayı 23 (Kasım - Aralık 2014)
…
(5623 kez okundu)
Sayı 14 (Mayıs - Haziran) 2013
Günlerden bir gün Poseydon Baba, Bulunduğu yerden sıkılıp da Bırakır Yumurtalık'taki evini Akdeniz sahillerini dolaşmaktır amacı. Bronz dingilli arabalar, dalgaların üzerinde Ayakları ıslanmadan giden Hippocamplar, Rüzgar gibi ilerlerken sahillerde, Kurnaz Romalılar davet ederler yemeğe, Denizler tanrısı olsa da Poseydon, İnce peynirle…
(6127 kez okundu)
Sayı 17 (Kasım - Aralık) 2013
İnsanlık var olduğundan buyana, geçmiş hep merak edilir. Hep ilkler düşünülür. İlk insan nerede doğdu, nerede, nasıl yaşadı veya ilk yerleşik hayata ne zaman, nerede geçti, neler yaptı diye merak ederiz. Arkeolojik kazılarda elde edilen buluntular üzerinde, bilim insanları…
(6071 kez okundu)
Sayı 33 (Temmuz - Ağustos 2016)
Yontu Sanatına dair… Heykeller, hemen hemen herkesin çocukluk yıllarında ilgisini çeken yapıtlardır. Birçok insan, yontu sanatının bu yapıtlarına hayranlıkla bakar. Yaşadığımız kentlerin meydanları ve önemli merkezleri bu taş yontu sanatının örnekleriyle doludur. Yontu sanatının inansı heykeltıraş ya da yontu ustası eserinin mermerden, taş veya kaya parçalarından, alçıdan bronza kadar…
(5150 kez okundu)
Sayı 20 (Mayıs - Haziran 2014)
Gezi olayları veya ayaklanması o zamana kadar öngörülebilir olmayan, aklımıza gelmeyen hatta ihtimal dahilinde bulunmayan bir olaydı. Ancak gerçekleştikten sonra bütün öngörülerimizi, tüm siyasal analizleri alt üst eden, bundan sonra olacakları kesti…
(4011 kez okundu)
Sayı 2 ( Mayıs - Haziran 2011 )
Arkeolog olduğunu bildiğimiz, uzun yıllar Adana Engelliler Meclisi Başkanlığı’nı yapan İpek Kobaner ile arkeoloji ve engelliler üzerine sohbet ettik. Altınşehir Adana: İpek Hanım, kimler engellidir? İpek Kobaner: Yeterince uzun yaşayan herkes, engelli olacaktı…
(6543 kez okundu)
Sayı 21 (Temmuz - Ağustos 2014)
…
(4743 kez okundu)
Sayı 28 (Eylül - Ekim 2015)
Futbol, topa oyuncuların vurduğu ama takımın oynadığı bir oyundur. Futbolun belki de en güzel yanı hem tek tek bireysel yeteneklere dayanan oyunculardan kurulu olması hem de sıradan veya mücadeleci oyuncuların takım içinde ekip ruhuyla hareket ediyor olmasıdır. Oyuncunun becerisi eğer takımın kazanma oranını …
(4949 kez okundu)
Sayı 21 (Temmuz - Ağustos 2014)
“ Bir küçük hediye, Bir küçük ilgi , Bazen yaşama gücünü yitirmiş insanlara yeniden hayat verebilir… “ Birkaç ay önce “Çocuk Kanser Derneği”’nin düzenlediği etkinliğe davet edildim. Çocuk kelimesi beni baştan …
(5472 kez okundu)
Sayı 31 (Mart - Nisan 2016)
Bir şehrin insanlarının mutlu olması için neler gerekir? Ekonomik anlamda kent kendisine cevap veriyorsa, işsizlik oranı düşükse, sanatsal aktiviteler, gençlerin yaşam alanları ne kadar çoksa o kent insanı o kadar mutludur. Bu mutluluk karşılıklı sevgi ve saygıyı doğurduğu için şehir aynı zamanda huzurludur da. Adana ise son yıllarda ‘’sahipsiz şehir’’ lakabı takılan, insanlarının h…
(4929 kez okundu)
Sayı 20 (Mayıs - Haziran 2014)
Çukurova denilince aklımıza Adana , Osmaniye, Mersin, Hatay illeri gelir. Zengin yemek kültürünün yanısıra '' şalgam suyu'' olarak bilinen ve yöre halkının yemek yerken de içebildiği yöresel bir içeceğimizdir. Şalgam suyu nedir? Şalgam suyu; Çukuova…
(8919 kez okundu)
Sayı 8 (Mayıs - Haziran 2012)
Üç silahşörler; Talasemi, Orak Hücreli Anemi, Favism…. Adana Tabip Odasının düzenlemiş olduğu 17 Mart 2012 tarihli gezide Anavarza Kastabala ve Karatepe’yi ziyaret ettik. Üç bin yıldır orada duran kabartmalar bize bakıyordu... Biz de onlara. Bir anda ortalık fululaştı ve kabartmanın şölen sahnesindeki kralın arkasında du…
(6207 kez okundu)
Sayı 3 ( Temmuz - Ağustos 2011 )
Güç Yeniden Harekete Geçiyor… Yeni bir dev uyanıyor... Anamur’dan başlayıp, Amanos veya yaygın ismiyle Gavur Dağları’na kadar uzanan bölgeye günümüzden 4000 yıl önce “Kizzuwatna Ülkesi” denilirdi. Yaklaşık 2000 yıl önce bu isim değişti “Kilikya” oldu. Şimdi ise Çukurova deniliyor. İçerisine İskenderun, Osmaniye, Ceyhan, Kozan, Ta…
(6734 kez okundu)
Sayı 18 (Ocak - Şubat 2014)
ADANA'NIN EN ESKİ AİLESİ VE KAPLUMBAĞA "Adana'da yaşayan en eski aile hangisidir?" diye sorsam eğer... Adanalı okuyucularım hangilerini sayar acaba? Ve arkasından bir soru daha eklesem "Kaç yıldır Adana'da yaşıyor bu aile?" diyerek... Adanalı olmaya gerek yok, Adanalı…
(8744 kez okundu)
Altınoran Düşünce ve Sanat Platformu üyelerinin geleneksel hale getirerek, 1 yıl boyunca başarılı kadınlarla çalışıp hayata geçirdikleri “Kadın Başarır” projesinin bu yılki sergisi 6 Mart’ta Adana Büyükşehir Belediye Tiyatro Salonu’nda sanatseverlerle buluştu. Adana’nın kentse…
(3316 kez okundu)
Sayı 28 (Eylül - Ekim 2015)
Sevgili Dostlar, Bu sayıdan başlayarak; yolu Çukurova’dan geçmiş, yaşamının bir döneminde ‘’Çukurova Güneşinden İçmiş’’ Sanat, Yazın ve Bilim insanlarımızı ve Çukurova’da yaşadıklarını paylaşacağız. İlk olarak; 20 Eylül 1985 tarihinde sonsuzluğa yol alan, Türkçemizin ve türkülerimizin büyük ozanı Ruhi Su’yu ölümünün 30. yılında anara…
(8280 kez okundu)
Sayı 10 (Eylül - Ekim 2012)
Her Müslümanın gönlünde ömür boyu bir kez olsun hacca gitmek, kutsal mekanlarda kutsal saydığı şeylere yakın olmak arzusu yatar. Belki de en çok istediği şeylerin başında; Kâbe’ye daha yakın olmak, örtüsüne, kapısına eliyle dokunabilmek, yüzünü sürebilmek geli…
(7520 kez okundu)
Sayı 21 (Temmuz - Ağustos 2014)
(Adana seyyahat edenlerin sayısı çok yüksek bir kent... Ama Adana turizm amaçlı seyyahat edilen bir kent değil!!! Niye?) Ahmet; Yahu bu kente şaşırıp kalıyorum. O gün doktor bir arkadaşım beni Ulucami civarında bir ko…
(5467 kez okundu)
Sayı 14 (Mayıs - Haziran) 2013
Tattoo - Dövme Sanatı Dövme, diğer adıyla Tatoo; TDK ’ya göre , “Vücut derisi üzerine iğne vb. sivri bir araçla çizilmek ve içine renk veren maddeler konulmak yoluyla yapılan yazı veya resim” demektir. Ben Tatoo’ya “Canlı Canlı, Az Kanlı, Az Acılı, İğneleyerek, Boyayarak, Sanat Yapma” diyorum kısaca. Kimileri, sanat değildi…
(7663 kez okundu)
Sayı 18 (Ocak - Şubat 2014)
Hani derler ya iyisiyle kötüsüyle bir yılı daha geride bıraktık diye. 2013'e şöyle bir dönüp bakınca aslında pek de iyi bir şey göremiyoruz. Toplum olarak genelde 'şükür'cü mantığıyla yetiştirildiğimiz için bunu çoğu zaman dile getirmekten çekinsek de aslında, kötü olana ''kötü'' demenin pek yanlış bir tarafı yok. Hayatta her şey tabii ki olduğundan daha da kötü bir hal alabilir…
(5247 kez okundu)