CATİLİNA'DAN ERGENEKONA

Katilina’dan Ergenekon’a, Cumhuriyeti Korumak … Cicero Ölmeliydi…cicero
Ne kadar acımasızca olursa olsun, ne kadar kalleşçe olursa olsun bir zamanların Adana valisi Cicero ölmeliydi. Siyasetin gereği buydu. Kendini öldürecek olan yakın silah arkadaşlarıydı. Bir arkadaş için yapılacak en kötü şeydi ancak yapılmalıydı.

Her şey Jul Sezar’ın ölümünün ardına yaptığı konuşmayla başladı. Cumhuriyetin devamını istemekteydi. Halk tarafından çılgınca alkışlanmasa  gene unutulabilirdi. Ancak halkın eğilimi, liderinin başını yiyecekti. Fırsatlar değerlendirilmiş ve yeni bir dünya kurulması yönünde gerekli çalışmalar yapılmış ve milyonlarca altın liralık harcamalar yapılmıştı,  cumhuriyetin yıkılıp yerine imparatorluk kurulacaktır.

Olaylar şöylesine gelişmişti. Cumhuriyeti yıkacağına inanılan ama aslında güçleri elinden alınan bir grup senator Jül Sezar’a karşı bir komplo kurmuşlardı. Bir önceki  başarısız komplodan ders çıkaranlar daha kapalı bir grupla Sezar’ı 15  Martta öldürerek Cumhuriyeti kurtaracaklardı. Kâhinleri Sezar’ı 15 Mart günü için uyarmışlardı. Ancak batıl itikatları olmadığını söyleyerek o gün senatonun merdivenlerini çıkarken yanına bir konuda fikir danışmak istediğini söyleyen bir senatör ve arkadaşları gelmiş, bıçak darbeleriyle öldürülmüştü. Senato karıştı, Roma karıştı. Öldürenler arasında Sezar’ın yeğeni Brutüs’te vardı. ‘Sende mi Brutüs’ sözü sonraki yüzyıllarda çokca kullanılacaktı. Brutüs ‘ İçim kan ağlayarak babamı öldürdüm, ancak Roma’yı kurtardım’ dese de. Roma halkı eski Adana Valisi Marcus Julius Cicero’nun Roma’nın moral değerleri, cumhuriyetin devamı  ve Sezar’ı öven konuşmasından daha çok etkilenmiş, komplocular ve yakınlarının evlerini yağmalamaya başlayınca Brutüs ve yandaşlarının Roma’dan kaçmasından başka yapacakları hiçbirşey kalmamıştı. Octavianus, Marcus Aurelius, Lepidus bir üçlü birlik oluşturmuş ve Brutüs güçlerini Brindisium’da yenmiştir. Ele geçen iktidarın cumhuriyeti yıkmasının önünde tek bir engel kalmıştır. Dostları, yandaşları, dava arkadaşları Marcus Julius Cicero…

Bu iş nasıl yapılmalıydı. Sonuçta bir senatördü. Gerekçe bulmalıydılar.

Cicero on yıl kadar önce Roma’yı Catilina tertibinden kurtarmıştı. Bu sayede cumhuriyette korunmuştu. Ancak bu arada hukuksal bir hata yapmıştı. Senato’nun kendine verdiği kanun hükmünde kararname ile tertibin başı Catilina’yı yargılamadan ölüme mahküm etmişti. Bu hukuksuzluk kullanılabilirdi ve kullanıldı da.

İhtilalciler Cicero’yu bir Roma vatandaşını yargılamadan öldürdüğü için ölüme mahkum ettiler.

Cicero Romadan kaçabilirdi. Ancak yorulmuştu. Ölüm nereden ve nasıl gelirse gelsin, sefa gelsin hoş gelsin demekteydi. Çok sevdiği kızını erken yaşında kaybetmişti. Oğlu beklentileri karşılamıyordu. Karısını boşamak ve zengin asil bir Romalı kadınla evlenmek için çok uğraşmıştı. Yaşam anlamını yitirmişti. Cellatları onu Roma’nın dış surlarında erguvan renkli senatör elbisesiyle bulmuştu. Taşa, toprağa ve gökyüzüne bakıyordu. Sokratesinde ölüm kararı karşısında direnmediği aklına geldi. Cellatlarına direnmedi.

Cenazesi senatoya getirildiğinde Catilina ile ölen Roma soylularından birinin annesi Cicero’nun dilini çekerek ‘ Hadi şimdi de konuş ‘ diyerek öfkesini göstermesi tarihe geçti.

Cicero’nun ölümüyle Roma Cumhuriyeti yıkıldı ve İmparatorluk dönemi başladı. Katilina’dan sonra Ergenekon bu topraklarda yaşandı. Cumhuriyet ve değerlerini koruduğuna inanan insanlar Cicero’nun yaşadığı aynı hayal kırıklığı, umutsuzluğu, Sokrates’in tükenmişliğini,  yaşadılar.




Sayı 13 (Mart - Nisan 2013)

Bu yazı 2968 defa okundu.