halukuygur@altinsehiradana.com
31
Gauss’un Yaşamı
Aklınıza, “amacın Gauss’un hayatını an-
latmaktı madem niye bu kadar şeyi araya
koydun?” diye bir soru gelebilir. Ama ben
Gauss’u anlatmanın basit bir biyografik
sıralamadsan daha öte bir öyküsü oldu-
ğu inancındayım. Çünkü o Matematiğin
içindeki sanatı keşfedip, bize öğretilenle-
rin matematik olmadığını söyleyen kişidir.
Dolayısıyla onu anlatmak demek “pür ma-
tematiğin” anlaşılmasını sağlamak demek-
tir. Pür Matematiği de kısaca anlattığımıza
göre artık klasik özgeçmişe de dönebiliriz
herhalde.
Gauss 30 Nisan 1777 de doğmuş... 23 Şu-
bat 1853’de ise ölmüş... Babası taş ustası,
annesi ise okumaz yazmaz ev kadını...
Ama o daha 3 yaşındayken babasının in-
şaatta kullandığı hesaplardaki yanlışlıkla-
rı düzeltebilirmiş. Üstelik bu düzeltmeleri
kafasından yaparmış. İlkokula başladığın-
da yaşadığı olayı daha önceki satırlarda
yazmıştım. Üniversiteyi de çabucak bi-
tirmiş ve daha 22 yaşındayken o zamana
kadar çözülmemiş büyük bir problemi
çözmüş.Bu problemlerden biri her düz-
gün çokgenin pergel veya cetvelle çizile-
bileceğiymiş.
Mezar Taşı
Kendisi bunu becermiş ama, vasiyetinde
mezar taşına bir düzgün onyedigen ya-
pılmasını isteyince işler karışmış, hiç bir
taş ustası bu şekli yapamamış. Ben onun
başardığı bazı problemlerden bahsederek
kafanızı karıştırmayacağım ama Öklid in
2 boyutlu geometrisini yalanlayıp, uzay
geometrisini ilk düşünen de odur. Böyle-
ce göreceliliğin prensi Einstein’ın da önü
açılmış.
İsmi matematik ve fizikte bir çok teore-
me verilmiştir. Manyetik alan birimi 1
Gauss’tur. Resmi 10 markın üzerine ko-
nulmuş ve iki kez pul yapılmıştır. Aydaki
bir kraterin ismi Gauss’tur. Antartika’daki
bir göle de Gaussberg ismi verilmiştir.
Ölmek İçin Beklesin
Mükemmeliyetçiliği ve işine konsantre
olması ile tanınan Gauss’un bir problem
üzerinde çalışırken, “Karınız ölüyor” diye
gelen habere bile “biraz daha beklesin”
diye cevap verdiği söylenir.
78 yaşındayken yaşadığı Göttingen’de
ölen dâhinin beyni incelenmek üzere alın-
mış. Bu beyin hala Götingen Üniversitesi
Tıp Fakültesi’nde formol içinde muhafaza
edilmektedir.
BİZİM GAUSS’UMUZ CAHİT ARF
Bizim de Gauss gibi önemli bir matematikçimiz var. Cahit arf... 11 ekim 1910 da
selanik’te doğan Arf, 26 Aralık 1997 de İstanbul’da öldü. O da Gauss gibi Göttingen
Üniversitesi’nde çalıştı. TUBİTAK Bilim Kurulu Başkanlığı da dahil Türkiye’de bir çok
kuruluşta görev yaptı.
Cahit Arf, cebir konusundaki çalışmalarıyla dünyaca ün kazanmıştır. Sentetik geomet-
ri problemlerinin cetvel ve pergel yardımıyla çözülebilirliği konusunda yaptığı çalış-
malar, cisimlerin kuadratik formlarının sınıflandırılmasında ortaya çıkan değişmezle-
re ilişkin Arf değişmezi ve Arf halkaları gibi literatürde adıyla anılan çalışmaların yanı
sıra “Hasse-Arf Teoremi” adı ile anılan teoremi matematik bilimine kazandırmıştır.
Cahit Arf, matematiği bir meslek dalı olarak değil, bir yaşam tarzı olarak görmüştür.
Öğrencilerine sürekli: “Matematiği ezberlemeyin, kendiniz yapın ve anlayın.” demiştir.
Cahit Arf, “Matematik esas olarak sabır olayıdır. Belleyerek (ezberleyerek) değil keşfe-
derek anlamak gerekir” demiştir. “Matematik de resim, müzik ve heykel gibi bir sanat-
tır” diyerek matematiğin sanatsal yönünü vurgulamıştır.
Görüldüğü gibi Gauss’la bir çok ortak yanı olan Cahit Arf ’ın bir portresinin 10 Türk
Lirası’nın üzerinde olması da ironiktir.