Adana'da Çocuk Tiyatrosu

mahmut_hazim_4sf

Anne ve babalar için not;

Çocuk Tiyatrosu çocuğun yaratıcılık alanının genişlemesi ve geleceği kavraması için bir üst yapı kurumudur

Rousseau bir eserinde ; “Yetişkini yetişkin, çocuğu çocuk olarak değerlendirmek gerekir. Çocuğun da kendine özgü duyuş ve düşünüş biçimleri vardır.” diyor.Türkiye’de Çocuk Tiyatrosu isimli kitabında ise Dr. Tekin Özertem çocuk-tiyatro ilişkisinden bahsederken “İlk bakışta çocuk ve sanat birbirine oldukça aykırı şeyler gibi görünse de, sanat, çocuk olsun, büyük olsun, tüm insanların yaşamlarında oldukça önemli bir yer tutmaktadır.” diyor.İki görüş birbirini inkâr etmeyen ama ilişkilerinin ortak bileşkesi olduğunu yansıtmaktadır. Bu görüşlerden giderek, çocuk tiyatrosunun bugünkü hali konusunda bir tespit yapmaya çalışacağım bu yazımda. Bir kere şunu belirtmeden edemeyeceğim. Yetkili yetkisiz, birikimli birikimsiz, her önüne gelen çocuk oyunu yazıyor, her önüne gelen çocuk oyunu sahneliyor.

Çocuk... Tiyatro Sanatı... ve Ticaret

Tamamen ticari kaygılarla ama çocuğa hiç ulaşmayan, çocuğun duyu ve düşünme yetisini yok sayan, sadece eğlence veri tabanlı, sanat içeriği olmayan, didaktik tiyatro oyunları oynayan tiyatrolar, günümüzde çok sayıda var ve çocuk ve sanat ilişkisine balta vuruyorlar. Böylelikle de geleceğin tiyatro seyircisini yok ediyorlar.Tiyatro sanatı, toplumdaki bir üst yapı kurumudur. Toplum bireyleri arasındaki çatışmaları, yakınlaşmaları ve kişilerin toplum ile olan ilişkilerini yansıtır. Bu nedenle de çocuğun dünya görüşünü etkilemede büyük rol oynar. Haliyle de çocuk tiyatrolarının toplumsal bir değeri vardır ve de bu yüzden çok önemlidirler.Güzel sanatların tümünü içeren tiyatro, çocukların genel olarak sanatla karşı karşıya geldiği, sanatın yücelten büyüsünün tadına ulaştığı bir kurumdur. Çocuk, sanat ve kültür açısından bu kurumca eğitilir.

Çocuk Tiyatrosu; Yaratıcılık İçin...

Çocuk tiyatrolarının çocuklarda toplum yararına ne gibi değerler oluşturabileceği ve çocukların gelişiminde ne yönde etkili olabileceğini iyi bilmeleri gerekmektedir. Ebeveynler ve çocuk tiyatrosu yapma sorumluluğu alanlar şunu unutmamalıdırlar; çocuk tiyatrosu çocuğun yaratıcılık alanının genişlemesi, düşleme yetisi ve geleceği kavrama becerisi edinebileceği bir üst yapı kurumudur. Bir başka toplumsal değeri de çocukların ruh sağlığı konusudur. Yani belki daha netleştirmek gerekirse çocuk tiyatrosu yapmak ehliyet veya gerçek bir pedagoji birikimi gerektirmektedir.Çocuk tiyatrosunun çıkış noktası seyirlik oyunların ilk oluştuğu nokta olan Uzak Doğu’dur. (M.Ö.1000) Uzak Doğu’nun efsane, destan, mitoloji olay ve öykülerinin gölge ve kukla oyunları teknikleri ile çocuklara sunulması şeklinde başlamıştır çocuk tiyatrosu. Avrupa ve Amerika’da çocuk tiyatrosu 15. yüzyıldan sonra tek tük görülmüş, ama 18.yüzyıldan sonra özellikle Amerika başta olmak üzere İngiltere, Fransa, Rusya’da ciddi çalışmalar yapılmış.

img161

Kentimizde Günümüz Çocuk Tiyatrosu

Günümüzde özellikle kentimizde yapılan çocuk tiyatrosuna gelince, kentimiz bu konuda çok bereketli. Yaklaşık 12-15 adet çocuk oyunu oynayan grup Adana’da tabir-i caiz ise cirit atıyor. Hemen hemen hepsi de kendi oyunlarını kendileri yazıyor. Ne kadar yetkin oldukları tartışılır! Genellikle de bu oyunlarda bir veya iki adet sempatik ama kötü kişilikli (nasıl yani) karakterler vardır. Çocuklar oyun bittikten sora bu iki kötü kişilikli sempatik karakteri daha çok alkışlar ve daha ileri giderek kendine rol model seçer. Oysa oyun boyunca sahnede diğer karakterlere hep kötü davranmıştır, hatta iyi kahramanın zafer kazanması bile onların edindiği sempatiyi yok edemez. Hele o çocuklara sorulan cevabı belli sorular yok mu!Bir de geleneksel kahramanlar üstüne kurulan tiyatro oyunları yazan sözüm ona çocuk oyunu yazarları var. Bir kültür mirası özelliği taşıyan bu kimliklerin yanlış ve de ters yorumlanması resmen kültür cinayetidir.

Yetersiz ve estetik yoksunu dekor ve kostümler de bir başka sıkıntı. Oyunculuğa gelince; bir başka vahşetle karşı karşıyayız demek geliyor içimden. İki kelimeyi bir araya getirip cümle kuramayan, konuştuğu kelimenin veya cümlenin anlamını bilmeyen, artikülasyon ve diksiyon sorunlu, hiçbir meslekte dikiş tutturamamış, tiyatro seyretmemiş ama tiyatro hayranı insanları bir araya getiren, ağzı laf yapan bir patron, hemen oracıkta bir tiyatro kuruyor. Üç beş sayfalık da bir oyun yazıyor.

Eğer çocukları geleceğe hazırlayan, donanımlı oyunlar olmayacaksa hiç tiyatro olmasın

Tiyatro salonu mu? Ona hiç ihtiyaç yok. Okulunun maddi eksikliklerini gidermek üzere hazır bekleyen okul müdürleri ve okul aile birliği başkanları ve bir de okulun tiyatro salonuna benzer bir yeri var ya. Her şey tamam. Alın size bir amatör tiyatro! (Onlar kendilerine öyle diyorlar) Yarısı okula kalacak bir ücrete de anlaştılar mı gelir de tamam! Kötü Olacak ise Varsın Olmasın!Sayın Valimiz İlhan Atış Adana’ya geldiği ilk aylarda bu sorunun giderilmesi ve denetlenmesi için kurulan eser inceleme komisyonuna yararı olacağına inandığı için Adana Tiyatro Derneğinin de katılmasını sağlamıştır. Ama maalesef ilçelerde ayrı ayrı oluşturulan bu komisyonların bazıları derneğin katılımını uygun bulmamıştır. Derneğin, İl Milli Eğitim Müdürüne yaptığı, ilçelerde ayrı  ayrı oluşturulan bu komisyonun il bazında tek komisyona dönüştürülmesi talebi ne yazık ki uygun görülmemiştir. Bu durum bir ilçede verilmeyen iznin bir başka ilçede olumlu karşılanması şeklinde zıtlıklar içermesine sebep olmuştur. Bazı hatırlı kişilerce korunan, kollanan tiyatroların zaten izin başvurusu yapmaları bile gerekmemektedir.

Bu tiyatrolar hamaset ve inanç sömürüsü yapan ama çocukları şiddet ve düşmanlık duyguları ile besleyen, hiçbir edebi ve sanatsal değer taşımayan oyunları ile çocukların ruh sağlığı ile oynuyorlar. İlgililerden rica ediyorum ki böyle bir tiyatro ile eğitilecekse çocuklarımız varsın  tiyatro seyretmesinler.

Geleceğe, Eğitimli Gerçek Tiyatro Seyircisi Lazım

Büyüyen çocuk seyirci ileriki yaşlarında tiyatroyu biçimlendirir. Bu çok önemli bir saptamadır. Demek ki Adana örneğinde yukarıda anlattıklarıma bakılırsa gelecekte tiyatronun sadece adını göreceğiz. Gelişmiş, eğitip değiştiren, sorumlu gelecek insanı yaratacak tiyatro kalmayacak.Bu konuda yetkili ve donanımlı, resmi ya da özel kurumların acil olarak çocuk tiyatrosunun gerçek mecrasında gelişmesini sağlayacak yatırımları desteklemelerinin zamanı gelmiştir.Çocuk Tiyatrosunda göz ardı edilmeyecek en önemli detaylardan biri de yaş guruplarıdır. 3-6 yaş, 7-10 yaş ve 11 -12 yaş guruplarına göre ayrı  ayrı tiyatro oyunları oynanmalı. İki ayrı yaş gurubu aynı oyunu bir arada seyretmemeli.Her şey doğru yapıldığı takdirde eksik kalan; tiyatro salonundaki seyirci eğitimi...Öğrencinin tiyatro salonuna girerken bir mabede girer gibi saygılı olması, oyunda ıslık veya çığlıklarla kutlama veya sevinç gösterileri yapılmaması, bir şey yenilip içilmemesi (ön sırada sakız çiğnenmeyeceği), cep telefonunun kapatılması, sohbet edilmemesi gibi kurallar, tiyatro seyretmeye gelen öğrenciye görevli öğretmence öğretilmeli. (Ki oyuncu oyununu oynasın,  seyirci oyununu seyretsin, kavga çıkmasın!) Bugün koskoca adamlar tiyatro oyununu izlerken çalan telefonuna cevap veriyor, en önde oturan seyirci sakız çiğniyor ya da bir şeyler yiyor. Bu eğitim verilirse, çocuk tiyatrosu, geleceğin doğru tiyatro seyircisinin yetişmesini de sağlıyor demektir.

Not: Bu yazıda Dr. Tekin Özertem’in ‘Türkiye’de Çocuk Tiyatrosu’ isimli kitabından alıntılar vardır.

Çocuk Tiyatrosu’nun Gelişmesi için Öneriler

1. Bağımsız ihtisas Devlet Çocuk Tiyatroları kurulmalı.

2. Çocuk Tiyatrosu konusunda tüm özel girişimler denetlenerek desteklenmeli.

3. Üniversite ve yüksek okullarda çocuk tiyatrosu çalışmaları ve denemeleri yapılmalı.

4. İller bazında çocuk tiyatrosu yapacak tiyatroların oyuncuları özel olarak eğitilerek seçilmeli.

5. İller bazında tek ve özerk oyun izleme ve inceleme komisyonları kurulmalı.

6. Çocuk tiyatrolarının tamamında psikoloji ve pedagoji bilimlerinden yararlanmayı sağlayacak psikolog ve pedagogların bulunması sağlanmalı.

7. Çocuk oyunu yazımı konusunda özel veya devlet kurumlarınca yarışmalar düzenlenmeli. Yaratıcılık yeteneği gelişmiş, ruhsal dengesi sağlam, çağdaş ve toplumsal değerleri koruyan çocuklar yetiştirmek için doğru Çocuk Tiyatrosu şart.




Sayı 4 ( Eylül - Ekim 2011 )

Bu yazı 6157 defa okundu.