Çukurova Sanat Girişimi’nce eşzamanlı olarak 7 şehirde gerçekleştirilen Uluslararası Çukurova Sanat Günleri kapsamında geleneksel olarak verilen “Çukurova Ödülü”ne bu yıl Mersinli yazar İpek Ongun layık gör…
(3304 kez okundu)
Çukurova Sanat Girişimi’nce eşzamanlı olarak 7 şehirde gerçekleştirilen Uluslararası Çukurova Sanat Günleri kapsamında geleneksel olarak verilen “Çukurova Ödülü”ne bu yıl Mersinli yazar İpek Ongun layık gör…
(3304 kez okundu)
Sayı 3 ( Temmuz - Ağustos 2011 )
Çelik Çomak... Gulle... Uzun Eşşek... Güvercin Taklası... Yakan Top... Bombili... Topaç... Uçurtma... Ne güzeldi, güneşin ufuktaki mezarına yavaş yavaş gömüldüğü saate kadar sokaklarda kalmak. Gölgeler kaybolmaya başlayın…
(24453 kez okundu)
Sayı 14 (Mayıs - Haziran) 2013
Biraz sert mi oldu? Yasal! Yasal değil! Ne alaka? Açıklayayım: Modifiye edilmiş çift motorlu; bir şase, iki teker, bir de gidondan ibaret mobiletle yapılan yüksek hız, sürücüsüne acayip adrenalin pompalar. Varoş çocukları olarak genelleme yapabileceğimiz bir toplul…
(7313 kez okundu)
Sayı 14 (Mayıs - Haziran) 2013
Ela, benim kuzenim. Akıllı, başarılı, inatçı ve idealisttir. Gıda Mühendisi olduğu İzmir’i ve memleketi Antakya’yı bırakarak hayallerinin peşinden koştu. Hiç bilmediği bir ülkeye yerleşti. Hep, Türkiye’de çok daha iyi y…
(5372 kez okundu)
Sayı 5 ( Kasım - Aralık 2011 )
Taşköprü ve İkizi Yıllar önceydi… Adana’nın Taşköprü’sü için “Dünyanın hala kullanılan en eski köprüsü.” demiştim. Çünkü gezip gördüğüm veya araştırıp okuduğum yerlerde bizim köprüd…
(6310 kez okundu)
Sayı 2 ( Mayıs - Haziran 2011 )
Tacettin, Ömer, Tarık, Selim, Göksel, Çopur ve ben... Yine yol göründü bize... Toroslar’ın tepesinden esen rüzgâr çağrı gönderiyor... Şimdi çıksak ancak gece varabiliriz. Artık yaktığımız ateşin ışığı ile yetineceğiz. Duramadık, akşam akşam Gülek Kalesi’ne gitmeye karar verdik. Karar vermek gitmenin yarısıdır biliyorsunuz, gece yarısından …
(9297 kez okundu)
Sayı 10 (Eylül - Ekim 2012)
Eylül, sararıp dökülen yapraklarla değil, yeni umutlar, yeni hayaller ve yeni başlangıçlarla da gelir… Eylül, bir mevsim değişimi değildir sadece; minik yüreklerin okullu, sınav badiresini bir şekilde atlatmış gençlerin üniversiteli olmasının takvim yapraklarındaki karşıl…
(5464 kez okundu)
Sayı 30 (Ocak - Şubat 2016)
“Bir kitap okudum ve bütün hayatım değişti” der Nobel ödüllü yazar Orhan Pamuk “Yeni Hayat “ isimli romanının başlangıç cümlesinde… Gerçekten de bir kitap, bir insanın en bunalımlı anlarında, cevaplayamadığı sorularına bir mucizeymiş gibi cevap bularak yaşam serüvenini daha cevabını bulamayacağı…
(5437 kez okundu)
SAYI 35 (Kasım- Aralık 2016)
Hazır sonbahar aylarındayken, sonbahar renklerinden biri olan turuncu bir sebze ile bir şeyler yapmak istedim. Aklıma da HAVUÇ geldi. Aslında bu renkte nefis kabaklar var ama artık o başka yazıya kalsın. Havuç sebze olarak bilinir ama ben meyve niyetine yerim çoğunlukla. Turuncu havuç çok yaygındır ama Adana’da mor havuçta revaçtadır bilindiği gibi. Başka renkleri de v…
(12144 kez okundu)
Sayı 16 (Eylül - Ekim) 2013
…
(3999 kez okundu)
Sayı 2 ( Mayıs - Haziran 2011 )
Moda demek insanlara belli kalıplar sunmak demek değil... Herkes kendi tarzını belirleyecek. Dünyada varolan toplumlar sahip oldukları kültürlerini hayatlarının her bölümüne yansıtırlar. Bunların başında da giyinme gelir. Her halk yaşam biçimine uygun giyinme tarzı ortaya çıkarmıştır. Bu tek tek insanlar için de böyle…
(5653 kez okundu)
Sayı 12(Ocak - Şubat 2013)
Eski Yunanda dürüstlüğün simgesi “Akasya” dır. Yunanca’daki Akasyanın etimolojik kökeni “Akakia” terimidir. Akakia ise “suçsuzluk” anlamına gelir. İnsana suç işlemeden sakınması ve “dürüst” olması gerektiğini anımsatır. Bunun içinde dürüst olmak gerekir. Dürüst …
(7016 kez okundu)
Sayı 31 (Mart - Nisan 2016)
Bir şehrin insanlarının mutlu olması için neler gerekir? Ekonomik anlamda kent kendisine cevap veriyorsa, işsizlik oranı düşükse, sanatsal aktiviteler, gençlerin yaşam alanları ne kadar çoksa o kent insanı o kadar mutludur. Bu mutluluk karşılıklı sevgi ve saygıyı doğurduğu için şehir aynı zamanda huzurludur da. Adana ise son yıllarda ‘’sahipsiz şehir’’ lakabı takılan, insanla…
(4909 kez okundu)
Sayı 31 (Mart - Nisan 2016)
Tarih İçinde Bir Başkent: Tarsus Tarsus Anadolu’nun en eski kentlerinden biri olarak biliniyor. Kentin geçmişi; günümüzden 10 bin yıl öncesine kadar uzanıyor. Adı değişmeden günümüze kadar gelen az sayıdaki kentten biri olan Tarsus’un adının kaynağına ilişkin farklı bilgiler ve efsaneler vardır. Ancak araştırmalar, Tarsus adının bir Asur tanrısı olan Şanta Baal Tarz’…
(8801 kez okundu)
Çukurova Lionslar ve Altın Oran'dan Alzheimer Konulu Kısa Fİlmler Çukurova Lions Kulübü'nün dönem projesi olan, Adana Altın Oran Düşünce ve Sanat Platformu'nun katkılarıyla, senarist ve yönetmen Işıl Özgentürk eğitmenliğinde kısa film atölyesi yapıldı. Yaşlanan nüfusun en önemli sağlık sorunları arasında yer a…
(3485 kez okundu)
Sayı 12(Ocak - Şubat 2013)
-Söyle esin perim, Kaliopem, Zeus’un kızı, Say bana Roma’daki saygın Çukurovalılar'ı… -Başta gelen Lokmanlar'dır… Yumurtalıklı… Hani ilk ayağı ilk ayağa takmışlardı da Büyük ün kazanmışlardı. Üstelik para kabul et…
(5454 kez okundu)
Sayı 28 (Eylül - Ekim 2015)
Bazı kelimeler vardır söylendiği zaman açıklamanız gerekmez mesela İstanbul gibi…O kelimeyi hayatında bir kez yaşamış olan siz söylediğinizde gerisini açıklamasanız da hisler ile ne demek istediğinizi anlar. Çukurova’da benim için böyle kelimelerdendir. Çukurova söylendiğinde aklıma tarih, turunçgiller, …
(5295 kez okundu)
Sayı 3 ( Temmuz - Ağustos 2011 )
İlkbaharın umut dolu günlerinden sarı sıcağının gittikçe arttığı bir Adana yazındayız, yeşilin yavaş yavaş sarıya döndüğü, sarı sıcakların başladığı aylardayız. Sarı sıcaktan kaçmanın, daha yükseklere, yaylalara çıkmanın vaktidir şimdi. Üçüncü sayı, üçüncü kapak ve üçüncü kapak fotoğrafı… Yine zor bir seçim oldu: Altın Oran Düşünce ve Sanat Platf…
(5496 kez okundu)
Sayı 12(Ocak - Şubat 2013)
Diş doktorunda randevum var. Ama ayaklarım geri geri gitmiyor. Çünkü tedaviye değil röportaja gidiyorum. Ama yine de kalbimde bir çırpıntı. Zile basıyorum. Beni kapıda karşılıyor ve kliniğine geçiyoruz. Masasında karşılıklı oturup sohbete başlıyoruz ama “Hadi “diyor “Daha rahat edeceğimiz bir yere geçelim.” Ve stüd…
(8321 kez okundu)
Sayı 3 ( Temmuz - Ağustos 2011 )
Bu sayıda bizim de ağırladığımız Muzaffer İzgü, geçenlerde bir TV programında “İnsan, doğduğu, doyduğu kente karşı sorumludur” dediğinde bir kez daha hatırladım bu dergiden beklentimizi. Aslında hiçbir beklentimiz yoktu, daha önce de dediğimiz gibi biz sadece vefa borcumuzu ödüyorduk. Her ne kadar işin içine gir…
(7600 kez okundu)