YENİ AKIMLAR – DÖVME - TATTOO SANATI

Tattoo - Dövme Sanatı

Dövme, diğer adıyla Tatoo; TDK ’ya göre , “Vücut derisi üzerine iğne vb. sivri bir araçla çizilmek ve içine renk veren maddeler konulmak yoluyla yapılan yazı veya resim” demektir.

Ben Tatoo’ya “Canlı Canlı, Az Kanlı, Az Acılı, İğneleyerek, Boyayarak, Sanat Yapma” diyorum kısaca. Kimileri, sanat değildir diyerek itiraz edebilir ama cansız nesneler üzerine yapılan onca sanat dalına sanat diyorsak, canlı bir varlığın üzerine üstelik canı yanarak yapılan işleme ben sanat diyorum.

Dövmeyi Kim Yaptı? Neden Yaptı ve Yaptırdı? Şimdi Neden Yaptırıyoruz?

Tarih boyunca çeşitli nedenlerle insanoğlu vücuduna şekiller, çizgiler, resimler, harfler, semboller kazımış, kazıtmıştır. Kimileri dövmeyi süs olarak yapmış yani sadece güzellik için, bazı toplumlar tılsım olarak bereket, uğur amacıyla, bazense hastalıklara, kötü ruhlara, nazara karşı uygulamış, bazen dindarlığın simgesi olarak, bazen de toplumdaki konumu belirtmek için kullanılmıştır.

Günümüzde dövmeler, kalıcı yapılan makyaj için de kullanılmaktadır. Dudakların kenarını belirlemek, dökülmüş ve/veya azalmış kaş ve saç kısımlarına takviye için yapılmaktadır.

Çok yaygın olmasa da tıbbi amaçlı da dövme yapılmaktadır. Bilinç kaybının yaşanabildiği şeker ve sara hastalarının durumlarını belirtmek, meme ameliyatlarından sonra meme başını oluşturmak, örnek verilebilir.

Vücudun her bölgesine uygulanabilen dövmeler, geçici ve kalıcı olarak da yapılabilmektedir ama asıl olan ve tercih edilen elbette kalıcı dövmeler olmaktadır.

İlkel toplumlar, MÖ 2000 yıllarında Mısırlılar, Yeni Zelandalılar, Hintliler, Amerika ve Afrika Yerlileri tarafından kullanılan dövme 20.yüzyılın başlarında denizciler tarafından tüm dünyaya yayılmaya başlamıştır.

Eski Roma ve Yunanlıların dövmeyi suçlulara yaptıkları rivayet edilmektedir.

Günümüzde tüm dünyayı saran dövme yaptırma hareketi, ülkemizde de görsel ve yazılı medya aracılığıyla hızla yaygınlaşan bir akım haline gelmiştir.

Çankırı, Urfa, Gazi Antep, Diyarbakır, Mardin yörelerimizde DEK ya da DAK olarak adlandırılan dövme artık bu yörelerde rağbet görmemekte fakat büyük şehirlerde, hızla yaygınlaşmakta, caddelerde dövme yapan birçok dükkân açılmaktadır

Adana’mızda Durum:

Eskiden çevremdeki insanlarda(genelde Adana’da) pek rastlamasam da şimdi neredeyse her gördüğüm kişide en az 1 dövme var, tabii görülmeyen yerlerde olanları göremediğimi de varsayarsak sayı hayli artmış durumda diyebiliriz.

Sizde bu yazıyı okuduktan eminim bunu görebileceksiniz.

Ben küçük çaplı bir anket yaparak, sanal ve gerçek çevremde dövmesi olan arkadaş, dost, akrabaya, ya da bir mağazada gördüğüm kişiye, neden dövme yaptırdınız? Sorusuna aldığım cevaplar genelde aşağıdaki gibiydi:

  • Çok sevdiğimiz şeyleri üzerimizde de taşımak için(çocuğunun adı, sevgilisinin resmi vb.)

  • Özendiğim için,

  • Şık durduğu için,

  • Moda olduğu için,

  • Söyleyemediğimiz şeyleri üzerimizde taşımak için.

  • Kendimi ifade etmek için,

  • Sözünü geçiremediğin vücuduna, resimle söz geçirmek için,

  • Özgür hissettirdiği için.

Bu mini anketten dövme yaptırmayı; anlatmak istediklerimizi, ifade edemediklerimizi, vücudumuza kazıyarak, vücudumuzda taşıyarak karşı tarafa anlatma yolu, yani bir iletişim çeşidi olarak da kullanıldığı sonucunu çıkartabiliriz.

Ve her güzel şey gibi dövmenin de bazı geri dönülmez zararları olabilmektedir.

Özellikle yapılırken sağlık kurallarına uyulmadığı takdirde AIDS, HEPATIT gibi iyileşmesi zor ya da mümkün olmayan hastalıkların bulaşmasına neden olmaktadır.

Bu sebeple dünyada ve ülkemizde lisansla dövme yapma ile ilgili yasal zorunlulukların getirilmesi çalışmaları devam etmektedir. Dövmeciliğini meslek olarak tanımlanarak, meslek standartlarının oluşturulması da gündemdedir.

Özellikle yurt dışında çalışan dövme sanatçıları örgütlenmeye çalışarak, toplum üzerinde dövmenin iyi ve keyifli yanlarını sağlıklı bir şekilde insanlara anlatmaya çalışmaktadırlar.

Özellikle 18 yaş altı kişilere pornografik, ahlak dışı, suç unsuru içeren, yasaklı politik ifadeler gibi uygulamaları yapmamaktadırlar. Fakat her kesimde olduğu gibi etik dışı çalışan kötü örneklerde vardır.

Dövme uygulamasının alışkanlık yaptığı da bazı psikiyatristler tarafından ve yaptıranlar tarafından öne sürülmektedir.

DinenSakıncalı mı?

Bu konu da direkt olarak Kuran’da yer almadığı için, ülkemizde İslam Bilginleri 2’ye bölünmüş durumdadır. Çeşitli kaynaklar abdeste, gusül almaya engel değildir, ama doğru da değildir demiş, kimileri de mekruh yani İslam’da hoş olmayan bir şey olarak kabul etmiştir. Kimi de şiddetle dövme yaptırmaya günahtır diyerek karşı çıkmaktadır.

“Kuran’ın haram saydığı yapan ve yaptıranların günahkâr olacağı eylemlerden değildir” kanısı ise toplumumuzda yaygındır ve benimsenmiştir.

Hristiyanlarca da yasaklanmış olmasına rağmen ilk Hristiyanlar haç deseni taşıyan dövmeler yaptırmışlardır.

Bu arada Olimpiyat Şampiyonasına katılan yarışmacılar arasında Olimpiyat Halkasını vücutlarına dövme yaptırmalarının artık geleneksel bir hale dönüşmüş olduğunu da not olarak iletmeden geçemeyeceğim.

Derisine acıyla işlenen bu simgeler, yazılar, karikatürler, şekiller, resimler, semboller dile geliyor konuşuyor özgürce renkli ya da renksiz.

Kimi kahramanlarına, kimiyse suçlulara yapmış, yaptırmış, kimi sevgisini, aşkını, kimi nefretini, kimi isyanını, kimiyse şefkatini yazdırmış vücuduna, sebep sonuç neyse de görsel bir sanat olmuş, ifade etmiş insanın içindeki coşkuyu, acıyı, kederi, inancı, umudu, laneti.

Umarım, İyilik, kötülük, güzellik, çirkinlik, vicdan, vicdansızlık gibi unsurların araçlarda değil içimizde olduğunun bilincinde olarak, elimizdeki olanakları hep iyilik güzellikte kullanabiliriz ve bunu gelecek nesillere aktarabiliriz.

Mis gibi portakal çiçeği kokulu ve serin Adana’mın baharında hepinize mutlu gülüşler, çiçekler gibi rengârenk günler diliyorum.

 

Sevgi ve Saygımla



 




Sayı 14 (Mayıs - Haziran) 2013

Bu yazı 3223 defa okundu.