Kapadokya Eşsiz Bir Yer Değil

 

 


 

Kapadokya’yı dünyada benzeri olmayan bir yer

zannederdim, Kendovan’ı görene kadar...

 

Kapadokya için, dünyada benzeri olmayan doğa harikası bir yer deriz genellikle…

Gerçekten de peri bacalarıyla, kayaya oyulmuş ev ve tapınaklarıyla bir doğa harikasıdır Kapadokya…

Doğa harikasıdır; ama dünyada benzeri yok mudur gerçekten?

 


 

Kısa bir süre önceye kadar, ben de herkes gibi düşünüp Kapadokya’daki oluşumların başka bir yerde olmadığını zannediyordum.

Ancak İran’a yaptığım son ziyarette beni çok şaşırtan bir bölgeye rastladım…

 

İran’ın Neredeyse Yarısı Türkçe Konuşuyor

 

İran’ın kuzeyindeki eyalete Azerbaycan deniliyor. Ancak bunu Azerbaycan ülkesi ile karıştırmayınız. İran’ın neredeyse yarısına yakını Azeri şivesiyle Türkçe konuşan insanlardan oluşuyor. İran, Azerbaycan’ının merkezi Tebriz. Tebriz’i gezdiğinizde sanki Türkiye’nin İç Anadolusu’ndan bir kentte geziyormuş hissine kapılıyorsunuz. Burada insanlar İran’ın değil, Türkiye’nin televizyolarını izliyorlar. Türkiye’den gelenlere özel misafir gözüyle bakıyorlar.

Tebriz’e yaklaşık 50 km. mesafede Kendovan denilen bir köy var. Kendi çapında turistik bir köy. Sakinleri aynı Tebrizliler gibi Türkçe konuşuyorlar ve onlar gibi misafirseverler.

 

25 Dolara Gezi

 

İşte beni şaşırtan köy burası… Çünkü bu köy, aynı Kapadokya’daki gibi, peri bacalarından ve kayaya oyulmuş evlerden meydana geliyor. Ve evlerin hepsinde hala insanlar yaşıyor.

Kendovan’a Tebriz’den kiraladığımız bir taksi ile gidiyoruz. Pazarlığımız şöyle:

Tebriz’den Kendovan’a gideceğiz, en az 2-3 saat orada kalıp geri döneceğiz. Bunun karşılığında da 25 bin Tümen ödeyeceğiz.

Bin Tümen’ın, bir dolar olduğunu düşünürseniz, ödediğimiz paranın lira cinsinden değerini bulabilirsiniz.

Bu ücreti ülkemiz ile kıyaslarsanız çok ucuz bulursunuz ama benim gittiğim zaman arabalarda kullanılan otogazın bedava olduğunu bilmelisiniz. Halbuki geçen ay, İran’da da otogaz paralı oldu. Bundan sonra Kendovan’a kaça götürürler, bilmiyorum. İkinci Kapadokya Ağrı’nın Eseri Peri Bacaları Kendovan’da da tüf (yumuşak) kayaların, rüzgar ve su yardımıyla oyulmasından oluşmuş. Rüzgarın oyamadığını da insanlar oyarak ev yapmışlar. Tabi bunları görünce insanın aklına hemen bir yanardağ aramak geliyor.

Hatırlarsanız Kapadokya, Erciyes’ten çıkan lavların oluşturduğu yumuşak kayaların, doğa tarafından oyulmasıyla oluşmuştu.

Kendovan’ın Erciyes’i ise Ağrı Dağı… Bizim tam kuzey- doğu sınırımızda olan Ağrı, milyonlarca yıl önce patlayınca haliyle lavları etrafa saçılmış. Ağrı Dağı’na çok uzak olmayan Kendovan da böyle oluşmuş.

 

Dünyada Üç Kapadokya Var

 

İran’da yeni bir Kapadokya’yla karşılaşınca şaşırdım; ama benzer bir başka bölgenin daha olduğunu duyunca şaşkınlığım daha da arttı.

Yöreye has kuruyemiş ve bal satan dükkan sahibi ile sohbet ederken, Kapadokya’yı bilip bilmediğini sordum.

Tabi ki biliyordu. Dükkan sahibine, ben Kapa-dokya’yı dünyada tek sanıyordum, halbuki burası da varmış deyince, Ermenistan’da, Erivan yakınında böyle bir köyün daha olduğunu söyledi. Böylece Kapadokyaların sayısı üçe çıkmış oldu.

Ama olsun… Sayının üç olmasından çok, alanın genişliği ve içinde oluşmuş kültür önemli. Kendovan Ürgüp’e, Göreme’ye benziyor; fakat, büyüklüğü Kapadokya’nın ancak binde biri kadar.

 

Tarihini Bilen Yok

 

Üstelik insanların ne kadar zamandan beri burada yaşadıkları belli değil. Bulduğum herkese köyün tarihi hakkında soruyorum. Ardından internet, kütüphane filan araştırıyorum; ama maalesef köyün tarihi hakkında güvenilir bir bilgi yok

“Bu köy çok eskiden beri var!” deyip geçiveriyorlar. “Yani ne kadar eski?” diye soracak olsan da birkaç yüzyıldan öteye gidemiyorlar.

En az 2000 yıllık tarihini ve orada oluşmuş kültürlerin günümüzdeki kalıntılarını düşününce Kapadokya’nın değeri daha da ortaya çıkıyor.

Ama yine de şunu biliyorum artık:

Kapadokya eşsiz değil…




Sayı 1 ( Mart - Nisan 2011 )

Bu yazı 3410 defa okundu.