Page 81 - Alt

Basic HTML Version

Altınşehir Adana:
Biz şu an 2012 yılın-
dayız, ama siz eserlerin altına 6012 yazmı-
şınız acaba bir yanlışlık mı var?
Etem Çalışkan:
Yanlışlık varsa eğer, o
da 2012 yılındadır. 2012 yılı Hz. İsa’nın
doğum tarihinin milat olarak alınması so-
nucu ortaya çıkmış. Ancak milat kavramı
göreceli bir şey. Şu an Hristiyan dünyası
etkin olduğu için takvim böyle, ama baş-
kası için milat değişebilir. Örneğin kimisi
insanoğlunun aya ayak basmasını milat
olarak kabul edebilir. Ben, İsa’nın doğu-
munu miladın başlangıcı olarak kabul
edenlerden değilim; çünkü ben insanlığın,
adamlığın peşindeyim. Biz yazıyla beraber
aydınlandık. Yani yazıyla beraber adamlık
tarihimiz başladı.
Üstelik yazının icat edilmesi bilginin ak-
tarılmasının da başlangıcı olduğu için,
milat kabul edilen diğer tarihlerin bir bilgi
olarak bize kadar gelmesini de sağlayan
şey. Bu nedenle yazının icat edilmesi her-
kesin üzerinde hemfikir olduğu bir milat
olabilir diye düşünüyorum.
Yazının icadını milat kabul edersek eğer,
şu an içinde bulunduğumuz yıl da, 2012
değil 6012 olur.
Buna Yazı Miladı (Y.M) veya Adamlık Mi-
ladı (A.M) diyebiliriz. Adamlık Miladı’nın
başlangıcı 6012 yıl önce 1-1-1 yani; birin-
ci gün, birinci ay, birinci yıl. Bana göre bu
miladın öncesi yoktur. Çükü yazı yoksa
tarih de yok.
A.A.:
O halde size göre yılbaşı da değişi-
yor?
E.Ç.:
Aslına bakarsanız tarihin 1.1.1 diye
başladığını gösteren hiç bir belge yok.
Ben, bu yüzden tüm dünyanın yeniden
uyandığı çiçeklerin açtığı Mart ayının 1.
Ay olması gerektiğini yani yılbaşının 1
Mart olabileceğini düşünüyorum.
Hatta Dünya Kadınlar Günü’nün de bu ay
içerisinde kutlanılıyor olması vesilesiyle
yazının önemine ithafen “Hurmalar Al-
tında Cemile” hikâyesini de, yazıya kadın
eli değmesi açısından önemli buluyorum.
A.A.:
Hurmalar Altında Cemile kimdir ?
E.Ç.:
Mezopotamya uygarlıklarından
“Sümerler” tarafından icat edildiğinin
ilk gününde esir ve köle tüccarlarının
komşu ülkelerden Hurmalı Bahçe Köle
Pazarı’na getirdikleri esirler arasındadır.
Karacaoğlan’ın dediği gibi, “On beş yaşın-
da da kırk beş belikliydi.” Gözleri kömür
karası zeytuniydi. Adem babamızla Havva
anamızın ikinci torunu olan Cemile, dik
başlıydı.
Adamlık Miladı’nın (yazının icadı ve mi-
ladın başlangıcı) ilk yıllarında çok uzak-
lardan getirilen bir kızdı Cemile. Kaderi
diğer köle kızlar gibi olmayacak, boyun
eğmeyecekti. İstediğini de yaptı “Hurma-
lar Altında Cemile” oldu.
Yazı ustası ile karşılaşır Hurmalar Altında
Cemile’nin yolu. Hurmalar Altında Cemi-
le, kil tabletler hazırlayan yazı çırağının
yanına sığınır. Önceleri garipsendiyse de,
orada kalarak yazıyı öğrenir.
83