Sanat Toplum İlişkisi

Bilim için “Nesnel gerçekliğin bilgisidir.” denebilirse; sanat için de “Öznel gerçekliğin ifadesidir.” denilebilir. 

 

Ayrı bir birey olmakla yetinemeyen insanoğlu, yaşamının kopmuşluğundan daha anlamlı bir dünyaya geçmek için çabalar durur. Kişiliğinin sınırları içinde kendini tüketmek zorunluluğuna baş kaldırır. Bireyselliğini toplumsallaştırmayı, sınırlı benliğini sanatta toplu yaşayışla birleştirmeyi ister. Bu anlamda bireyin bütünle kaynaşması için bir araçtır sanat. Sanatın tanımı zordur ancak şöyle denebilir: Özgün, tek ve yeni olan,  evrensel sanatsevere yönelik, sanatseverde estetik kaygı yaratan, onlarda bir öğrenme durumu oluşturan, gelecek için ışık tutabilen ve bir emek ürünü olan eserlerin oluşturduğu olgu. Bilim için, “Nesnel gerçekliğin bilgisidir.” denebilirse; sanat için de, “ Öznel gerçekliğin ifadesidir.” denilebilir. Öznel gerçeklere, nesnel bir yaklaşım bulma çabası da ‘SANAT BİLİM’ini  yaratmıştır. ( Sanat Tarihi, Sanat Felsefesi, Sanat Sosyolojisi, Sanat Psikolojisi… gibi örnekler verilebilir.) Sanat Bilim, genel olarak farklı sosyo-kültürel ortamları,  farklı zaman dilimleri içinde ele alır ve bu iki koşula bağlı olarak değişmeler gösteren kuralları saptar. Sanat bilimin hangi dalından yanaşırsak yanaşalım, değişmeyen tek bulgu sanatın insanı araştırdığıdır.

Sanat bilimin her dalı sanatı sorgular ve bulduğu yanıtlarda hiç olmazsa neyin sanat olmadığı netleşirse hem sanat bilim amacına ulaşmış olur. Hem de alıcılar ortak bir payda da toplanabilir. Sanatla insanın ilişkisinde ve dolayısıyla sanatla toplum ilişkisinde önemli olan “ALICI” dır. Alıcı, bir sanat-bilim terimidir ve sanatı alan anlamında değildir. Alıcı bir sanat yapıtı ile teke tek ilişkiye giren, o yapıtın türüne göre onu okuyan, dinleyen, izleyen ya da seyreden kişi demektir. Kısacası, “sanatseverdir”… Toplum açısından bakıldığında sanatı iki grup içerisinde düşünmek mümkündür. Biri toplumu diğer toplumlardan ayırıp, ona kimlik kazandıran, başka toplumlarda benzerlerine pek rastlanmayan sanat; yani halk sanatları, yöre sanatları, el sanatları, folklorik sanatlar gibi.

erer_copy

Diğeri ise toplumun çağdaş değerler açısından, günün kültür düzeyi ve zeka seviyesi bakımından diğer toplumlarla aynı düzeyde durmasını olanaklı kılan sanattır. Sadece  yaratıcısı o toplumdan olduğu için belli bir toplumun sayılan, aslında zaman ve mekan farkı düşünmeden herkese ve aynı düzeydeki her toplum üyesine hitap edebilen evrensel nitelikli sanattır.

Toplumlar birinci tür sanatı hemen tanır ve sahiplenip sever ve korurlar. Çünkü onlarla büyümüşlerdir, onlarla yaşamışlardır. Onlar üzerinde atalarından devam ede gelen olumlu ve kesin önyargıları vardır. Ancak toplumlar ikinci tür sanata karşı bu denli hazırlıklı değillerdir. Çünkü yeni yadırganır. Bu tür yapıt verip toplumların geleceklerine yön veren gerçek sanatçılar tarih boyunca hep acı çekmişlerdir ve çekmeye de devam edeceklerdir. Onları ayakta dik tutan en büyük etmen yarattıkları yapıtlar, onu ben yarattım diyebilmenin keyfi ve yaşadıkları   toplumlara olumlu yön vermiş olmanın gururudur.

Sevgiyle kalın




Sayı 5 ( Kasım - Aralık 2011 )

Bu yazı 5255 defa okundu.