Seyhan Kıyıları Betonlaşarak Elden Gidiyor!!!

 

"Adanalılar Unutmayınız… 
Adana’yı Güzel Şehir Yapan
Seyhan Vadisi’dir"


Adana, Akdeniz kıyı şeridinden bakarsak 8000, Tepebağ’dan tarihlendirirsek 4000  yıl geçmişe uzanır. Tepebağ’da höyüğünde bulunan Mısırlı Hemşire (Satsu Neferu) heykeli bu tarihin fiziksel kanıtıdır. 
Adana tarihi-kültürel miras zengini beldelerin odağında yer almaktadır: 
 
*    *    *
 
Adana’ya yakın iller olan Urfa-Harran, Hatay, Tarsus, Antalya (Pamfilya) şehirlerinin adları Eski Ahit’te geçer. Yumurtalık, Karataş (Magarsus), Anavarza ve Misis; Adana’nın hemen yanı başındaki antik kentlerdir. Yukarıya ( Toroslara) çıkıldığında kadîm kültürlerin mirası ile karşılaşırız:  
En bilinenleri Karatepe ve Şar (Komana)’dır. 
 
*    *    *
 
Adana ve çevresinde; dağ, deniz, hobi ve inanç turizmi imkanları mevcuttur: 
Tarsus Ashab-ı Kehf, St Paul Kuyusu ve Kleopatra Kapısı…Adana - Misis Köprüsü,  Misis Mozaikleri ve Lokman Hekim efsanesi.  Anavarza Antik Kenti ve Kalesi…Hatay, St Piyer Kilisesi. 
Daha sayacak çok yer var, sütunlarımız yetmez. Hepsi birer turizm değeridir. 
 

Seyhan Vadisi, Tepebağ ve Taş Köprü

 
Tepebağ ve Tarihi Taş Köprü Adana kent merkezindedir birbirlerini tamamlayan nitelikteki turizm değerleridir. Tepebağ ve Taş Köprü, İç Göl ve Seyhan Nehri kıyılarındaki yeşil alanlarla bütünleşecek biçimde  düşünülüp projelendirilir ise; Adana muhteşem bir kent merkezi kazanır. 
Böyle bir merkez ise;  hiç tartışmasız bir turizm odağı halinde işlev görür. 
 
*    *    *
 
Büyükşehir Belediyesi, Tepebağı imar edip tarihi-kültürel kimliği  ile kent yaşamına sokmayı başarırsa; Antalya Kale içi gibi bir turizm alanı yaratmış olacaktır. Taş Köprü de, restorasyonu tamamlanıp, aydınlatma projesi yaşama geçirilirse Tepebağ ile bütünleşerek bölgeyi daha çekici kılacaktır. 
Ancak, dikkatlerden kaçmasın! 
Sözünü ettiğimiz her iki projeyi asıl bütünleyip güzelleştirecek olan; Seyhan kıyılarında oluşturulacak yeşil alan kuşaklarıdır. Yemyeşil bir bant halinde  nehir boyunca uzanacak o sahillerde, o ortama yakışır klasta kafeteryalar hizmete sokularak hem Adanalılar, hem de şehrimizi ziyaret eden yerli yabancı turistler dolaşacak, soluklanacak ve kentimize gelir bırakıp gideceklerdir.


Unutulmazlar Arasına Girebilmek

 
Sözünü ettiğimiz projeleri gerçekleştirenler tarihe kalırlar. 
Başkan Turan Cemal Beriker niçin unutulmuyor? 
Atatürk Parkı’nı, Atatürk Caddesini ve Bedesten’i yaptığı için…
Başkan Aytaç Durak seçimleri üst üste nasıl kazandı? 
İşgalleri kaldırıp parklar yaptığı, Seyhan İç Gölü ile Kıyılarındaki Rekreasyon Alanlarını ürettiği, sosyal belediyecilik sergileyip ekmek fabrikaları açtığı, ucuz ulaşım hizmeti ile özel sektör tekelini önlediği için… 
 

Seyhan Vadisi Kıyıları Ne Durumda

 
Seyhan  kıylarına alıcı gözle bakıldığında eskiden kalma ya da yeni yapı çok sayıda beton bina ile karşılaşırsınız. Mesela eskiden kalma Devlet Hastanesi, yeni yapı Yüreğir Kaymakamlığı binaları ve diğerlerini görürsünüz. Yine Yüreğir tarafında Taş Köprü ile  Regülatör Köprü arasında Hilton Oteli, Taş Köprü ile Demir Köprü arasında ise Sheraton Oteli var. Ayrıca gecekondular, şantiyeler, spor tesisi adı altındaki yapılar mevcut. Bu tabloya Köprülü Mahallesi’ndeki yapılaşmaları ekleyiniz. 
 
*    *    *
 
Seyhan tarafına bakıldığında; Ulus Parkı’ndan koparılmış alanda yükselen işgalci kamu binasını görürsünüz. Taş Köprü ile Regülatör Köprü arasında Tarihi Kız Lisesi Binası sit değeri taşıyor. 
O sahilde sit değeri taşımayan binaların yıkılması yerlerine  yeşil alan düzenlemesi yapılması  gerekiyor. 
Demir Köprü ile Eski Baraj Regülatörü arasında; Mimar Sinan Açık Hava Tiyatrosu ve müştemilatını, sahili halka kapalı tutan özel sektor işletmesine ait binaları görüyoruz.  
Aynı sahil bandında Adana Galleria Binası var. Yeni Baraj ile Eski Baraj Regülatörü arasındaki her iki sahil bandını ( ki orada bir zamanlar keçi yolu bile yoktu ) Başkan Durak’ın Dilberler Sekisi  ve Yürüyüş Yolu Projeleri kurtardı.
Velhasıl değerli okurlarım,
Sayıp-dökmeye devam edersek Seyhan Nehri kıyılarını işgal eden daha çok sayıda beton yapıyı gösterebiliriz.  Geçmişten gelenler için söylenecek fazlaca söz yok, onlar kötü miras!
Ya yeni yapılar!? 
Onlar, yeşil alan ihlali ve işgali olduğu bilinerek göz göre göre inşa edildiler!
Ve en ibret verici olanı nedir biliyor musunuz değerli okurlarım; yeşil alan işgalini şehre ihanet olduğunu bile bile yapanların, çoğu zaman, bunu önlemekle sorumlu ve görevli olanlar olmasıdır… 
 

Düşündürücü İmar Kararı

 
Bakınız yakın geçmişte, böyle bir kötü örnek imar kararı nasıl alındı:
Büyükşehir Belediye Meclisi,  14 Şubat 2013 tarih ve 40 sayılı kararla, Seyhan kıyısındaki 30 dönüm yeşil alanı daha betonlaşmaya açtı. 
Dönemin Şehir Plâncıları Odası Başkanı Ulaş Çetinkaya’nın bu uygulamaya yaptığı itiraz ve isyan 
25 Kasım 2013 tarihli HÜRRİYET- Çukurova sayfasında sürmanşetten haber olarak verilmişti. 
Dönemin Büyükşehir Başkan vekili Zihni Aldırmaz ve Büyükşehir Meclisi’nden bir çoğunluk,  söz konusu imar değişikliğine oy verdiler. 
 
Ne Sivil Toplum Kuruluşları’na, ne kanaat önderlerine ne de Adana hemşehrilerine sormadılar danışmadılar…Tıpkı,  Adana Şehir Stadı kalktıktan sonra ortaya çıkacak 47 dönümlük araziye, tepeden inme bir düzenleme ile  Alış Veriş Merkezi (AVM) ve Rezidens (yani konut) imarını,  Adanalıya sormadan verilmesi gibi…
 
*    *    *
 
Öyle ya Şehir Stadı arazisi, “KUPON ARSA” dır…
Oraya bir AVM kondurdunuz mu, diğerleri sinek avlamaya başlar...
Oraya yani şehrin göbeğine yapılacak rezidens (konut)  ise, para basar!..
Merkezi olanı da yerel yönetimi de halkı bir nebze bile düşünmeden;
” Biz yaparız, olur! “ dediler.  Kararı alıp yattılar kulakları üzerine.
 
*    *    *
 
Daha sonra ( çok şükür ki! ) Adana’daki duyarlı sivil toplum liderleri, Meslek Odaları’nı harekete geçirdiler, dava açtılar.  Şehir Stadı’nın AVM ve konut olmasını düzenleyen imar kararının yürütmesi mahkemece  durduruldu. Dava henüz bitmiş değil; sonuç ne olur, zamanla göreceğiz…
 
*    *    *
 
Değerli okurlarım görüyorsunuz, yeşil alanların katledilmesinde, “ Al Yerel Yönetimi Vur Merkezi Yönetim’e ( Hükümet’e) yok  aslında birbirlerinden farkları…”  
Kolay kazanç kapısı görülen arsa rantı hırsı gözleri bürüdü mü; ne halkı, ne de yeşil alanı görmez oluyorlar!…( Ne diyelim, halkın gücü yetmiyor, Allah ıslah etsin! )
 

Seyhan Kıyılarında  Bina Yapımına Değil  

Bina Yıkımına Ihtiyaç Var

 
Değerli Adanalı Hemşehrilerim,
Seyhan Vadisi kıyıları deyince sadece nehrin kent merkezindeki kıyıları aklınıza gelmesin. 
Seyhan Vadisi deyince; Baraj Gölü ve Seyhan İç Gölü sahilleri, Seyhan Nehri Vadisi boyunca uzanan tüm kıyılar anlaşılmalıdır. 
Bu yerler, Adanalının en önemli soluk alma alanlarıdır.
Her biri başlı başına birer çevre değeri ve turizm getirisi hazinesidir. 
Mutlaka korunmalıdır! Tıpkı Dilberler Sekisi’nde, Merkez Park’ta, Zübeyde Hanım Parkı’nda yapıldığı gibi aktif yeşil alanlar olarak düzenlenerek değerlendirilmelidir.
 
 

Seyhan Kıyısında Oteller

 
Seyhan kıyılarında iki adet 5 yıldızlı otel yapıldı. 
Tamam… Onlara da ihtiyacımız vardı…Ama, bu kadarı YETER… Seyhan kıyılarındaki eskiden kalma ya da yeni yapılma tüm işgalci binalar hukuki alt yapısı oluşturularak yıkılmalıdır.
Mavi akan Seyhan, Adana’yı özel yapan güzelliktir. 
Bu imkân “ İç Göl “ düzenlemesiyle çok doğru kullanılmıştır.  
Bu proje ile kent merkezinde mavi ile yeşilin buluştuğu bir güzellik yaratılmıştır. 
Bu imkan, yeni rekreasyon çalışmalarıyla değerlendirilmeye devam edilmelidir.
 

Kıyılar Betona Teslim Edilirse

 
Seyhan Vadisi sahilleri arsa rantı hırsının saldırısına uğrarsa…
Seyhan Nehri ve Gölleri açık kanalizasyona, kıyıları da beton ormanına döner! 
Nehir’le Şehir - Nehir ile İnsan (Adanalı) arasına doymazlığın ördüğü duvarlar girer!
Böylece Adana güzel kent olma şansını yitirir. 
Çarpık bir kentle baş başa kalırız! 
Adana’ya bu kötülüğün yapılmasına asla izin verilmemelidir.
 
Aralık- 2014- FEVZİ ACEVİT
 



Sayı 24 (Ocak - Şubat 2015)

Bu yazı 3615 defa okundu.