Page 23 - Alt

Basic HTML Version

Festival İçin Sanat İnsanları Ne Dediler?
REİS ÇELİK
Yönetmen
Altınşehir Adana:
Sizce Sanat bir eğlen-
ce aracı mıdır? Yoksa bir düşünce alanı
mıdır? Bu konuda görüşünüz nedir?
Reis Çelik:
İlk önce bence sanatın çıkış
biçimine, şekline bakmak gerekiyor. Sanat
insanlık tarihinde bir karşı olma biçimi ile
ortaya çıkar. Sanat karşı durandır, sanat
söylenmeyeni söyleyendir, sanat cesaret
edilmeyene cesaret edendir, Aynı zaman-
da sanat eğlendirendir, sanat güldürendir,
ağlatandır. İnsanlık aklının kendisini diğer
canlılardan farklı olarak var ettiği tek çı-
kış alanı, ilk çıkış alanı sanattır. İnsanlık
tarihini ölçme ve neler olduğuna bakma
rehberimiz, geriye bıraktığı sanatsal ürün-
lerdir.
A.A.:
Altamira Mağarası’ndaki resimler
en az 14 bin yıllık, ama bulunan en eski
yerleşim yeri 8 bin yıllık. Bu da sanatın
diğer şeylerden daha kalıcı olduğunun ka-
nıtı.
R.Ç.:
Yani şimdi eğer bir Zeus Tapınağı
olmazsa, filan kitabeleri olmazsa, falan
heykel olmazsa, filanlardan kalma bir Q-Z
üzerine çizilmiş bir resim olmazsa biz o
toplumun ne yaşadığını anlayamayız. Ma-
ğara resimlerine bakarak insanlığın hayata
nasıl başladığını anlayabiliyoruz. İşte 5000
yıl önce İran topraklarında hangi şah han-
gi zulmü yapmış, hangi şair nasıl öldürül-
müş sanattan anlarız bunu. Nazım Hik-
met olmasaydı acaba biz 1930’lu 40’lı 50’li
yıllardaki insanın dille kendini ifade ettiği
o tarifi çözemezdik, anlayamazdık. Veya
Fuzulî olmasaydı acaba nasıl anlıyacaktık?
A.A.:
Peki bunu anlamak bugünkü toplu-
mun gelişimi üzerinde nasıl bir etki yapar?
R.Ç.:
Şimdi bugüne geldiğimiz zaman
sanat aynı zamanda bu kadar acıyı çeken
bu kadar üreten bu kadar şöhreti olan
ama aynı zamanda ağır bedel ödeyen bir
kavramdır. Ama ödenen bedelin sonucu
toplumu ileriye taşıyan düşünce yapısının
oluşumudur.
A.A.:
Karşı olunca bedelini ödeyecek
tabiî.
R.Ç.:
Tabiî bunun bir bedeli vardır. Şim-
di sanatı 2 türlü kullanma metodu vardır.
Bir Sanatı gerçekten yapısı gereği kitleleri
bir araya getiren bir unsur gibi kullanmak.
Düşünün bir kere karanlık bir sinema sa-
lonunda bir araya gelen izleyicilerin hiç
biri yanındaki kişinin ne milletine, ne di-
nine ne de ideolojik yapısına bakar. Yani
sanat her kesimden insanı düşünme faa-
liyeti içinde bir arada tutar. Bu birliktelik
ise kavgayı önler, gelişmeyi destekler. Di-
ğeri ise sanatın popülist yaklaşımlar için
kullanılmasıdır. Burada bir birlikte dü-
şünme faaliyeti olmadığı için etkinlikten
geriye bir şey kalmaz.
A.A.:
19. Altınkoza için “şehitler nedeniy-
le toplum yas tutarken biz eğlenemeyiz
denilip iptal edilmeli, en azından konser-
ler kaldırılmalı” denildi. Bu konuda ne dü-
şünüyorsunuz?
R.Ç.:
Aslına bakarsanız bir sinema fes-
tivalinde sinema olur. Ben toplumsal yas
nedeniyle değil ama sinema festivalinde
müziğin yeri olmadığını düşünmem ne-
deniyle konserlerin olmaması gerektiğini
düşünüyorum. Ayrıca bir de müzik festi-
vali yapılsın. Onlar orada değerlensin.
Ama sanatı bir düşünsel faaliyet olarak ele
alıyorsak, içinde eğlenceli unsurlar olsa
bile (burada komedi türünden düşündü-
rücü filmlerden bahsediyor zannederim-
HU) toplumsal üzüntü yaşıyoruz gerekçe-
siyle yapmamak olmaz.
21