A.A.:
Çukurova bölgesi arkeoloji olarak
çok zengin bir bölge. Sizce başka öncelikli
kazılması gereken nereler var?
M.D.:
Kazı yapmanın ne denli zor bir
prosedürü olduğuna biraz önce kısmen
değindim. Bunlara bir ekleme daha yap-
tıktan sonra ve Çukurova tanımını da bi-
raz geniş tutarak sorunuza yanıt vermek
isterim. Kazı yapılacak antik kentler çoğu
zaman Anavarza kadar şanslı olamıyor
maalesef. Bunun nedeni modern yerle-
şimin antik kentin üzerinde olmasından
kaynaklanıyor. Anavarza’da yaklaşık 150
hektar hazine arazisi var ve bu alanın üze-
rinde büyük ölçekli bir modern yerleşim
yok. Ancak bunun tam tersi örnekler de
var. Antik çağın en önemli metropollerin-
den olan Tarsus (Tarsos), Antakya (An-
tiokheia), Silifke (Seleukeia) gibi kentler
modern ilçelerin altında kalmışlardır.
Şimdi sizin sorunuza dönecek olursak,
öncelikli kazılması gereken merkezler de
aslında bunlardır. Nitekim bir karşılaş-
tırma yapmak gerekirse, bu üç kenti tıp-
kı Anavarza gibi, Efes ile, Roma ile veya
Pergamon (Bergama) ile mukayese etmek
doğru olur. Ancak modern ilçelerin altın-
da kalan antik kentleri ortaya çıkarmak
veya kazmak çok başka sorunlara neden
olduğu için tercih edilmemektedir.
Sorunları görmeden sorunuza cevap ver-
mek gerekirse, yukarıda saydığım üç dev
kentin yanı sıra, Anamur (Anemurium),
Kızkalesi (Korykos), Karataş (Magarsos),
Misis, Şar (Komana), Yumurtalık (Aege-
ai) gibi bilimsel, kültürel, görsel ve estetik
açıdan muhteşem antik kentler ilk anda
akıllara gelenlerdir.
A.A.:
Tepebağ için neler söyleyeceksiniz?
M.D.:
Tepebağ konusu bana çok ilginç ge-
liyor. Kentin ortasında dev bir höyük var
ancak kazı yapılamadığı için Adana’nın
geçmişi hakkında pek az bilgiye sahibiz.
Bu pek alışılmış bir durum değil. Tepebağ
Adana’nın belleğidir. Adana’nın tarihi Te-
pebağ kazıldıktan sonra tekrar yazılacak-
tır. Bu konuda yeni gelişmeler olduğunu
da biliyorum. Büyükşehir Belediye Baş-
kanımız Sayın Zihni Aldırmaz’ın koordi-
ne ettiği bir toplantıda ilgililer tarafından
bu konu etraflıca masaya yatırıldı. Müze
Müdürü Sayın Kazım Tosun’un da katkı-
larıyla yakın zamanda çalışmaların başla-
yacağını umuyorum.
İlk kazmanın vurulduğu 25 eylül 2012
günü tüm ekip, protokol ve köy halkı ora-
daydı. Herkeste ayrı bir heyecan vardı.
Başta Murat Durukan olmak üzere ben
bu heyecanın hiç bitmeyeceğine inanıyo-
rum. Eminim ki Anavarza çok görkemli
bir tarihî ve turistik mekan olarak güzel
günlerine kavuşacak. Bizlerde heyecan ile
takip edeceğiz ve kazılması gereken diğer
yerlerin kazıya başlanması için yeni kah-
ramanların çıkmasını bekleyeceğiz.
Kentin ortasında dev bir
höyük var ancak kazı ya-
pılamadığı için Adana’nın
geçmişi hakkında pek az
bilgiye sahibiz.
nazan@altinsehiradana.com
58