Hayatımızın Üç Temel Kavramı: İyi, Doğru ve Güzel


iyi_dogruDuygularımızı, Düsüncelerimizi ve Eylemlerimizi Etkileyen Bir Kavram

Yaşamımız bu üç temel kavram üzerine oturur. Hayatın günlük akışı içerisinde sezemesek de, hissedemesek de, bilincimiz yetersiz kalıp görmemize yetmese de tüm duygu ve düşünce dünyamız, yargılarımız ve sonucunda tüm eylemlerimiz bu üç kavramın en az birinden etkilenerek oluşur.

 

İnsan Olma, Koşullarıyla Çelişmeyen

“İyi”;  öncelikle insan olma koşulları ile çelişmeyendir. Bu açıdan baktığımızda “iyi”nin öncelikle davranışlarımızla ilgili olduğu görülür. İnsanın toplu yaşamaya başlaması ile ortaya çıkmış ve anlam kazanmış bir  kavramdır. Bu kavram görecelidir, başkasına göre olmanın koşullarını gösterir.

 

 

 

Aksi İspat Edilene Kadar Doğru

“Doğru”; herhangi bir gerçekliğin bilincimizdeki yansımasıdır. Eş deyişle doğru, gerçekliğe uygun  olandır ya da gerçekliğe uygun olduğu düşünülendir. “Doğru”, biri özellikle kuramsal öbürü hem kuramsal  hem uygulamalı iki alanın, felsefenin ve bilimin konusudur. Ancak felsefenin doğrularının varsayımsal olduğunu, bilimin doğrularının en azından aksi ispat edilene kadar kesinliklerle ilgili olduğunu unutmamak gerekir.Özetlersek; İyi –Doğru - Güzel  kavramlarından ilki ahlakla, diğeri hem bilimle hem felsefe ile, üçüncüsü de estetikle ilgilidir. 

 

Picasso ve Adana Kebabı

“Güzel” olan bize haz verendir ve bir haz nesnesinin varlığını gösterir.  Güzelin verdiği haz üst düzey bir hazdır ve basit hazlardan ayırmak gerekir.  Salt duyumsal hazlar alt basamaklarda duran hazlardır.  Afşar Timuçin hocamızın söylediği gibi bir Picasso tablosu karşısında duyduğumuz haz, bir Adana kebabı karşısında duyduğumuz hazla aynı değerde değildir; bu nokta da apaçık bir nitelik ayırımı vardır. Demek ki  güzel olan şey salt duyumsal hazların dışında yüksek düzeyde haz verendir. Duyumsal hazlarla “Estetik Hazlar”( Yüksek Düzeyde Haz Veren) arasında bir de, bir dostumuzla karşılaştığımızdakinde olduğu gibi uyanan “Duygusal Hazlar” vardır.Yüksek nitelikli haz diye belirlediğimiz “Estetik Haz” duyum – duygu – düşünce birlikteliğinde yani üçlü bir zenginlikte duyduğumuz hazdır.  Bir sanat yapıtı karşısında duyulan haz böyle bir hazdır. Bir sanat yapıtı; hem gördüğüm, ya da işittiğim, hem duygulandığım ve beni değişik heyecanlara götüren, hem de düşündüren yani beni temel insan sorunlarına götüren bir nesne  olarak geniş çerçeveli bir çeşitlilikle beni kendine çeker.  “İyi ve Güzel” kavramları özellikle yüce değerlerle ilgilidir. Bir başka deyişle en yüksek düzeyde insani amaçlarla ilgilidir. Doğada güzel vardır fakat bir sanatçının yorumlaması bu güzelliğe derinlik ve anlam  kazandırır. Yüksek düzeyde haz veren estetik hazza sanatçı dostlarımızın yapıtlarıyla ulaşırız. 

Yaşama anlam ve derinlik kazandıran sanatçılara merhaba…

 

Fotoğraf: Erhan Yelekçi




Sayı 6 ( Ocak - Şubat 2012 )

Bu yazı 5068 defa okundu.