ECZACILIK FAKÜLTESİ VE ALTINŞEHİR

Bugünlerde Adana’da yeni üniversiteler ve yeni fakülteler açılıyor. Çok sevindirici...

Dergimiz ise basılı bir yayın organı olmaktan ayrılıp, digital dünyada yaşamayı tercih etti.

İlk digital sayımızda ben, kuruluşuna şahit olduğum 2 fakültenin yöneticileri arasında gördüğüm farkı anlatmaya çalışacağım. Kısaca...

Fakültenin biri Eczacılık... Diğeri ise uzaktan da olsa sanatla ilgisi olan bir dalda eğitim veriyor.

İkinci fakültede ben de ders anlatıyorum.

Benim ders anlattığım fakültenin açılış töreninde, (okulun sanatla olan ilgisini vurgular diye düşünerek) şövaleler üzerinde bir sergi açalım önerisinde bulunmuştum. Masrafsız bir şey... Kabul edilmedi.

 

ÇOCUĞUM HANGİ FAKÜLTEYE GİTSİN?

Ama geçenlerde Eczacılık Fakültesi dekanlığına atanan diğer yönetici, “Fakülteyi oluştururken Adana’nın ilk eczanesinin bir modelini hazırlayarak, fakülte içinde eczacılık müzesi yapmak istiyorum. Ayrıca bir de sergi salonu yapsak mı?” diye bir teklifle geldi. Açılırken yörenin şifalı bitkilerinin fotoğrafları ile başlayan sergiler yapılacak, sonradan devam edip gidecekti. Eczacı aynı zamanda bir sanatçı olmalı diye düşünüyordu herhalde.

Kendisi zaten, hiç zorunlu olmamakla beraber sanat eğitimi de almıştı. Ve zannederim başında bulunduğu fakülteyi kurarken diğerlerinden farklı düşünmesinin nedeni de; almış olduğu bu farklı eğitimdi.

Bir an düşündüm... Acaba üniversiteye girme aşamasında olan bir çocuğum olsa bu iki güzide fakülteden hangisine gitmesini öneririm? Çocuğum sanatı ve hayatı hangisinden daha iyi öğrenir?

Tam bunu düşünürken dergimiz aklıma takıldı. 2yılı geçti yayınlamaya başladığımız, okunacak, okunduktan sonra saklanacak bir kent kültürü ve sanat dergisi yapmaya çalışmıştık. Bu söz aslında hedef kitlemizi de ortaya koyuyordu. Araştırdım baktım Eczacılık Fakültesi Dekanı bizim abonelerimizden biri.

 

500 BİNDEN BİRİ OLUN!

Ama artık Altınşehir Adana’yı basılı bir yayın organı olarak çıkaramayacağız. Bu elbette ki üzücü...

En güzel olsun diye uğraş verdiğimizden olacak, maliyeti öylesine yüksek ki, İnterkey ile birlikte bir sosyal sorumluluk projesi olarak başladığımız bu işi, reklam desteği alamamamız nedeniyle, sadece digital ortamda devam ettirmeye karar verdik. Artık Google hazretlerine “Altınşehir Adana” yazdığınızda yaklaşık 500 bin okuyucudan biri olabiliyorsunuz. Adana ile ilgili yeni bilgi ve öyküler için buluşabiliyoruz. Böylece sizler Altınşehir Adana’dan mahrum olmayacaksınız. Bizler ise ekonomik olarak rahatlayacağız.

Bu arada bir kaç hafta önce yaşadığım bir anımı sizle paylaşmak istiyorum;

Kentimizin hatta ülkemizin en büyük sanayi tesisinin başındaki değerli yöneticiyle bir dostumun yanında karşılaşmıştım. Yanında da asistanı vardı. Tanışma seremonisi sırasında asistan “Altınşehir’i okuyor ve çok beğeniyoruz. Kutlarım.” dedi... Ayrılınca listeye baktım. O sanayi kuruluşu dergimize abone değildi, çok beğenmelerine rağmen abone değillerdi, ama biz her sayıyı aksatmadan o büyük sanayi kuruluşuna göndermiştik.

Bundan sonra www.altinsehiradana.com da buluşmak üzere....




Sayı 12(Ocak - Şubat 2013)

Bu yazı 4914 defa okundu.