Tuz Gölü Niye Kırmızıya Boyandı?

TUZ GÖLÜ NİYE KIRMIZIYA BOYANDI?
BUNUN FLAMENKO DANSI İLE İLGİSİ NEDİR?
FLAMİNGOLARIN KANATLARI NİYE KIRMIZI?                           

Birdenbire Sevilla’da izlediğim Flamenko dansını hatırladım ve kırmızı ile siyah kostümü içinde, kollarını havaya kaldırıp, ayaklarını yere vurarak dans eden güzel İspanyol kadınını. Taka taka tak tak... Tak tak.
Sadece İspanya’ya gittiğimde değil, televizyon dahil bir çok yerde Flamenko izlemiştim. Ama ne kadar dikkatsizmişim ki; bu dansın, doğanın birer süsü olan flamingo kuşları ile ilgisini hiç aklıma getirmemiştim.
İspanyolca’da Flamenco, flamingo anlamına geliyor. Yani aslında Flamenko değil, Flamingo Dansı...
Cahilliğime verin... Ben bu ilişkiyi ancak Tuz Gölü’nde anlayabildim. Flamingo fotoğrafları çekerken...

Kızıla Boyanmış Bir Göl 

Biliyorsunuz flamingo kanat altları kırmızı ve siyahla boyalı narin ve estetik bir kuş. Bacakları da kırmızı. Şaşırtıcı bir şey de farklı yerlerde yaşayan flamingoların renklerindeki kırmızının beyaza oranı çok değişik. Hatta ben sırf kırmızı flamingo fotoğrafları bile gördüm.
Güzel bir tesadüftü herhalde biz gittiğimizde Tuz Gölü tam anlamıyla kızıla boyanmıştı. Masmavi bir gök ve onu süsleyen pamuk beyazı bulutlar ile kızıl suyun ufuk hattındaki öpüşmesi görülmeye değerdi inanın...
Ve şaşırtıcıydı.
Bembeyaz bildiğimiz Tuz Gölü nasıl olmuştu da kızıla boyanmıştı? Bu sırrın Flamingoların kanatlarının altındaki kırmızıyla ilgisi var mıydı?

Flamenko Değil Flamingo Dansı 

İşte bu bu sorular aklıma takıldığında Sevilla'yı ve Flamenko dansını hatırlamıştım; Kırmızı ve siyah renkli kostümü içerisinde, kollarını havaya kaldırıp, ayaklarını yere vurarak dans eden güzel dişi... Taka taka tak tak... Tak tak.
Çünkü fotoğraf makinemin 500 lük büyütmesi sayesinde Tuz Gölü’nde gördüğüm manzara Sevilla’da gördüğüm dansın benzeriydi. Dişi flamingolardan biri ayağını sığ suyun tabanına vurarak, diğer flamingoların etrafında narin hareketlerle dolaşıyordu. Taka taka tak tak... Tak tak. 
Ayağını vururken de, zannederim dengesini sağlayabilmek için kırmızı ve siyah boyasını ortaya çıkaracak şekilde kanatlarını açıyordu. Böylece anlamıştım Sevilla'daki dansa niye Flamenko dendiğini.

Tuzdaki Artemis; Artemisia salinas 

Bir kere takıldın mı, sorular arka arkaya geliyor maalesef;
Niye dişi flamingo kırmızı-siyah kanatlarını açarak ayağını suyun tabanına vuruyor? Taka tak a tak tak...
Cevap şöyle; Flamingoların en çok yemeyi sevdikleri besin, bilimsel ismi Artemisia salinas olan ve bol tuzlu suda yaşayan bir canlı. Yumurtaları aşağı yukarı milimin yarısı olan, kendisi de bundan ortalama yirmi misli büyük kırmızı renkli bir şey işte. Bu renkleri içerdikleri hemoglobinden ileri geliyormuş. Bir cins karides olan bu canlılar, bizim Tuz Gölü veya ABD’deki Great Salt Lake’de olduğu gibi tuz oranı yüzde 35lere varan sulak yerlerde bol miktarlarda yaşıyorlarmış. 
Bazen Artemisialar topluca ölüyorlar. İşte bu dönemde, bu canlının kırmızı rengi dolayısıyla, Tuz Gölü kızıla boyanıyor. Sanki kan gibi kıp kızıl. Tabi ki bu renk hemen flamingoları cezbediyor. Bu yüzden mevsiminde Tuz Gölü’ne geliyor, tuzun en çok olduğu, insanın ise en az olduğu yerlerde avlanıyorlar. 

Ve... 

Bir flamingo ne kadar Artemisia salinas yerse, rengi o kadar kırmızı oluyor. Avlandığı yerde beslenme türü içinde Artemisia ne kadar yer alırsa, önce kanat altı ve bacaklardan başlamak üzere flamingolarımız kızarıyor. Bazen ise beyazını kaybedip, kıp kırmızı olabiliyor.
Tahmin ediyorum ki bir müddet sonra avlaklarda Artemisia yumurtaları azalıyor. Yetişkin olanlar da gölün tabanına tuz kayalarının altına saklanıyor. Bu durumu gölün renginin değişmesinden anlıyoruz. Flamingo dansı da işte tam bu sırada ortaya çıkıyor. Flamingolar kaya altına saklanan Artemisiaları ortaya çıkarmak üzere ayaklarıyla zemine vurmaya başlıyorlar. Bu sırada dengelerini kaybetmemek için de kırmızı-siyah renklerini göstererek kanatlarını açıyorlar. Tahmin ettiğiniz gibi flamenko dansı da bu olaydan ilham alarak yapılmaya başlanıyor. 
Taka taka tak tak... Tak tak.




 



Sayı 27 (Temmuz - Ağustos 2015)

Bu yazı 3304 defa okundu.