Uzakdoğu’dan Gelen Gizemli Bir Sanat

Bu sayı sizlere Haiku’dan bahsedeceğim.Haiku_Basho_Horohoroto
Ve Başo’dan…
Başo; 17.yy.da Japonya’nın Kyoto şehrinde yaşamış bir filozof.
Haiku da bir Japon yazım sanatı… İlk kez Başo tarafından icat edilmiş.
Bu yazım sanatının önemi felsefik bir söyleminin olmasından geliyor;
Çok şey söyle… Ama sözü uzatmadan!”
Haiku’nun kuralları da bu felsefeye uygun olarak belirlenmiş.
Ne söyleyeceksen söyle, ama söyleyeceklerini sadece 17 hece ile söyle!”
Ne 16 ne de 18…
Üstelik bu 17 heceyi 3 satıra bölmelisin!
Ama üç satıra bölmekle de iş bitmiyor.
Birinci satır 5, ikinci satır 7, üçüncü satır yine 5 heceden oluşmalı.
Bazen “Kırık Haiku” dediğimiz çalışmalar da oluyor. Kırık Haiku’da 17 heceden ve 3 satırdan taviz verilmiyor ama 5-7-5 diziliminde verilebiliyor. Bazen 6-6-5, bazen 5-5-7 olabiliyor. Veya buna benzer.

Haiku_orhan_veli_kanikBir haikunun 3 satırından birini yok sayıp, sadece diğer iki satırı okuduğunuzda da anlam oluşuyorsa, o haiku daha başarılı sayılıyor. Bu yüzden Orhan Veli’nin yazdığı aşağıdaki haiku çok beğenilmiştir;

Gemliğe doğru
Denizi göreceksin
Sakın şaşırma!
 
Bir başka Orhan Veli daha;
Yosun kokusu
Ve bir bardak karides
Sandık Burnu’nda
 
Gördüğünüz gibi hem az sözle çok şey söyleyeceksin, hem de bir formülün içerisinde kendini disipline edeceksin.


 
***
 haiku_basho_reise
 
Zaman zaman bir fotoğrafçı olarak düşünürüm; “ Fotoğraf ” diğer hangi sanat dallarından en çok hangisine benzer diye…
Bilirsiniz fotoğraf en çok resim ile karıştırılır. Ara Güler bile zaman zaman yaptığı işi resim diye isimlendirdiğine göre, karıştırılmasına neden olacak çok benzerlikler olmalı. Ama yine de ben toplayıcı bir sanat dalı olan resimle, ayıklayıcı bir sanat dalı olan fotoğraf arasında yaratım felsefesi açısından temel farklılıklar olduğunu düşünüyorum.
Ressam doğaya bakar ve güzel ( aynı zamanda uygun ) bulduğunu tuvaline toplar. Fotoğrafçı ise doğaya bakar, güzel ( aynı zamanda uygun ) bulmadığını karesinden ayıklar .
Bu yaratım felsefesi ile bence fotoğraf resimden daha çok taş heykelciliğine benziyor.
Ama yine de bana sorarsanız “ Fotoğraf diğer sanat dallarından en çok hangisine benzer?” diye, cevabım “Heykel” olmaz.
Belki “Öyküye benzer” diyebilirim.
Yahut şiire…
Yok! Yok! Bence “ Fotoğraf ” en çok Haiku’ya benzer!

 

***
Çünkü…
“Fotoğraf” ı sıradan bir görüntü olmaktan çıkaran, “ Fotoğrafçı”nın onunla anlatmaya çalıştığı öyküdür. Ve yine bence “Fotoğrafçı”nın duygu ve düşüncelerini taşıyan “Fotoğraf”lar değer kazanmaktadır.
Allı pullu, renkli ve albenili olsa bile fotoğrafın içerisinde “Fotoğrafçı” yoksa, bu benim kastettiğim “Fotoğraf ” kavramı değildir. (Dikkat ettiyseniz ben yazılarımda kastettiğim “fotoğraf ” kavramını diğerlerinden ayırmak için tırnak içine alıyorum.)
Yani kısacası “Fotoğrafçı” söyleyeceklerini “Fotoğraf”ı vasıtasıyla söyleyebilmeli. Üstelik çok şey de söylemeli…
Çok şey söylemeli ama yeri dar…
Elinde sadece uzun kenarı 36, kısa kenarı 24 mm. olan ( her nedense kare dediğimiz) bir dikdörtgen var …
Yani “ Fotoğrafçı” ya diyoruz ki;
Çok şey söyle…Ama ne söyleyeceksen bunu 36 çarpı 24 milimetreye sığdır”…
 
Aynı Haiku gibi değil mi?
 

 

***
Haiku_Basho_Soro2 

 

İzin verirseniz yazımı, bundanbeş altı yıl önce yakalandığım ve her iki gözümdeki görme oranını %10 lara kadar düşüren hastalığım sırasında (eğer bundan sonra yeterince göremeyeceksem) kendime “Fotoğraf” dışında bir çıkış noktası bulmalıyım düşüncesiyle yazmaya başladığım Haiku’larımdan bir-iki örnek vererek bitirmek istiyorum;

   

Beyaz yazıyor
Kurşunun siyahına,
İnat kalemim.
 
***

     

Yine de güzel
Işık-Alışmışsam da
Karanlıklara.
 
***

       

Namussuz demiş
Namussuzun birisi…
Namussuz muyum?
 
***

   

İlk gözyaşını
Bıraktı mı toprağa,
Karanlık bulut?
 
***

   

Gün bitti ama
Başındayım henüz ben,
Kırık yazımın.

   




Sayı 19 ( Mart - Nisan 2014 )

Bu yazı 1833 defa okundu.