Günümüzde ve Tarihte Adana - 1

Adanava kralı ben Asitivadas’ım.
Güneş İlahı’nın adamı, Fırtına Tanrısı’nın kulu,
Avarikos’un büyük yaptığı Adanava memleketini,
doğusuna, batısına genişlettim ” .
Karatepe Yazıtı

Değerli okurlarım
Yeni bir yazı dizisine başlıyoruz.
Çukurova nasıl oluştu?Adana nasıl kuruldu? Bu soruların cevaplarını paylaşacağız.
Bölgemizi jeolojik, coğrafi, sosyal, kültürel ve tarihsel yönleriyle tanıyacağız.
8000 yıllık öykünün zaman yolculuğu başlıyor...

Eski Taş Çağı’ndan Günümüze

Adana yaşanması kolay kenttir. Üretken insanları, coğrafi konumu, bereketli toprakları; doğal, kültürel ve kentsel varlıkları ve çevresinde yeralan inanç merkezleriyle Adana muhteşem bir doğaya, imrenilecek bir potansiyele sahiptir.

Zamanın örtüsünü kaldırdığımızda Çukurova ve Adana kentinin tarihin derinlerinden geldiğini; bölgenin oluşumunun iki milyon yıl önceye Paleolitik Çağa (Eski Taş Çağı ) kadar uzandığını görürüz.

Çukurova’nın jeolojik oluşumu iki başlıkta anlatılabilir: Dağlar ve Ova...
Dağlar deyince, Torosları..Ova dendiğinde ise Çukurova’yı anlamalıyız.
Toros Dağları ve ova birbirini tamamlayan ve etkileyen oluşumlardır.
Çukurova kuzeyde Toros dağlalarına yaslanır.
Dağlardan yeşili ve akarsuları koynuna alarak ovaya iner.
Yamaçlardan sellenerek akan sular dereler, nehirler oluşturur Akdeniz’e koşar.
Toprak güneşi, suyu ve yeşili harman eder bereketi sunar.
Çukurova güneşi gökten altın huzmeleriyle uzanır bereket ovasını kucaklar.

Jeolojik Zamanlar ve Toros Dağları

Dağlık kesim Alplerin devamıdır.

Toroslar 25 milyon yıl kadar önce oluşmaya başlamıştır. Dehşetli volkanik püskürmelerin ve tektonik olayların çağında Alpler ve Himalayaların da oluştuğu III. Jeolojik Zaman’ın ikinci yarısında meydana gelmiştir. Ancak Toroslardaki *sedimenter kayaçların yaşı çok daha eskidir tarihi 1. Jeolojik Zaman’a kadar gider.

* * *

Aladağlar, *Permiyen başlarında 280 milyon yıl öncesinin kalkerlerinden oluşmuştur.
Tahtalı Dağlarına ise I. Zaman’ın kıvrımlı şist ve kireç taşlarıyla yeşil kayaları hakimdir.
Bolkar Dağları'nın temelini de kireç taşları oluşturur; III. Zaman’daki Alp Dağları oluşumu sırasında günümüzdeki halini almıştır. Bolkar’ın yüksek kesimlerinde IV. Zaman’a (Kuvaterner) ait buzlaşmanın izleri vardır.

* * *

*Sedimanter Kayaçlar: İlksel kayacın aşınıp, taşınıp, birikmesi ve sertleşerek tekrar bir kayaç oluşturması olayına sedimantasyon bu oluşan kayaca da sedimanter (tortul) kayaç denir.

*Permiyen Dönem: Paleozoik zamanın altıncı alt bölümü olarak Permiyen kayaç sistemlerinin oluştuğu jeolojik zaman dilimidir. Günümüzden 292 milyon yıl önce başlayıp 251 milyon yıl önce sona erdiği kabul edilir.

Çukurova Hangi Çağda Oluştu

Adana Havzası III. Zaman’ın sonlarına doğru deniz ve kara kökenli sedimentlerin çökelmesi ile oluşmuştur. Karışık yapılı bir delta olan Çukurova'nın güneyindeki bölüm, Halosende (yaklaşık 10 bin yıl öncesinden bu güne) alüvyon yığılmasıyla yeni eklenmiştir.

Bunun gerisinde Pleishosen'e (yaklaşık 2,5 milyon yıl öncesinden 10 bin yıl öncesine kadar uzanan döneme) ait daha eski bir delta vardır. Bu eski deltanın yüzeyleri bugün üç ayrı taraça halinde yüksekte kalmıştır.

* * *

(Holosen, Kuvaterner devri içerisinde yer alan Pleistosen devresinin bitmesinden ‘11.000- 12.000 yıl önce’ günümüze kadar sürmekte olan jeolojik devredir).

* * *

Görüldüğü üzere günümüzdeki Çukurova, binlerce yıl önce, Akdeniz’in suları altındaymış.

Bir zaman gelmiş yer hareketleri sonucunda deniz çekilmiş. Böylece ortaya bir çöküntü havzası çıkmış. Seyhan, Ceyhan, Berdan, Göksu ve diğer küçüklü büyüklü akarsular uzun, binlerce yıl o çöküntü havzasına alüvyon taşımışlar.

* * *

Kayaç: Çeşitli minerallerin veya mineral ve taş parçacıklarının bir araya gelmesinden meydana gelen katı birikintilerdir.

1.Zaman, 280 milyon yıl öncesidir. 2. Zaman ise 260 milyon yıl önceyi anlatır. 3. Zaman, 34 milyon yıl önceye kadar gider. 4. Zaman ise günümüze en yakın sayılan dönemdir 60 bin yıl önce başlamıştır. Jeolojik dönemlerin kendi içlerinde de farklı evleri vardır.

Nehirler ve Çukurova

Dağlardan inen suları denize taşıyan nehirlerin en görkemlisi Seyhan, en deli akanları ise Ceyhan ve Berdan’dır. Seyhan, Ceyhan ve Berdan barajlarla dizginlenmiştir.

Seyhan suyu mavi akar, Adana’nın orta yerinden geçer, ufukta lacivert bir bulut gibi uzanan Akdeniz’le güneyde buluşur. Dalgaların köpürdüğü Akdeniz kıyılarında altın kumlu sahiller uzanır. Tarih, doğa ve insan iç içedir Adana ve Çukurova’da.

Su ve Güneş Kenti

Çukurova’da dağlar, nehirler, toprak ve deniz hayranlık verici bir doğa oluşturur.
Yaşamın renkleri ve bereketi fışkırır o doğadan.
Yaşam veren kaynakların başında nehirler ve oluşturdukları gölleri vardır.
Adana’nın altı da üstü de sudur ve rüzgar alan bir bölgededir.
Yeşili kuşanmış, havası temiz, ulaşımı çile üretmeyen, ekonomisi istihdam üreten, velhasıl; yaşanması kolay, insanı mutlu bir kent olmak için herşeye sahiptir Adana.
Var olmasına vardır ama; bu muhteşem potansiyelin gereğince değerlendirildiğini söyleyebilmek ise zordur.

Lavlar Püskürüyor Ceyhan Suyu Akamıyor

Bir zamanlar Ceyhan, Akdenize, İskenderun Körfezi’nde dökülürmüş.
Seyhan da, Tarsus dolaylarından Akdeniz’in dalgalarına karışırmış.
Seyhan ve Ceyhan, günümüze kadar, altı kez birleşip ayrılmışlar.

Bu birleşmelerinden birinin öyküsü şöyledir:

Tarihin bir yerinde Deli Halil, Üçtepe ve Ceylan Tepe’de volkanik bir hareketlenme meydana gelmiş, kızgın lavlar püskürmeye başlamış. Lav selleri Ceyhan Nehri’nin döküldüğü Kısık Boğazı’nın önünü kapatmış. Böyle olunca akamayan sular birikmiş, Kısık Boğazı’nın ardında denizi andıran bir göl meydana gelmiş. Bir zaman sonra bir başka depremsel süreç gelip dağı taşı bir kez daha sarsmış. Böylece biriken suların önü açılmış. Serbest kalan Ceyhan nehri yeni bir yatak oluşturarak akmaya başlamış. Ancak artık İskenderun Körfezi’ne değil Çukurova’ya doğru akıyor Akdeniz’e Yumurtalık yakınlarından dökülüyormuş.

Seyhan ve Ceyhan binlerce yıl boyunca iki sevgili gibi bazen birleşmiş bazen ayrılmışlar.

Kimi zaman kuzey-güney, kimi zaman da doğu-batı yönlerinde akmışlar. Altın ışıklı Güneş’in, mavi suların ve yeşil bereketin buluşacağı Çukurova’yı, arının petek örmesi gibi örüp meydana getirmişler.

Adana Kenti Kuruluyor

Çukurova oluşmasaydı Adana ve bölgedeki diğer kentler olmazdı.
Dağlar, toprak ve nehirler bereketli toprakları ortaya çıkarmış.
İnsanlar iklimi sıcak, toprağı bereketli Çukurova’ya gelip yerleşmişler.
İşte Adana kenti Seyhan nehri kıyılarına böyle kurulmuş.
Nice uygarlıklar yaşamış bu şehirde...
Öykülerini antik kentler, ören yerleri ve höyükler anlatıyor günümüzde.

Antik Kentlerde Konuşan Tarih

Karatepe (Asativada) Açık Hava Müzesi’ndeki Bazalt taş levha üzerine kaydedilmiş yazıtta Adanava Kralı Asativada binlerce yıl öteden şöyle sesleniyor:

Adanava kralı ben Asitivadas’ım. Güneş İlahı’nın adamı, Fırtına Tanrısı’nın kulu, Avarikos’un büyük yaptığı Adanava memleketini, doğusuna, batısına genişlettim. Komşu krallarla iyi geçindim. Karşı gelenleri ayağımın altına aldım, ezdim. Bolluk ettim. Açları doyurdum, huzur ve güveni sağladım. Silahlı erkeklerin gezemediği bu yerlerde genç ve güzel kadınların yalnız başlarına kirmen eğirerek huzur ve güven içinde gezmelerini sağladım. Kim, benim yaptığım bu kaleyi ve kapıyı yıkar, bu nizâmı bozarsa. Tanrı belasını versin. Yalnız benim adım ölümsüzdür, güneş ve ay gibi... ”

M.Ö 8.yüzyılda, Geç Hitit Çağı’nda Hitit Kralı Asivatas tarafından kuzeyden gelecek saldırılara karşı bir sınır kalesi olarak kurdurduğu  Asitivada (Aslantaş-Karatepe) Kalesi’nin çevresi günümüzde görülmeye değer bir Açıkhava Müzesi’dir. Yöredeki diğer antik kentler de şöyledir: Comana, Anavarza (Anazarbus), Yumurtalık-Ayas-Aigaiai, Misis, Mallos ve Magarsos.

Bölgedeki Toprak ve Deniz Tarihin Örtüsü Gibidir

Akdenizin mavi dalgalarının örtüsü altında antik kentlerin kalıntıları vardır.
Ova’da ve Toroslar’da ise kadim kalıntıları toprak örtmektedir.
Magarsos (Karataş) bunlardan biridir. Magarsos’ta denizin ve toprağın altında geçmişi binlerce yıl öncesine varan tarih yatıyor. Magarsos Amfitiyatrosu ise gözler önündedir.
Restore edilip etkinliklere ve ziyarete açılmayı bekliyor.
Doğuya doğru ilerlediğimizde Ayas (AİGAİAİ/ Yumurtalık) antik kentinin sunduğu tarihle karşılaşırız; görkemli surlar ve kaleler...Kuzeye uzandığımızda ise Toroslar’daki binlerce yıl öncesinden gelen antik kentleri görürüz.
Kervanlarla ticaret yapılan dönemde Toros Dağları kuzeyde Gülek Boğazı’ndan, güneyde ise Belen’den geçit veriyordu. Antik kent Comana (Şar), kuzey yönde en uç bölgededir. Kozan’dan başlayan Tufanbeyli’de sona eren yörede eski uygarlıkların mirasını taşıyan ören yerleri ve kaleler dikkat çeker.

Adana: "8000 Yıllık Tarih"

Seyhan ve Ceyhan nehirlerinin deltasında verimli sulak arazide kurulu Adana'nın tarihi, coğrafi konumu nedeni ile, M.Ö 6000 yıllarına uzanır. Adana, Antik Kilikya Bölgesi'nin en önemli şehirlerinden biridir. Hititlerden Osmanlı'ya, gelmiş geçmiş birçok uygarlığın beşiğidir. Adını, Yunan mitolojisine göre Gök tanrısı Uranus’un oğlu Adanus 'dan almıştır. Ancak adı ile ilgili başka görüşler de vardır: Bunlardan birine göre Adana adı, Seyhan nehri kıyılarında yetişen söğüt (Mezopotamya kavimlerinin verdiği adla And) ağacı ve Fırtına tanrısı Adad (Tesup) ile tarım ve bitki tanrısı Adonis'ten kaynaklanmaktadır.

Uru Adania / Adana Bölgesi

Adana'ya ait en eski yazılı kayıtlar Hititlerin kaya kitabelerindedir. Boğazköy metinleri olarak bilinen ve M.Ö.1650’e tarihlenen bir Hitit tabletinde Adana havalisinden Uru Adania yani Adana bölgesi şeklinde söz edilmektedir. Sadece bu tablet dikkate alınarak ve 2015 yılı üzerinden tarihlendirme yapılsa bile; Adana isminin en az 3665 yıllık bir geçmişi olduğu görülecektir.

Satsneferu

Bir başka bilgi kaynağı Tepebağ’da bulunan bir heykeldir: Satsneferu. Adanalılar Tepebağ Ortaokulu’nu bilirler çoğu orada öğrenim görmüştür. Dr. Haluk Uygur heykelin bulunuşu öyküsünü Altın Şehir Adana Dergisi’ndeki yazısında şöyle anlatıyor:

“ Tepebağ Ortaokulu’nun daha önceki ismi ise Birinci Ortaokul’muş. Bir de ikincisi olduğu için birinci ortaokul. Bu ortaokulun mimarî olarak birbirinden çok farklı iki binası vardı. Biri Amerikalılar tarafından yapılmış eski bina, diğeri ise Fransızlar’ın yaptığı yeni bina. Yeni dediysem işgalden kalma, yani en az 85 senelik…Eskisi ise 1870’de yapılmış.
Bu eski bina Amerikalı rahipler tarafından inşa edilirken temel çukurundan bir heykel çıkıvermiş.

Mısırlı Hemşire Sansneferu ” ismi verilen heykeli papazlar, bir patates torbasının içinde Amerika’ya kaçırmışlar. Heykel günümüzde Newyork Metropolitan Müzesi’nde bulunuyor .Yapılan karbon testleri sonucu sadece 2 metrelik bir kazıda bulunan bu heykelin yaşı tam 4000 yıl...”

Velhasıl değerli okurlarım tarihi araştırmalara göre Adana, Yontma Taş Devri'nden bu yana yerleşim yeridir. Tepebağ höyüğü ilk çağlardan kalmadır. Höyük, Kilikya'nın en eski yerleşim merkezlerinden biridir. Höyük’te rastlanan surlarla çevrili kent çekirdeği Neolitik çağdaki kent dönemine ışık tutmaktadır.

Adana Belediyesi Tarihi (Şehir Kethüdası)

Değerli okurlarım kaleme aldığımız ve ilkini okuduğunuz bu yazı dizisinde; Adana’nın tarihini, doğal dokusunu Çukurova bölgesi üzerinden ele alarak tanımaya çalışırken, Adana şehrinin yönetsel geçmişini, sosyal ve kültürel öyküsünü de sizinle paylaşmaya çalışacağız.

Adana’da belediye nasıl kuruldu, nasıl gelişti sorularının cevaplarını paylaşacağız. Adana kentinin belediye tarihine aşağıdaki kısa bölümle giriş yapıyoruz. Geniş bilgiyi devam yazılarımızla aktaracağız.
Tarih 1821’dir. Henüz Adana Belediyesi kurulmamıştır.
Peki o sırada hiç mi belediye hizmeti yoktur? Olmaz olur mu elbette vardır.
İşte o yıllarda bu hizmeti “Şehir Kethüdası “ diye anılan birim ( aslında birim de sayılmaz kişi) yapmaktadır.

Şehir Kethüdası, Adana Valiliği içindeki bir görevlidir belediye hizmetlerinden sorumlu kişidir. Bütçesi var mıdır? Evet. O tarihteki bütçesi, 45.139 kuruştur.

Bu görevli, yani Şehir Kethüdası; yol ve kanalizasyon hizmetlerinin yerine getirilmesinden sorumludur. Şehir zamanla gelişecektir. Gelişmenini paralelinde belediye hizmetlerine duyulan ihtiyaç da büyüyecektir. Bir kişi ile verilen hizmet yetersiz kalınca bir belediye teşkilatı kurulması ihtiyacı doğacaktır.

Adana’da Belediye Teşkilatı ne zaman ve nasıl kurulmuştur?
İlk Belediye Başkanı kim olmuştur?
Belediye’yi zaman içerisinde kimler nasıl yönetmişlerdir?

İşte bunlar ve benzeri soruların cevaplarını, yazı dizimiz içinde vermeye çalışacağız.

Esenlik ve sevgiyle kalın değerli okurlarım.

Fevzi Acevit
Aralık-2015

 

 

Yararlanılan Kaynaklar

1. Efsaneden Tarihe- Tarihten Bugüne; Adana Köprübaşı; Syf: 178
2. Ç.Ü Tanıtım Sitesi; Adana’nın Coğrafi Konumu.
3. Altın Şehir Adana Kent Kültürü ve Sanat Dergisi; H.Uygur; Satsneferu yz.
4. Altın Koza Yayınları; Geçmişten Günümüze Adana Belediyesi ve Başkanları.
5. Seyhan ve Ceyhan Nehirleri’nin Jeofizik Öyküsü: Jeofizik Müh. Melih Baki.
6. İnternet Ortamı Kaynakları:

 

 




Sayı 30 (Ocak - Şubat 2016)

Bu yazı 3710 defa okundu.