Genç Sanatçı Adaylarına Sevgilerimle;

Sanat, felsefe, bilim ve özgür bilinç

Sanat eserleri üretildikleri toplumun hafızalarıdır ve toplumlar gelecek nesillere ancak sanat eserleri aracılığıyla kültür mirası bırakabilirler. Bu nedenle sanatçı yaşadığı topluma karşı  olduğu kadar  o toplumun gelecek nesillerine karşı da sorumludur. Bu sorumluluk duygusu içinde sanatçı sanatı hakkında bilimsel olduğu kadar felsefesel bilgi de edinme durumundadır.

 

İyi Bir Felsefe Eğitiminin
Ön Koşulları
İnsan eğitime uyarlı, yalnızca verileni alan değil, olasılıklar arasında olacağı gören ve geleceği kuran bir varlıktır. Yaratıcılığın temel anlamı bu dönüşme ve dönüştürme yatkınlığında ya da bu yaratma yatkınlığında kendini ortaya koymaktır.
Evet, insan kendini eğitebilen bir varlıktır. Eğitimin dıştan gerçekleştirilen bir dönüştürme etkinliği olduğunu düşünmek yanlış olur. Eğitimin şu ince noktası her zaman gözümüzden kaçıyor; gerçekte kimseyi eğitemeyiz, ancak birilerinin kendilerini eğitmesine yardımcı olabiliriz. İyi bir eğitim göstermeye değil buldurmaya dayanır. İyi bir felsefe eğitimi de, kişiye felsefi bilgi donanımına ulaşma yolunda yardımcı yöntemler geliştirebilecek bir eğitim şeklinde olabilir.

 

Felsefe Arayıştır
“Gel bana felsefe öğret!” diyerek başkasından bekleyen bir kişinin  felsefe öğrenmek gibi bir kaygısı olmadığını rahatça söyleyebiliriz. Felsefe eğitimi, yoğun bir yöntem arayışı ve sorunların sağlıklı bir biçimde tartışılması temeli üzerine kurulmalıdır. Ancak bunun tarihsel çerçevede gerçekleştirilmesi gerekir.
Felsefi bilgi tarihsel bilgidir, tüm felsefi bilgiler tarih boyunca birbiri içinden çıkarak gelmişlerdir. Örnekleyecek olursak; Hegel’i  Kant’sız, Kant’ı Leibniz’siz, Leibniz’i Descartes’sız, Descartes’ı Platon’suz kavrayamayız. Bu çerçevede felsefeye başlayacak kişiye önerilecek temel yöntem tarihsel araştırma yöntemi olmalıdır.

 

“Sanatçı yaşadığı topluma karşı  sorumludur” demiştik.
Peki ama  Sorumluluk  Nedir?


Sorumluluk insan olmak adına en genel ve en kesin yükümlenmedir. Evet o bir yükümlülüktür, güdümlülük değildir. Sorumluluğu yerine getirebilmenin baş koşulu özgür bir bilince ve özerk bir yaşam ortamına kavuşmuş olmaktır. Özgürlük sorumluluğun temel koşuludur. Özgürlük ve özerklik bir gerçeğin iki ayrı görünümüdür. Özgürlükte içselleşen  bağımsız insan etkinliği özerklikte dışsal ya da toplumsal dayanağını bulur. Sorumluluk kavramının temelinde özgür bilinç ve o bilincin gerektirdiği özerk eylem bulunmaktadır. Sorumluluk için her şeyden önce yetkin ve yetkin olmakla da kalmayıp kendine egemen bir bilinç gereklidir. Bir başka deyişle yetkin bilinç bireyin kendine egemen olmasını sağlar.


Sorumluluğu belirleyen ve sürdüren özgür bilinçtir. Özgür bilinç ise bilimsel bilgiyle yönlenmiş usla mümkündür. Bilimsel bilgi ile donanmış sanatçı adayı özgür düşünebilmeyi başarır. Bu ona özerklik sağlar ve sonunda özgün yapıtlar üretebilmenin alt yapısına sahip olur  ve artık o geri dönüşü olmayan dar kapıdan geçmiştir.

 

Selam Olsun
“Dar Kapıdan Geçenlere”...

 

Yazı: Ahmet İhsan Çay

Fotoğraf: Murat Tahiroğlu, Bülent Özkan, Erhan Yelekçi




Sayı 3 ( Temmuz - Ağustos 2011 )

Bu yazı 2712 defa okundu.