Page 30 - Alt

Basic HTML Version

B
izlerin okulda öğrendiği matematik
değil... Asıl matematik güzelliğin
içinde...
Hayatta bir başarım varsa eğer bunu
matematikle kazandığımı söylemeliyim.
Özellikle de sanat için yaptığım her şeyin
altında matematik yatar. Şuan bir çoğunu-
zun ilk ,orta veya lise yıllarını hatırlayarak
yüzünüzün burulduğunu hissediyorum.
Ama inanın ben de bu okullarda anlatılan
matematiğin anlaşılmaz ve sıkıcılığından
sizin gibi çok çekmiştim.
Ama ilkokulda bile “Ah!.. Nereden icat et-
tiler şu matematiği!..” sızlanmaları ile çık-
tığımız dersin teneffüsünde bir birimizle
bir oyun oynardık. Hatırlayın bakın...
MATEMATİĞİN SANATÇISI
CARL FREDERICH GAUSS
28
Yazı:
S. Haluk Uygur
BİLİM
“Aklından bir sayı tut...
Tuttuğun kadar da ağabe-
yinden al... Altı da ben ve-
reyim... Yarısını suya at...”
“Aklından bir sayı tut... Tuttuğun kadar da
ağabeyinden al... Altı da ben vereyim... Ya-
rısını suya at...Ağabeyinden aldığını geri
ver... Geriye kaldı üç değil mi?” diyerek bir
illizyonist edasıyla arkadaşlarımızla eğle-
nirdik.
Aslında içeride anlatılan integral, türev
ve benzeri anlaşılmazlara rağmen zevkle
oynadığımız bu oyun da bir matematik
işleminden başka bir şey değildi. Topla-
ma... Çarpma... Tekrar toplama... Bölme...
Çıkarma... Ve sonuç... İşlemleri doğru
yapınca görüyordunuz ki geriye benim
verdiğim sayının yarısı kalıyor. Toplama
çarpma, çıkartma, bölme derken tüm sa-
yılar birbirini yiyor, geriye sadece benim
verdiğim sayının yarısı kalıyor. Bende ver-
diğim sayıyı bildiğime göre sonuç belli... 6
verdiysem üç, 4 verdiysem iki...Eğlenceli
değil mi?