Matematiği Kelimerle Yapmaktan Hoşlanacaklara Öneri; HAİKU

Haiku; Uzak Doğudan Gelen Onyedi Nefeslik Sanat

Haiku 17. Yüzyılda Matsuo Başo isimli bir uzak doğu felsefecisi ustanın yarattığı, matematiksel bir düzen içeren  bir yazım sanatıdır. Ancak bu tarifin iki noktasını açıklamak lazım.
Birincisi yazım sanatı dedim…
Çünkü haikunun bir şiir mi yoksa nesir mi olduğuna ben hala karar veremedim. Şiir gibi yazılmış nesir veya nesir gibi yazılmış şiir diyenler de var.
Aslında bu özelliğiyle haiku; bizim N.Hikmet’in bazı eserlerine (Örneğin Benerci), ikinci yenicilerin bir çok eserine benzerlik gösterir.
İkincisi Başo’nun yarattığı matematiksel düzen içinde dedim… 
Aslında başta Türk Tekke Edebiyatı olmak üzere bu matematiksel düzene benzer yazım biçimleri kullanılmıştır. Başo’nun yaptığı ise kendi (Japon) geleneklerine, belki de inançlarına uygun bir matematik ve felsefik alt yapı oluşturmasıdır.
Ancak Türkçe’nin dil yapısının en az japonica kadar haiku yazmaya uygun olduğunu biliyoruz. Zaten hece vezni bu yüzden bizim edebi alanımızda  en çok kullanılan şey olmuştur.
 
Matsuo Başo
 

Matematik Düzen Nedir?

3, 5 , 7 ve 17 rakamlarının hakim olduğu bir matematiksel düzen…
Haiku size bazı kurallar öneriyor. Amaç kendini matematiğin sihrine bırakabilmen…
Birincisi; Bana söyleyeceğin bir şey varsa 3 satırda kısaca söyle…
İkincisi; Birinci satır toplam 5, ikinci satır 7, üçüncü satır yine 5 heceden oluşan kelimeler içersin.
Üçüncüsü; Yani söyleyeceğin söz 3 satır ve toplam 17 heceden oluşsun. Ve bilesiniz ki…
 

Taviz Var mı?

Ve bilesiniz ki ne 3 satırdan ,ne de 17 heceden taviz veremezsiniz. Ancak 5-7-5 düzeninden taviz verebilirsiniz. Örneğin 6-6-5 veya 7-5-5 gibi. Buna da “Kırık Haiku” deriz.
 

Bir de Haiga Var!

Yaptığınız haikuları onun anlamını destekleyecek, veya yeni anlamlara doğru yol almalarını sağlayacak basit resimlerle (çizimlerle) desteklemen lazım. Ancak kimse sizden usta bir çizim beklemez… Bahsedilen bir çiziktirmedir… Buna da haiga denir. Yani haiku bir sanat disiplinleri arasındaki seyahattir. Haiku şiirle matematiğin, kelimelerle resmin buluştuğu bir alandır. Bunlar arasına fotoğrafı da alabiliriz diye de düşünüyorum. Haigalar niye fotoğraflardan oluşmasın ki?

Haiga
 

Sadece Matematik Düzen Yeter mi?

Haikuda önemli olan bir araya geldiklerinde armoni yaratan kelimelerin matematiksel düzen içerisinde bir araya getirilmesidir. Yani sadece 5-7-5 düzeninde kelimeleri yan yana dizmek yetmez…Bu yüzden her haiku kendi dilinde güzeldir. Veya çevirmenin de usta bir haikucu olması beklenir.
Sesli okunduğunda kelimelerin  müziğini kulağınızda duymanız gerekli… Bu yüzden haikunuzu muhakkak sesli okuyarak denemelisiniz. 
 

Atışma

Başo ve arkadaşları haikularını birbirlerine yüksek sesle ve iki kez arka arkaya okurlarmış. Bunun nedeni hem kelimelerdeki armoniyi hissetmeniz, hem de sizing yaptığınız haikuya karşılık verecek olan varsa ona kısa da olsa  vakit kazandırmanız içinmiş.
Buradan da anlaşılacağı üzere, haiku yazılabildiği gibi, aynı bizim aşık atışmaları gibi karşılıklı söylenerek de yapılan bir sanat.
 

Çok Şey Söyle Ama Kısaca...

Haikuda ustalık 17 hecelik bir sözle çok şey, mümkünse kendi dünyanızı anlatmanızdır. Bunun tek yolu da göstergeler olsa gerek. Yani kullandığınız kelimeler birden fazla anlam taşımalıdır okuyucuya… Haiga da buna yardım etmelidir. Bu ise güçlü bir kelime haznesiyle çalışmanızı ve aklınıza gelen ilk kelimeyi değil de karşıdakine oyun oynayacak ve başka dünyalara taşıyacak kelimeleri arayıp bulmalısınız.
Yazdığınız haiku bir taraftan bir doğa sürecini anlatırken, onun altında muhakkak ikinci hatta üçüncü bir öykü, insan hayatını etkileyecek bir felsefe gizlenmiş olmalıdır.
 

Mükemmel Haiku

Biçimsel olarak bir haikuya mükemmel demek için; 3-5-7 ve 17 rakamlarının yerli yerinde olması yanında, birinci  ve ikinci, ikinci ve üçüncü, birinci ve üçüncü satırlar da(diğer satır aradan çıkıp) birlikte okunduğunda anlam taşıyabilmesi gerekir.
 

Felsefe

Haikunun felsefesi asla boş konuşmamakdır… “Boş konuşma! Boş iş yapma!…Her söylediğin söz dinlenir ve üzerinde konuşulur olsun ve bunu bilgiyle süsle!” der Başo…. Aslında Başo öğrencilerinden bunu sadece haiku yaparken değil, yaşamlarında da uygulamalarını istemiştir. 5-7-5 i yapıp felsefeyi içermeyen sözleri haiku kabul etmeyip, eleştirmiştir.
Özellikle dikkatini sadece 5-7-5 üzerine toplayıp, sözlerin ahenk ve anlamlarına dikkat etmeyenleri  ve bunu hırs haline getirip, birbirleriyle sürtüşen öğrencilerini çevresinden uzaklaştırmıştır.
 

Kısaca Son Söz

Haiku sadece bir sanat alanı değil, yaşam felsefesidir. Haikularınız bu felsefe ile birlikte güzelleşir.
Başo yaşamında en çok doğaya yönünü çevirmiş, doğa değişimini ve güzellikleri anlatmıştır. Ama her insan haliyle kendini, kendi duygu ve düşüncesini anlatacaktır.
Bence doğayı seven ve kendini sorgulayabilen herkes haikuyu iyi yapar.
Hadi denemeye var mısınız?
 

Bunlar Benim Denemelerimden

Kuşlar batıya 
taşıyor güneşi- Gün 
bitti öyleyse…
 
Gün bitti ama
başındayım henüz ben,
kırık yazımın.
 
***
 
Beyaz yazıyor
kurşunun siyahına
inat kalemim…
 
***
Sen rüzgar ol, ben
bulut- birlikte can
verelim toprağa...
 
Bir bahar sabahı; 18 Mart 2006... Köydeki evimizdeyiz... Eşimle birlikte.. Gözümün hasta olduğu, görmemin yüzde onlara düştüğü günlerin bir uykusuz sabahı.... Rüzgar hafiften eserek bereket (tohum) yüklü bulutları hareket ettirdi... Ve bir bulut içinde taşıdığı tohumları su damlacıkları ile birlikte toprağa bıraktı... O an sanki topraktan çiçekler fışkırıyormuş gibi geldi bana.... İçeriye girdim Kıbrıslı olan eşim yatıyordu.
Düşündüm "toprak kim" diye... Toprağın canlanması eğer çocuklarımız anlamına geliyorsa,tohumları toprağa taşıyan rüzgar da ona duyduğum sevgi olmalıydı.
Ben ise toprağa tohum bırakıp ardından sulayan bulut. Birden Botiçelli'nin ünlü Venüs tablosu geldi aklıma... Hatırlarsınız Venüs Kıbrıs sahillerine bir istiridye kabuğu içinde çıkarken, meleklerin üflemesiyle oluşan rüzgar, çiçek şeklindeki tohumları ona ulaştırıyordu...
Yukarıdaki haikuyu yazdım… Botiçelli’nin tablosu da haiga olsun dedim içimden... Oldu da…

Bir İki Tane de Öğrencilerimden

Zekeriya Ünal, yaşamı bittiğinde ,geride iz bırakmış birinin hüzünlü ve huzurlu teslim oluşunu bakın nasıl anlatıyor haikusuyla;
 
Günbatımında
Hüzünlü bir kedidir
Kumda yürüyen…
 
Aylin Sofuoğlu ise yazdığı haiku için, karikatürist eşi Sefa’ya bir haiga çizdirerek göndermiş…


 
Son olarak Deniz Yerdelen’den;
 
Sensiz uyudum
Deniz’in ortasında
Senle uyandım…

 




Sayı 23 (Kasım - Aralık 2014)

Bu yazı 2902 defa okundu.