Elin, Gözün ve Aklın Birleştiği Yer: “Cerrahhane

Dışarıdakilerin dışarıda kaldığı,içeridekilerin kendilerine aitkurallarını koyduğu ve bu kurallarınher şeyden önemli olduğu biryer… Cerrahhane.

Onlar, hayatımızın en zor zamanlarında karşımıza çıkan, hayatımızı ya da sevdiklerimizi teslim ettiğimiz, belki ismini bilebilmediğimiz ya da unutacağımız, kişilikleriyle değil yetkinlikleriyle güvendiğimiz, eski zamanlardaki gibi tanrı değil, ancak tanrının eli olan ama aslında bizler gibi olan insanlar… Cerrahlar.

Bizler için yapılan şey ne kadar sıra dışı ise, onlar için de o kadar sıradan. Belki de insanları tedavi etme sanatının en zor ve en son noktasındalar. İçeride her şey çok farklı; bazen sakin, bazen neşeli, bazen heyecanlı, bazen tedirgin ve öfkeli. İçeride her şey gibi susmakda konuşmak da çok farklı… Herkesin ne yapması gerektiğini bildiği bu yerde, kelimelerden çok eller, gözler ve akıl konuşuyor sakince..

Ameliyathanede göz görür, el yapar, akıl düşünür. Cerrahinin babası olarak bilinen ve bilinen ilk cerrahi kitabının yazan Hind’li “Susruta Samhita” cerrahiyi, bir kanadı bilim, bir kanadı sanat olan bir kuşa benzetir. Her ameliyatta estetik bir öğe vardır. Cerrah, ameliyat sırasında hastasına kendi ruhundan, sanatından bir parçayı o bedene aktarır. Hekim, hemşire, teknisyen ve personelin ekip ruhuyla bazen saatlerce ayakta sürdürdüğü bir öyküdür bu.




Sayı 6 ( Ocak - Şubat 2012 )

Bu yazı 6165 defa okundu.