Adana Semalarında Uçalım mı?

IMG_8964Göl, mevsim dolayısıyla gün ortasında bile iyice güneye yatmış olan güneşin yansıması ile ışıl ışıldı.

 

Çok bilinen bir klişedir… “Only flying is better than” denir. Türkçesi: “Bundan daha iyisi ancak uçmaktır!” Evet, yüceltileceklerin en tepesinde hep uçmak var. Adrenalin seviyesini yükselten sporlar hep uçmakla kıyaslanıyor. Âşıklar bile sevdiklerinin yanına “uçar gibi” gitmiyorlar mı?

Altınşehir Adana ekibi olarak, Adana Havacılık ve Doğa Sporları Kulübü Başkanı Güner Akkaya’nın ve Tarkim Havacılık A.Ş.’nin davetine uyarak, 2011 yılının pırıl pırıl güneşli son gününde Adana Havalimanındayız…

Tarkim Aviation tesisleri önünde Yakup Çarkçı ve Güner Akkaya tarafından karşılandık. Tanışma faslından sonra sohbet, sorduğumuz sorular ve aldığımız cevaplarla röportaja dönüştü…

 

Altınşehir Adana: Tarkim Havacılık A.Ş.nin geçmişini ve faaliyetlerini öğrenebilir miyiz?

Yakup Çarkçı: 1994 yılında tarımsal ilaçlama ve ilaçlama uçaklarına bakım yapmak için Adana’da kurulan şirket, 1996 yılında alınan yetkilerle, Türkiye’de kurulmuş ilk özel sivil havacılık okulu olma özelliğine sahiptir. “Tarkim Uçuş Okulu” adıyla 11 yıl boyunca eğitimlerini Adana’da sürdürdü. 2007 yılında İstanbul’da bir şube açarak Türkiye’de çok az uçuş okulunun sahip olduğu ATPL(A) Frozen lisansı verme yetkisini de aldı. Amatör olarak uçak kullanmak isteyenler için PPL(A), bu işi meslek olarak edinmek isteyenler için ise ATPL(A) lisansları veriyoruz.

 

Bulutların arasından yol alarak Adana’yı gezebilirsiniz.

 

A.A : Bu lisansların içeriği ve maliyetleri hakkında bilgi verebilir misiniz?

Y.Ç: Aslında 14 ana başlık altında eğitim veriyoruz… Bunlardan en bilinenleri; PPL(A), kendi uçağını veya kiralayacağı bir uçağı ticari olmayan amaçlarla veya sportif olarak kullanmak isteyenlerin alacakları eğitim sonrası edinecekleri lisanstır. 40 saatlik uygulamalı uçuş eğitiminin ve 120 saatlik teori derslerinin ardından Ulaştırma Bakanlığı, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü tarafından açılan sınavlarda gösterilen başarı sonrası alınır. Kurs ücretimiz 11.450 € dur.

ATPL(A) ise, sivil havacılık sektöründe pilot olarak çalışmak isteyenlerin, 49.000 € ödeyerek aldıkları 778 saatlik teorik eğitimin ve 214 saatlik uygulamalı uçuş eğitiminin ardından, girdikleri sınavda başarılı olmaları halinde edindikleri pilot lisansıdır.

A.A: Tarkim Havacılık A.Ş.nin başka faaliyetleri var mı?

Y.Ç: Olmaz olur mu? Yeterli deneyime sahip amatör pilotlara uçak kiralama hizmetinin yanı sıra, filosunda bulunan çeşitli boydaki jet uçakları ve kaptan pilotları ile hava taksi hizmeti, 5700 kg’ın altındaki uçaklara, Avrupa standartlarında servis ve bakım hizmeti veriyoruz. Ayrıca sportif havacılık konusunda, Türkiye’nin birçok noktasında düzenlenen aktivitelere katılım ve destek sağlıyoruz.

 

Pilot Adaylarımız Daha Çok Emniyet Veya Askeriyeden. Bir De Doktorlar Var

 

A.A: Sizi, Yakup Çarkçı’yı tanıyabilir miyiz?

Y.Ç: 1968’den beri uçuyorum. 20.000 saatten sonrasını kaydetmedim. Uzun yıllar boyunca zirai mücadele uçakları ile pamuk ekilen her yerde uçtum. 7 yıldır Tarkim’de eğitmen pilotluk ve okul müdürlüğü yapıyorum.

 

IMG_8994A.A: Sizce Adanalıların havacılığa ilgisi ne seviyede?

Y.Ç: Yöresel tanımı ile zehir uçakları vasıtasıyla önce çiftçi kesimi uçmaya başlamış. Büyük tarla sahipleri uçak satın alıp kullanmışlar. Mesela Çukurova’nın önde gelen ziraatçılarından Sn. Ali Özler, güneyde bir uçuş okulu kurma hazırlıkları içersinde. Bugünlerde, valilikten, emniyetten, askeriyeden pilot adaylarımız var. Bir de doktorlarımız var. Hobi olarak uçuyorlar. Aslında biz herkese uçmayı tavsiye ediyoruz. İlle lisans almak zorunda değiller. Gelsinler grup olarak, onları uçuralım. Adana’yı yukardan keşfetsinler! Hatta şehit çocuklarını bedava uçurmayı teklif ettik. Valilikle o konuda bir çalışmamız da var. Özel günlerde, uçakların arkasında pankart uçurarak veya kanatların altına reklam, ilan alarak da uçuyoruz. Sevdiğine bu yolla evlenme teklif edenler bile oldu.

 

A.A: Ne dersiniz bizim uçuş vaktimiz gelmedi mi?

Y.Ç: Hiç sormayacaksınız sanıyordum.

Buyurun aşağı inelim. Kısa bir eğitim sonrası “uçakbaşı” yaptığımızda damarlarımızda biriken adrenalin gözbebeklerimizi büyütmüş, nefes alışlarımızı sıklaştırmıştı. Daha önceden uçuş tecrübem olduğundan ben biraz daha sakindim. Uçak önünde çektirdiğimiz hatıra fotoğrafının ardından pilotumuz Yakup Çarkçı kibarca bize oturacağımız yerleri gösterdi, besmele ile yerleştik. Önde, dördüncü uçuşunu gerçekleştirecek olan kursiyer Ateş Taflı ve saçlarını bu meslekte ağartmış eğitmen pilotumuz Yakup Çarkçı, arkada bendeniz. 4 kişilik uçağımız kalkış için hazırdı. Biz ise dünden hazırdık!

Kule ile temas kurulup kalkış izni alındı ve kursiyer Ateş’in kumandasında piste doğru hareketlendik. Pistin ucunda pozisyon alan Ateş, Yakup kaptandan aldığı komutlara uyarak gaz verip, saniyeler içinde hızlandırdığı uçağı salimen kaldırmayı başardı.

 

İşte aşağıdakileri veya havada karşılaştığımız bir başka uçağı böyle selamlıyoruz

Yeterli yüksekliğe ulaşana kadar kuzeye, dağlara doğru uçuşa devam ettik. Çatalan ve Seyhan Baraj Gölü havzalarını inceleyip, fotoğraflarını çekme fırsatını bulduk.

Toroslara yaslanmış Yeni Adana apartmanları, arkamızda kalmış olan güneşin ışıklarıyla bize göz kırpıyorlardı. Uçuş esnasında, motorun sesini, gövde ve kanatlardaki titreşimleri, vücudumuzun her zerresinde hissederken uçağı kullanıyor olabileceğimizin düşüncesi bile kalp atışlarımızı hızlandırıyordu.

_MG_6925Uçağı 2000 feette sabit tutarak uçuran Ateş, hocasının takdirini kazanmış olmanın keyfini sürerken, sanırım ortamı biraz daha ısıtıp heyecan katmak isteyen Yakup kaptan, kumandayı ele alarak uçağı bir sağa bir sola yatırıp, sanki kanat çırparak; “İşte! Aşağıdakileri veya havada karşılaştığımız bir başka uçağı böyle selamlıyoruz.” dedi. Arkasından, önce uçağın burnunu yukarı dikerek gaz verip sonrasında aşağı çevirmesiyle, içimiz bir hoş oldu. Bu hareketin adı da yunuslama hareketiymiş! Böylece; “g basıncı” olarak adlandırılan, ani alçalma veya yükselme hareketlerinde, yer çekiminin vücut üzerindeki etkisini de tanımış olduk. Rotamızı güneye çevirdik. Seyhan Baraj Gölü üzerinde birkaç tur atarak Adana Yelken Kulübü’ne ve Çukurova Üniversitesi’ne selam verdik.

Yelken, rüzgâr sörfü ve su kayağı yaptığımız göl, mevsim dolayısıyla gün ortasında bile iyice güneye yatmış olan güneşin yansıması ile ışıl ışıldı.

Dilberler Sekisi üzerinden alana doğru yöneldik… Kursiyer Ateş henüz yeterli deneyimde olmadığından, kumandayı tekrar ele alarak bizi yere sağ salim indiren eğitmen pilotumuz, tabir caizse “yağ gibi indirmişti.”

Kısa ve toprak pistlerde, zirai mücadele uçaklarıyla sayısız kalkış ve iniş yapmış olan Yakup Çarkçı için bu iniş su içmek kadar basitken, bizim gözümüzden o kadar da kolay görünmüyordu… Uçağın piste doğru alçaltılması, hızın ayarlanması, rüzgârın kollanması, teker konduktan sonra düz gidişin sağlanması gerekiyordu. Bu gibi hatasız yapılması gereken işlerin altından kalkılması için ise eğitim ve deneyim şarttı! Pilotumuz aprona yanaştığında hafif uyuşmuş vücudumuzu, titreyen bacaklarımızla uçağın dışına taşıdık. Güzel bir deneyim yaşamış, uçmanın zevkine varmıştık.




Sayı 7 (Mart - Nisan 2012)

Bu yazı 4866 defa okundu.