“Hızlı Yaşama” Karşı Hareket; “Yavaş Yaşama” “Hızlı Yemeye(Fast Food) ” Karşı Hareket; “Yavaş Yeme (Slow Food)”

“Yavaş Hareketi” ve bu kavramın doğurduğu “Yavaş Şehirler”

İng.Cittaslow

 

Hayatın hızına yetişemediğimizden yakınırken, bu hızla hiçbir şeyden zevk almadığımız için söylenip dururken, hızlı yemekten dolayı kilo aldığımız için dövünüp dururken, birileri epey zamandır bu yakınmaları, söylenmeleri, şikâyetleri bırakıp, bu hızlılığı ve yarattığı maddesel ve ruhanî sorunları çözüm için “hızlılığa” inat bir “yavaşlama” hareketi başlatmış.

“Yavaş Hareketi”, kısaca hızlı modern hayatı, metropolleri eleştiren ve hayatın çeşitli alanlarında hızlı tüketim kalıplarını dönüştürerek, yavaşlamasını sağlayarak kültürel bir değişimi temin eden, savunan toplumsal harekettir.

Bu hareket Carlo Petrini'nin, 1986 yılında Roma’da Mc Donald's (fast food) restorantının açılışının protestosuyla başlamıştır. Bu gelişme zamanla alt kültür alanlarına ve hayatın, şehirlerin, ülkelerin çeşitli alanlarına (yavaş kent, yavaş okuma, yavaş ebeveynlik, yavaş mimarî, yavaş seyahat, yavaş alışveriş gibi) yayılmıştır.

Önce Avrupa'nın çeşitli şehirlerinde, daha sonra Avustralya, Amerika, Japonya gibi 50’ye yakın ülkeye sirayet eden bu hareket,  gelişmeye, büyümeye başlamış, bu felsefeyi benimseyen ve bu şekilde yaşamaya çalışan insanların sayısı gün geçtikçe artmaktadır.

İşkoliklik, rekabetçi ortamın acımasız bir şekilde gelişmesi, tatminsiz yaşamlar, isteklerin sınırsızlaşması, zamanın peşinde koşulması, eleştirilmektedir. 

Christopher Richards'ın hazırladığı Yavaş Hareketi manifestosu ise şöyledir:

“Bizi hızlanmaya zorlayanlar var. Direniyoruz! Ne bayrak kaldıracak ne de tükeneceğiz. Ofiste ve yollarda yavaşlayacağız. Çevremizdeki tüm insanlar (hiçbir şey ifade etmeyen) hiperaktivitenin sinir bozucu durumundayken biz, kendimize duyduğumuz güvenle yavaşlayacağız. Kendi huzurumuzu her ne pahasına olursa olsun koruyacağız. Alanlarda ve caddelerde yavaşlayacağız, tepelerde yavaşlayacağız, asla teslim olmayacağız! Çevrenizdekiler hızlanırken siz yavaşlarsanız bizden birisiniz demektir. Diğerlerinden biri değil bizden biri olduğunuz için gurur duyun. Çünkü diğerleri hızlı biz ise yavaşız. Yapmaya değer bir şey varsa onu yavaşça yapmaya da değer. Bazıları doğuştan yavaştır -diğerleri buna mecbur kalırlar. Ancak bir fincan sabah çayıyla yatakta uzanmanın insanoğlunun en iyi hali olduğunu bilen birileri hâlâ var.

Bu hareket hiçbir şekilde kâr amacı gütmemektedir.

 

Yavaş hareketinin bir alt teması “Slow Food” kültürüdür:

Yemek yeme biçiminin değiştirilmesi, yerel yemek düzenin korunması ve geliştirilmesi, yöre halkının yöresel ürünleri üretmesi için teşviki, organik ürünlerin yetiştirilmesinin desteklenmesi, yerel tohumların gün yüzüne çıkarılması gibi hedefleri mevcuttur.

Ayrıca bu harekete bir “insan hakları” hareketi olarak bakılmaktadır. 

Kurucu Carlo Petrini sadece doymanın değil, yediklerinden zevk almanın, iyi yemek yemenin bir insan hakkı olduğunu savunmaktadır. Herkes için, tüm dünya yaşayanları için iyi, temiz, sağlıklı, adil yemeği desteklemektedirler. Çevreye, hayvanlara zarar vermeyen, üreticiye tüketiciye adil olanı benimsemişlerdir ve bunun için çalışmaktadırlar.

Cittaslow’ a gelince, 1999 yılında İtalya'da kurulmuş bir harekettir. Kelime İtalyanca "Citta (Şehir)" ve İngilizce "Slow (Yavaş)" kelimelerinin birleşmesiyle türetilmiş olup, "Sakin Şehir" anlamında kullanılmaktadır. Yavaş Hareketi ile doğan ve tüm unsurlarını kapsayan yeni bir yaşam yeri olarak tasarlanmıştır.

 

Aslında bana göre kısaca tanımı şudur:

Hani şu hepimizin zaman zaman hayal ettiği, kalabalık, düzensiz, hızlı, karmaşık, dağınık, yorucu şehir hayatını terk edip, bir sahil kasabasında sakin, huzurlu, güven dolu bir hayata başlamak istediğimiz, kendine özgü niteliklerini ruhuyla, mekânlarıyla kaybetmemiş, yaşaması kolay olan yerdir.

Ama “Cittaslow” kurucularına göre “Sakin Şehirlerde” olması gereken bazı temel şartlar var.

Nüfusun 50.000’in altında olması gereklidir. 

Belirlenmiş Çevre ve Alt Yapı Politikaları, Kentsel Kalite için teknolojiler ve tesislerin düzenlenmesi, organize edilmesi, yerel üretimi korumak ve desteklemek için faaliyetlerin oluşturulması ve tüm bunlarla ilgili örgütlemelerin, eğitim çalışmalarının yapılması, misafirperverliğin geliştirilmesi, “Slow Food” faaliyetlerinin desteklenmesi ve geliştirilmesi, yerel kimliğini, kültürünü koruması,  temel şartlar arasındadır.

Bu hareket, halkın tam desteğiyle ve sahiplenmesiyle sürdürülebilir ve başarılı olmaktadır ve siyasetten de uzak tutulması ayrı bir devamlılık misyonudur.

İtalya'nın Toskana eyaletinin Chianti şehri, ilk sakin şehirdir.

Türkiye’deki bu ünvanı alabilmiş 8 sakin şehrimiz(Cittaslow); Seferihisar, Akyaka, Gökçeada, Taraklı, Yenipazar, Vize, Perşembe ve Yalvaç.

Türkiye’nin ilk “Yavaş Şehri” ise İzmir ilimize bağlı Seferihisar kasabasıdır. 

28 Kasım 2009 tarihinde Türkiye’de “Cittaslow Hareketi” Seferihisar’ın “Cittaslow” olmasıyla resmi olarak kurulmuştur.

Dünyada olduğu gibi ülkemizde de hızla benimsenen bu hareketin, birkaç yıl içinde 8 adet sakin şehre kavuşmasıyla çoğalması,insanımızın bu sakinlik ilkelerine ne çok ihtiyacı olduğunu da göstermektedir.

Yıldızların bile şehir ışıklarına, ışıkların hızına küstüğü günümüz yaşantısında, ruhumuzun ışıltılarıyla yıldızları tekrar barıştırabilmek ne güzel olurdu!

Sakin, huzurlu, keyifli, içimizi sıcacık yapan, saygının, sevginin, güvenin daim olduğu yerlerde yaşamamız dileğimle…

Sevgi ve Saygıyla,

 

Her ülkenin aşağıdaki gibi amblemi vardır. Örnekler sırasıyla; Türkiye, İtalya, İsviçre, Güney Afrika, Çin, Kanada… gibi…

ulke

 

Bilgi almak isteyenler, bu hareketi desteklemek ve hareketin içinde olmak isteyenler aşağıdaki linkleri ziyaret edebilirler.

http://www.cittaslow.org/

http://www.slowfood.it/

http://www.cittaslowturkiye.org/

http://www.seferihisar.bel.tr/




Sayı 13 (Mart - Nisan 2013)

Bu yazı 3781 defa okundu.