Eleni'nin İlk Aşkı

eleni111

“Ben seni severem, çok seni severem. Ben ilk aşkımı severem Onun ile bir gün için ömrümü vererem.”

 

O hüzünlü şarkının ruhumda yarattığı hoş duygu ile Şirok, yani Geniş Sokak üzerindeki Eleni’nin evini arıyorum. Mekodonya’da şarkının 1897 yılında Eleni tarafından Mustafa için söylendiği anlatılıyor:

 

Eleni, Bitola’daki Geniş Sokak’ta arkadaşları ile gezerken gördüğü sarışın, mavi gözlü, iyi giyimli Türk genci Mustafa’ya bir görüşte âşık olmuştu. Ancak Mustafa’nın annesinin aradaki din farkı nedeniyle, Eleni’nin zengin babasının da ekonomik nedenlerle karşı çıkışları etkili olmuş olmalı ki bilmem Mustafa ne düşünmüştür bu aşk birlikteliğe dönüşmemiş.

 

“Benim görevim buraya gelen misafirlere bilgi vermek.Ama bir kez bile gözyaşlarıma hâkim olarak bitiremedim görevimi.Zannederim birazdan izleyeceğiniz öykü sizleri de ağlatacaktır”

 

Herkesi Ağlatan Öykü
Herkesin daha çok gurur ama biraz da hüzün nedeniyle gözyaşlarını tutamadığını görünce, elim fotoğraf makinesinin deklanşöründen ayrılamadı bir türlü… Ama Bitola’daki bugün müze olan Tarihî Askerî Lise’nin Makedon görevlisi projeksiyon makinesini açmadan önce zaten hepimizi uyarmıştı;

 

“Benim görevim buraya gelen misafirlere bilgi vermek. Ama bir kez bile gözyaşlarıma hâkim olarak bitiremedim görevimi. Zannederim birazdan izleyeceğiniz öykü sizleri de ağlatacaktır”

 

eleni222

Projeksiyon makinesinden yayınlanan öykü, Mustafa’nın ve bir ulusun yeniden doğuşunun öyküsüydü. Yani Atatürk’ün ve Türkiye Cumhuriyeti’nin… İstisnasız hepimiz ağladık… Gurur ve biraz da hüzünle… Hüzün zannederim “Bir ulusun yeniden doğuşu” ile günümüzü kıyaslayınca oluştu.

 

Şirok’a Bakan Balkon
Tabiî ki, Mustafa’nın Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Atatürk; Bitola’nın Mekodonya’nın önemli şehirlerinden Manastır; gittiğimiz müzenin ise 1896 yılında Selanik’deki Askerî Rüştiye’den sonra Mustafa’nın eğitimine devam ettiği, vatansever duygularının bir bilince dönüşmesini sağlayan Askerî İdadi (Lise) olduğunu hemen anladınız.Ama ya Eleni?... Anlatmadıklarım arasında bir de “Şirok” var…

 

Mavi gözleri, kırmızıya çalar sarı saçları, özenli giyimi ve kendisini diğerlerinden hemen ayıran karizması ile dikkati çeken Mustafa’ya âşık olan güzel kız...

 

Şirok; 19. yüzyılın son yıllarında Manastır’ın en geniş sokağı… Zaten Makedonca’da “Geniş Sokak” anlamına geliyor. Günümüzde müze olan Askerî İdadi ise bu sokağın kentin meydanı ile birleştiği yerde bulunuyor. Bu yüzden o yıllarda ders saatleri dışında Askeri öğrenciler bu sokakda sıkça dolaşıyor olmalılar. Eleni ise; işte bu gezintilerin birinde etkili mavi gözleri, kırmızıya çalar sarı saçları, özenli giyimi ve kendisini diğerlerinden hemen ayıran karizması ile dikkati çeken Mustafa’ya âşık olan güzel kız… O yılların Manastır’ının en zengin ailesinin evlâdı. Bu zenginliğe paralel olarak da kentin en geniş sokağındaki en görkemli konakta yaşıyorlar. Konağın balkonu ve pencereleri ise caddede dolaşanları rahatlıkla görebilecek şekilde dışarıya bakıyor.

 

eleni333

Ben De Ağlayacağım

Türkiye Genel Kurmay Başkanlığı’nın katkılarıyla zamanın Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in katılımıyla müzeye dönüştürülen Manastır Askerî İdadisi (Lisesi)’nin duvarlarında, Eleni’nin onlarca yıl sonra Atatürk’e yazdığı mektubu okuyabiliyorsunuz. Bu mektubun Türkçesini yandaki kutuda yayınlayarak yorumu sizlere bırakıyorum.Ben ise Eleni’nin Mustafa için söylediği hikâye edilen şarkıyı bir kez daha dinleyerek gözyaşı dökeceğim.Gururla ama biraz da hüzünle…

 

Eleni’nin Mektubu…

 

Kemal Atatürk’e
Çok uzun yıllar oldu... Ben senden hâlâ bir haber bekliyorum.
Eğer bu mektup eline geçerse beni hatırla ve kağıdın üzerindeki
gözyaşlarını gör. Yıllar geçiyor ve ben senin hakkında çok şey
duydum. Hayat devam ediyor. Eğer senin hayatında başka bir
kadın varsa bu mektubu yırt at. Ve o kadına sor, Bitola’dan
Eleni Karinte diye bir kadının seninle bir gün geçirmek için
hayatını verebileceğine inanır mı?
Eğer sen o kadını benim seni sevdiğim kadar seviyorsan, ona
hiçbir şeyden bahsetme ve mutlu olmasını sağla.
Fakat sen hâlâ balkondaki kızı hatırlıyor ve başka birini sevmemişsen,
bil ki seni hâlâ bekliyorum ve ömrüm boyunca bekleyeceğim.
Beni unutmadığını ve geri döneceğini umut ediyorum.
Babam öldü. Onun beni senden bir ay boyunca eve hapsetmek
suretiyle ayırmasının üzerinden yıllar geçti. Babamın beni evlendirmek
istediği adam kendini sevip sevemeyeceğini sordu,
“hayır” dedim. “Ben ilk aşkımı seviyorum”
Bu yüzden babam beni hiç bağışlamadı. Ben de onu bağışlamadım.
Şimdi eskiden olduğu gibi genç ve güzel değilim. Ama yine
de seni sonsuza kadar seveceğim.

eleni444


Senin Eleni Karinte

 

Gitmişken…
Manastır’a gittiğinizde yine Şirok üzerinde bulunan eski Ordu Evi’ni ziyaret ediniz. Şu an “Elveda Rumeli” dizisi bu konakta çekiliyor. Ayrıca
Manastır’a çok yakın olan Resne’ye uğrayarak Hürriyet Kahramanı Resneli Niyazi’nin yaşadığı evi de görebilirsiniz. Makedonya’nın başkenti Üsküp ise Müslüman, Hıristiyan ve Yahudilerin bir arada yaşadığı görülmeye değer bir kültür kenti.

 




Sayı 9 (Temmuz - Ağustos 2012)

Bu yazı 3120 defa okundu.