Page 29 - Alt

Basic HTML Version

Tiyatro, ah o eski “seyirlik” oyun; sadece
seyirlik midir gerçekten? Aristoteles’in
kulakları çınlasın katharsisten… Hep etik
bir kaygıyla söylenen/sahnelenen iyiy-
le kötünün sürtüşmesi; dilin değil, aklın
sürçmesi… Namık Kemal’in dediği gibi,
“Tiyatro, eğitim araçlarının en eğlence-
lisi…” Yine de “sözüm ona sanat”ın eğ-
lencelik bir gösteri olması çok sonradan,
ayaküstü standup’tan… Sanat her yanda
yaşamla yan yanadır, sırt sırta; yaşamın
içindedir ve yaşayanlara yabancılaşma-
mıştır daha, hele hele metalaşmamıştır…
Yaşamak zor olsa da yaşamanın bir anlamı
vardır; sanatın iyi niyetli hem kahraman
hem de delikanlı çağında. O çağlar ki, sa-
nat eserinin müzayede salonlarında alınıp
satılmadığı, yakasını piyasa koşullarına
kaptırmadığı çağlardır.
Etik kaygılarla antik tiyatroları dolduran
halk ile, birbirini boğazlayan gladyatörle-
ri izlemek için arenaları dolduran “halk”
aynı mıdır mesela antik çağlarda? Bugün
tiyatrolar da var, arenalar da… Neresidir
eğlencelik işlerin pazarı, piyasası, sahası
modern zamanlarda?
“Doğru sözü söyleyeni dokuz köyden
kovarlar”da, insana ayna tutan sanata ve
sanat ehline rahat verirler mi? İktidarla-
rın sanatsevmezliği, sanatın süslü olsa da
yalansız oluşundan... İşe yaramayan(!), üs-
telik çoğunluğu uyaran/uyandıran sanat-
çıların dünyanın her yerinde görmezden
gelinmesi, onlara türlü eziyetler edilmesi
belki de halkı peşine takan “eğlenceli bir
eğitim aracı” oluşundan. “Sanat bir eğlen-
cedir.” tezi, ya art niyetten ya da kafaların
basmamasından.
Sanat, yaşamın ruhuna dair söyleyecek
sözü olanların sesidir ki, hele bir de acılar-
la beslenen toprakların çığlığı olursa, ba-
rışın sesi olursa, tehlikelidir; susturulmalı,
yasaklanmalı, yok edilmelidir vatan millet
aşkına bir fırsatını bulup…
Sanat da sanatçılar da gerçek barışın, her-
kes için mutluluğun istenmediği coğraf-
yalarda kimi zaman asi, kimi zaman vatan
haini, kimi zaman tehlikeli bir delidir kö-
tülerin dünyasında kötülenen… Gerçeğin
yıllar sonra ortaya çıkması, sövülüp dö-
vülen sanatçıların çağlarını aşıp baş tacı
edilmesi belki de bundan…
Sanat çok yol aldı, gelişti; toplum değişti,
gelişti… Gelin görün ki ışıkla karanlığın
kavgası bitmedi daha, sürecek… Sanat, ta-
rih boyu görülen tüm olumsuzluklara kar-
şı, sorgulayan ve hep daha güzeli arayan
çoksesli yanıyla darağaçlarına çıkarılsa da
karanlıkla aydınlığın kavgasından yüzü-
nün akıyla aydınlık çıkacak.
Tarih şimdiye dek güçlüleri yazdı, yazıyor;
birgün gelecek haklıyı ve güzeli yazacak…
Karanlıkla aydınlığın, tiyatro salonlarıy-
la arenaların savaşımı sürecek daha belki
yıllarca.
Arenalarda insanlar da dövüştü, aslan-
lar da, horozlar da; geriye kalanın üstüne
leş kargalarının konduğu… Sanatın insan
meydanında yalnızca insan ve insana dair
olan şeyler var; iyilikler, güzellikler… Bir
hoş sadadır bu boş kubbede baki kalan;
yaşayan, düşünen, üreten, güzelleştiren
insandan… Bir hoş sada, insanı ölümsüz
kılan…
nurigurdil@altinsehiradana.com
25