U
sta oyuncu, yazar ve yönetmen
Ferhan Şensoy, Ortaoyuncular
adlı tiyatro ekibiyle birlikte tam
dört gün Adana ve Mersin’deydi. Yeni
oyunu ‘’Nasri Hoca ve Muhalif Eşeği’’ adlı
güldürü oyunuyla Çukurova turnesinde
ustayla 4 günümüz birlikte geçti. Bir daha
elimize zor geçecek bu fırsatı iyi değerlen-
dirmek istedik. Seyirci ve okuyucularıyla
birlikte sürekli gözlemledik günümüzün
büyük kalemşorünü…
İlk etkinlik 18 Ekim2012 Perşembe akşamı
Adana Sanayi Odası’ndaki toplantı salo-
nundaydı. Sn.Şensoy okuyucu ve izleyici-
lerle buluşup, söyleşi yapacak ve ardından
kitaplarını imzalayacaktı. Saat:18:30’da
tam zamanında birlikte girdik salona. 190
kişilik salonda yüz civarında bir merak-
ÇUKUROVA’DA
FERHAN ŞENSOY RÜZGARI
lı grup vardı. Gönül daha yoğun bir kitle
istiyor elbet. Ancak henüz sohbet başlar
başlamaz çok keyifli bir ortama sürüklen-
dik hep birlikte… Yaklaşık 70 dakika süren
bu coşkulu ortamdan satırbaşlarını akta-
ralım öncelikle…
Konuk:
Tiyatronuzun adı neden OR-
TAOYUNCULAR?.. Çünkü günümüzde
daha çok modern tarzda oyun oynuyor-
sunuz. Ortaoyuncular deyince daha çok
geleneksel bir tiyatro yapısını anlıyoruz.
Ferhan Şensoy:
Adımız Ortaoyuncular
çünkü biz geleneksel tiyatromuz olan Orta
oyunu yapısından besleniyoruz. Yani Kel
Hasan’lardan, İsmail Dümbüllü’lerden ge-
len bir kaynaktan besleniyoruz. Ortaoyu-
nunda dördüncü duvar yoktur. Dümbüllü
Yazı:
Metin Bahçivan
Fotoğraf:
Semiran Bahçivan
oyunda oynarken duvarı yıkıyor, sonra
kaldığı yerden devam ediyor “Eee Pişe-
kar nerede kalmıştık’’ diyor. Bir gün sah-
nede oynarken seyircilerden biri sahneye
bir hıyar fırlatır. Dümbüllü hıyarı yerden
usulca alır ve “Beyefendi kartvizitini yolla-
mış” deyip oyuna devam eder. Gösterme-
ci-Epik tiyatronun ustası Bertolt Brecht
eğer İstanbul’a gelmiş olsaydı ve Kel Ha-
san’ları, Dümbüllü’leri izlemiş olsaydı.
Epik tiyatroyu keşfetmek için Çin’e kadar
gitmesine gerek kalmazdı. Brecht hayatı
boyunca kendi kurduğu tiyatro Berliner
Ensemble’de tiyatroda duvarı yıkmanın
uğraşını vermiştir. Brecht’in ölümünden
sonrasında bile Berliner Ensemble’nin
Epik Tiyatro’yu yeterince kavrayamadığı-
nı düşünüyorum. Oysa bizde, yüzyıllar-
dır sergilenen tiyatro oyunumuzda duvar
yoktur zaten. Çağdaş, modern ama gele-
nekselden beslenen tarzımızı korumaya
çalışıyoruz.
12