Barış, İlle de Barış...



Demiryollarında çalışan babasına sordu Veysel;

“Baba yarın nereye gideceğiz? “

Babası yanıt verdi;

“Yarın barışa gideceğiz, Başkent’e gideceğiz.

Yarın bayrağımızı da alıp gideceğiz, Ankara’ya.

Türkiye’nin her yerinden gelen ağabeylerin, ablaların ile buluşacağız Gar’ın önünde.

Elele tutuşacağız ve barış diye haykıracağız Veysel” dedi, babası.

Ama adı kara olan terör, 102 kişiyi aramızdan aldı.

Veysel dokuz yaşında, en küçükleriydi.

Ağlayan ülkemin 50 şehrine cenaze gönderildi.

Ölenler kimlerdenmiş, nereden gelmiş, hangi şehirdenmiş?

Sormayın.

Hepsi birilerinin annesi, birilerinin bacısı, kardeşi.

Hepsi birilerinin sevdiği, yakını, hepsi bu ülkenin vatandaşı.

Şimdi acı ile silinen gökkuşağının renklerini yeniden oluşturalım.

Yüreğimizden parçalanıp savrulan öfke kırıklarını toplayalım.

Terörün karanlığına dimdik karşı duralım.

Gidenleri dinleyelim.

Ne diyorlardı?

Barış, ille de barış….


Fotoğraf: İsmail Ökke

 




Sayı 29 (Kasım - Aralık 2015)

Bu yazı 925 defa okundu.