Ajansın İçinden (Sayı 19)

Derginin basılı olduğu dönemlerde daha sık ve daha resmi sayılacak yayın kurulu toplantıları yapardık. Yine Adana Kent Konseyi'nde Fevzi (Acevit) Ağabey'in ev sahipliğinde toplandığımız bir toplantıda derginin ana konusundan hemen önceki sayfalarda yer alan; bir Adanalı'nın tanıtıldığı kısımda yer alacak olan kişinin ismini tespit etmeye çalışıyorduk. Birkaç alternatif isim vardı. Bir tanesi daha bir önceki sene kaybettiğimiz bir büyüğümüzdü ve derginin çıkış tarihi, onun vefatının yıl dönümüne denk geliyordu. Diğer bir tanesi ise henüz hayatta olan bir başka üstadımızdı. Her ikisinin de değerini tartışmaya kimse yanaşmamıştı. (Zaten bizim yayın kurulu tartışmaları bu şekilde olmazdı). Sadece sınırlı sayıda sayfası olan derginin o sayısında, hangisini işlemek daha uygun olur diye konuşuyorduk. O zaman ben; geç olmadan, hayatta olan üstadımız hakkında yazı hazırlamamızı ve insanları hayattayken onore etmeyi tercih ettiğimi belirterek oyumu bu yönde kullanmıştım...
 
İşte 16 Ocak tarihinde Adana'da buna benzer bir şey yapıldı. Bir grup sanatsever yaklaşık iki sene boyunca, kendilerince yakın buldukları ve ''kendilerince'' seçtikleri birer Adanalı'nın hayatını fotoğrafladı. Bu projenin ismine de ''Adana'ya Güç Verenler'' dedi. Birileri, Adana'ya güç verdi...Ve 16 Ocak tarihinde görkemli bir törenle ama gerçekten görkemli bir şekilde bu projenin sergisi açıldı. Yanında da 3 gün süren çeşitli etkinlikler yapıldı. Biz de Interkey olarak, inandığımız bu projenin hem kitaplaştırılması konusunda hem de internet sitesinin yapılarak projenin tarihe kalması konusunda destekte bulunduk. Bu 25 Adanalı'nın yazılan biyografilerini ve çekilen tüm fotoğrafları bedelsiz olarak yüksek çözünürlükte yapılan internet sitesine yükleyerek, belki de bundan seneler seneler sonrası için tarihe bir sayfa olarak bıraktık.
 
Tüm bunların yanı sıra; verilen bunca emeğe, görev alan 50den fazla kişiye, geçirilen süreye, çekilen binlece kareye, basılan onlarca fotoğrafa, tam bir milyon sayfadan oluşan 25bin kitaplık sete, üç gün boyunca yapılan etkinliğe, kent kültürüne bunca katkıya; sadece bir soru sorarak burun kıvıranlar oldu. Ki bu soru, iki sene boyunca çalışan ve sonrasında katkıda emeği geçen onlarca insanın hiç aklına gelmemişti... Birileri ''Bunları kim seçti?'' diye sordu...
 
Soru bir taneydi ama içinde başka soruları barındırıyordu... Kim seçti? Kriter ne? Neye göre seçildi? Neden seçen kurulda ben yokum? Madem sponsor olacağım ben neden seçmedim? Ben seçmediysem neden destekleyeyim? Ve belki de en önemli soru ''Neden beni seçmediniz?'' Daha acı olanı ise bu soruların hepsinin cevabı etkinlik boyunca da bir çok kere verilmeye çalışıldı, ama bu soruları soranlar etkinliklere bile katılmadı...
Bugün sosyal medyaya düşen tapelere ''Dinlemedim ama zaten kesin montajdır'' diyen zihniyetleri ''peşin hükümlü'' olmakla suçlayan bir kısım aydın!; kent kültürüne katkısı tartışılmaması gereken bu tarz etkinliklere burun kıvırarak insan denen varlığın kendi özünde ne kadar çelişkili olduğunu kanıtlamıştır. Şuna inanıyorum ki; kapısının önünü süpüren apartman görevlisinin dahi bu kente katkısı tartışılmaması gerekirken, bu projeye tamamen iyi niyetle seçilmiş ve sadece bir başlangıç olması umut edilip her sene devam etmesi hedeflenen böyle bir projedeki iş adamları, sanatçılar, gazeteciler, doktorlar ve en önemlisi Adanalı hemşehrilerini kastederek polemik çıkartmaları da tarihte bir sayfa olarak yerini alacaktır...

 
Interkey Grafik Tasarım Ltd. Şti. adına



Sayı 19 ( Mart - Nisan 2014 )

Bu yazı 2433 defa okundu.