İki Çılgın Türk; TURGUT ÖZAKMAN ve ESAT FAİK MUHTAROĞLU

ikicilginturk22005 yılının Aralık ayında Kıbrıs’tan  önemli bir yazarı, Esat Faik Muhtaroğlu’nu Adana’da misafir etmiştik. Zannederim aynı yıldı... Bu kez Türkiye’nin önemli bir yazarı, Turgut Özakman misafirimiz oldu.

Turgut Özakman, tahmin edebileceğiniz gibi, “Şu Çılgın Türkler” isimli fenomen kitabını imzalamış ve söyleşiler yapmıştı. Biliyorsunuz bu kitabında Özakman ülkemiz milli mücadelesinde insanlarımızın nasıl çılgınca savaştığını anlatıyordu.
Neredeyse aynı günler Esat Faik Muhtaroğlu da “Kıbrıs Türkü Budur İşte” isimli kitabını imzalamış, söyleşiler yapmıştı. O da kitabında özgürlüğü önce İngilizler, sonra Rumlar tarafından kısıtlanan Kıbrıs Türkü’nün milli mücadelesini konu ediyordu. Üstelik Esat Faik kitabında, sadece derlediği şeylerden değil, bizzat yaşadıklarından bahsetmekteydi.
Türkiye’nin ve Yavru Vatan’ın neredeyse benzer konularda yazan bu iki önemli yazarı, maalesef 30 Eylül 2013 tarihinde 10-15 saat arayla vefat ettiler ve arka arkaya toprağa verildiler.

 

18 YAŞINDAYKEN SAVAŞ ALANINDA YÜRÜMEK

 

Turgut Özakman sadece 18 yaşındayken (1948) Sakarya Savaşı’nın olduğu yerleri yürüyerek dolaşıp, henüz sağ olan tanıklarla konuşmuş ve kitabının ilk bilgilerini o zamandan hazırlamıştı. Anlattıkları gerçekler bizleri hayretler içerisinde bırakmıştı.
Esat Faik Muhtaroğlu ise bir lise öğrencisi olmasına rağmen  o günlerde gazetelere özgürlük ile ilgili yazılar yazmaya başlamıştı bile. Öğretmen Okulunu bitirdiğinde de sadece yazı yazmakla kalmamış, gittiği yerlerde milli kurtuluş ateşini yakanlardan biri olmuştu.

 

KRALİÇEDEN BANA NE!

 

Bu iki önemli kaybı anarken, Esat faik Muhtaroğlu’nun yaşamından sadece bir kesiti sizlerle paylaşmak isterim. Yaşamı boyunca 9 kitap yayınlamış, yüzlerce makaleye imza atmış, Kıbrıs Türk Mukavemet Teşkilatı’nın içinde yer almış, öğretmenlik, başöğretmenlik yapmış bu insanın, Adana’da basılan ve ilk kez Adana’da imzaladığı “Kıbrıs Türk’ü Budur İşte” isimli kitabına dayanarak aktarıyorum;
İngiltere Kralı tahtan feragat edip, yerine Kraliçe II. Elizabeth geçince, o zaman bir İngiltere sömürgesi olan Kıbrıs’ta, tüm okullara 3 Haziran 1953 tarihinde göndere İngiliz Bayrağı çekilmesi ve gönderin etrafının  süslenmesi talimatı gelir. Bayrak çekildikten sonra da İngiliz Milli Marşı çalınacaktır. İngiliz kraliçesini öven nutuklar atılacaktır.

 

24 YAŞINDAKİ ÖĞRETMEN

 

ikicilginturkEsat Faik Muhtaroğlu ise o sırada Kambili (Hisarköy) isimli bir Türk Köyü’nde öğretmenlik yapmaktadır. Dolayısıyla ona da böyle bir emir gelmiştir. Bu emir karşısında Esat Faik duygularını kitabında şöyle anlatıyor;
“(...)kendini dalga dalga kabaran enginlerden engin bir milliyetçilik denizine kaptırmış olan, 24 yaşındaki bir öğretmen, yani ben (...)acaba İngiltere Kraliçesi II. Elizabeth’in tetevvüç merasiminde, İngiliz Milli Marşı’nı nasıl söyleyebilir, söyletebilir?(...) Bayrak direğine bir İngiliz bayrağını nasıl çekebilir?”
Nitekim Muhtaroğlu, her şeyi göze alıp, o gün öğrencileri evlerine göndererek, İngiliz Bayrağı yerine Türk Bayrağı çekmiş ve kendisi de okulu bırakıp Lapta’daki evine gitmiş.
Bu olay, o zaman için Türk Bayrağı’nın ilk kez bir okula çekilmesiymiş. Esat Faik Bey için ise asla son olmamış, her gittiği yerde Milli özgürlük mücadelesinin önderleri arasında yer almış.

 

MİLLETLERİN KÖTÜSÜ OLMAZ

 

Ancak yaşamını büyük ölçüde  Kıbrıs Türkü’nün özgürlük mücadelesine ayıran , belli zamanlarda silahlı mücadeleye dahi katılan Muhtaroğlu, hiçbir zaman ırkçı bir anlayışa kapılmadan, tüm insanların özgürlüğü için  fikir üreterek öldü. Mücadelesini babasından devraldığı “Milletlerin kötüsü yoktur, insanların kötüsü vardır” şiarı ile sürdürdü, 1974 Barış Harekatı’ndan sonra da bir barış savunucusu olarak öğretmenliğe ve yazarlığa devam etti.
“Atatürk Kıbrıs’ta” isimli kitabı da son eseridir.
***
Her iki önemli insana da tanrıdan rahmet, gittikleri yerin ışıklı olmasını dilerim. İkisi de yakın dostumdu. Biri ise eşimin sevgili babaları.

 

 


 

 

Esat Faik Muhtaroğlu’nun eserlerinden edinmek isteyen Adana’daki okuyucularıma, elimdekiler yettiğince hediye etmek isterim. Bunun için halukuygur56@gmail.com adlı adresime mail atmaları yeterlidir.

 

 





Sayı 17 (Kasım - Aralık) 2013

Bu yazı 2339 defa okundu.