Page 17 - Alt

Basic HTML Version

Söyleşinin ardından fuayede imza süre-
ci başladı. Tek tek her kitaba büyük bir
özenle (bunun için hazırladığı iki dolma-
kalemiyle) kişinin adını yazarak imzalıyor.
100 civarında kitap imzaladığını ve yak-
laşık 1 saat sürdüğünü görüyoruz. Hızlı
bir akşam yemeği ve dinlenme sürecinin
ertesi günü tüm Ortaoyuncular ekibiyle
Mersin’e yol alıyoruz. Kongre merkezin-
de yaklaşık 500 kişilik bir seyirciye sergi-
leniyor oyun. Oyun sonrasında yaklaşık
1 saatlik bir kitap imza süreci vardı yine.
Ardından hızlıca Adana’da bir kebapçıda
alıyoruz soluğu (gece saat 24:00).
20-21 Ekim Cumartesi-Pazar günü top-
lam 3 kez sergilenen oyun için bilet kalmı-
yor. Son 15 yılda ilk kez Adana’da bir turne
oyunu 3 seans sergileniyor. Yine dolu dolu
salonlar ve ardından imza ve sohbetler….
İşte böyle bir ortamda fırsat yaratıp ote-
lin lobisinde bir araya geldik Sayın Ferhan
Şensoy’la. Tam 26 yıllık bir dostluğun ve
birbirimizi epeyce tanıyor olmanın da
coşkusuyla hızlı bir sohbete koyulduk.
Umduğumuzdan daha kısa süren karşılıklı
sohbetten bazı başlıklar aktarmak istiyo-
rum.
“Ferhangi
Şeyler’’in
şalvarı
Çukurova’dan…
A.A.:
32 yıllık Ortaoyuncular geçmişiniz-
de Adana’nın yani Çukurova’nın sizdeki
yeri nedir? Mesela Adana’ya ilk hangi yıl-
da hangi oyunla geldiniz?..
F.Ş.:
Sanırım ilk Ferhangi Şeyler’le 1987
Haziran’ında gelmiştik. Senin organize et-
tiğin bir turneydi. Önce Mersin’de Liman-
daki açık havada oynadık. Sonra Adana’ya
geçtik. Benim ilk Anadolu Turnemdi. Ben
Ferhangi Şeyler’e ilk başladığımda gri bir
pantolonla oynuyordum. İlk gece sahneye
çıktım sırılsıklam benim pantolon, sanki
altıma işemişim gibi. Ertesi günü limanın
karşısında bir yerde yemek yiyorum. Bir
baktım sağıma soluma hemen herkeste
şalvar var. ‘’Tabii ya,bu iklimde bundan
rahatı olurmu abi..’’ diye düşündüm. Se-
ninle beraber caminin arasında bir pazara
gittik. Kendime bir tane rahat, gri renkli
bir şalvar aldık. O akşam (2.gece) ben
açık hava tiyatrosunda çok daha keyifli
oynadım. Farkettim ki, oyunun kostü-
müne de aykırı durmuyordu. Üstte zaten
bir yelek vardı alta şalvar çok güzel oldu.
Ondan sonrasında ben Ferhangi Şeyler’i
hep şalvarlı oynamaya başladım. Sen-
den Adana’dan istettim, Tiyatro’da bizim
terziye diktirdim ve böyle sürdü 1720nci
oyuna gelindi.
A.A.:
Özelde Adana ve genelde Çukurova
seyircisi için tiyatrolar tarafından “Sıcak
bir seyircisi var’’ tabiri kullanılır. Seyirci
yakaladı mı, benimsedi mi uzun yıllar bı-
rakmıyor denilir. Sizde de böyle mi oldu?..
F.Ş.:
Evet hem sadık hem de çok coşkulu
bir seyircimiz var.
A.A.:
Altınşehir Adana Dergisi olarak
belki şovence olacak ama genel anlamda
Adana seyircisinin sizin oyunlarınıza tep-
kisi, sahiplenmesi nasıl oldu?..
F.Ş.:
Benim çok sıcak bir ilişkim var Ada-
na’lılarla. Türkiye’nin her yerinde artık
eski seyirci yok, azalmalar var. Ama biz
Adana ve Çukurova’ya gelirken hep coş-
kuyla geliyoruz. Biliyoruz ki bizi bekleyen
bir seyirci mutlaka var. Evet salonlar eski-
si kadar dolmuyor ama bizi hiç utandır-
madı, yalnız bırakmadı Adana’lılar. “Aaa,
çok az seyirci var’’ durumu hiç olmadı
Adana’da…
A.A.:
Elbette Adana’lıların da gönlünde
bir yer, iz bırakmışsınız ki sizi böylesine
sahipleniyor.
Ortaoyuncular olarak ilk
Anadolu turnemizi ‘’Fer-
hangi Şeyler’’ ile 1987 yı-
lında Adana’ya yapmıştık.
Metin Bahçivan, Ferhan Şensoy
15