Koskoca(!) Kilise, Ufacık(!) Galile'den Özür Diledi; 'Özür Dileriz... Meğer Dünya Dönüyormuş!...'

Rahmetli Aziz Nesin “Bu ülkenin yüzde altmışı aptal!” dedi, adamı neredeyse linç ettiler… Ama aradan 30 yıl geçti… “Aziz Nesin az söylemiş, rakam yüzde doksan…” diyorlar.
 
Fazıl Say arabesk müziğe “Yavşak” demişti, kızılca kıyamet koptu... Doğan Hızlan’ın dolaylı sahiplenmesi dışında, sahiplenen olmadı. Çünkü henüz aradan 30 yıl geçmedi…
 
***

 
Galile dünya dönüyor dedi, ateşte yakılmaktan son anda attığı geri adım nedeniyle kurtulabildi… O adımı atmayan Bruno ise, alevler arasında can verdi.
Kimya’yı  simyacılıktan kurtararak, bilim dalı haline getiren Lavoisier, kafasını giyotine vermekten kurtaramadı…  Kafasının giyotinle koparılmasını bile, kafa koptuktan sonra düşünmeye ne kadar devam edebilir sorusunun deneyi yapan Lavoisier’in giyotininin başında, o gün iktidarda olan Fransız Devrim Mahkemesi vardı.

 
***
Ünlü edebiyat insanı Orhan Kemal,  hapishane hayatı ve fakirliğin baskısıyla elli yaşlarında öldü… Ona “Hain ” dediler… Halasının oğlu evini taşlattı komünist olduğunu söyleyerek. Günümüzde komünistliği anlatıyor diye suçlanan romanı, televizyonun en sevilen dizisi oldu.

 
Öte yandan ellisinde ölmeyip de, doksanına kadar yaşayabilme başarısını gösteren çağdaşı Yaşar Kemal,  yaşamı boyunca sürdürdüğü saygınlığını, çevresinden de görebilme şansını yakaladı. Çünkü adaşı diğer Kemal’den en az 30 yıl daha fazla yaşadı.
 
***
Van Gogh yaşadığı süre boyunca bir tek tablo satamadı… Bırakın tablo satmayı, sanatla ilgisi yok diye, onu diğer sanatçıların gittiği kafeye bile sokmadılar… Biçare tepkisini,  kulağını keserek gösterebildi. Günümüzde, gelmiş geçmiş en pahalıya satılan tablo ise, (Picasso’dan sonra) ona ait… Üstelik bahsettiğim rakam, yazılınca dudak uçurtan rakamlardan biri…  90 milyar dolar falan…

 
Tablosunu Van Gogh’dan daha pahalıya satan Picasso ise, neyse ki 90 yaşına kadar yaşayabildi de, yaptıklarının kıymetini yaşarken gördü. Yoksa o da Van Gogh gibi, genç yaşlarda baskıya dayanamayıp intihar etseydi, toplum tarafından anlaşıldığını görememiş olacaktı.
 
***
Mikelanj’la birlikte dünyanın en önemli heykeltraşı sayılan Rodin’i yeteneksiz diye heykel okuluna almadılar. Onu almayanları tarih sildi, heykel tarihini ise Rodin baştan yazdı. Bugün heykel dendiğinde hatırlanan onu okula almayanlar değil, Rodin...
Vatan haini diye suçladıkları Nazım Hikmet’in şimdi mezarını getirtmeye çalışıyorlar. Vatan mı değişti, yoksa “Hain” dedikleri hain değil miydi? Öyleyse hain kimdi?
 
***
Fazıl Say arabesk müziğe “Yavşak” dediğinde, kızılca kıyamet kopmuştu... Bugün de eserleri yasaklanıyor. Ülkesinde eserleri yasaklanıyor ama o Japonya’da veya Çin’de... Almanya’da veya Amerika’da çalmaya devam ediyor. 30 yıl sonra ülkesinde de çalacak...

 
***
Koskoca (!) kilise, ufacık (!) Galile’den daha 10 yıl önce özür diledi...
“Özür dileriz!... Meğer dünya dönüyormuş!...” dedi...

 



Sayı 23 (Kasım - Aralık 2014)

Bu yazı 3115 defa okundu.