Altın Oran Yeni Sezonu Açıyor


Bir süredir dernekler neden vardır diye düşünüyorum. Bir derneğe neden üye olunur? Dernekler ne kadar gerekli, nasıl işlemeli? Bu sorular çoğaldıkça çoğalmakta.

Bu yazımda Altın Oran Düşünce ve Sanat Platformu'nun yeni sezonunun açılışı ile ilgili sizleri bilgilendirmek istiyorum. Ama önce dernekler neden gerekli? sorusunun cevaplarını aramam lazım. 

Dünyanın her yerinde sayısız dernek bulunmakta, hepsinin amacı ve içeriği farklı olsa da aslında gerekliliği aynı galiba. Ben sanat derneklerini düşünerek cevapları arasam da cevaplar diğer dernekleri de içermekte. Öncelikle, sanat öğrenmek, sanatı ilerletmek ya da sanatçı olarak var olmak için dernekler önemli. Mesela temel eğitimden başlayıp, çalışmalarını sunabileceği bir dernek tüm sanatçılar için gerekliliktir. Başka neler için?

Derneklerde eğitim alırsınız; 

Hiç birşey bilmeyen bir sanatçı adayı ilk olarak öğrenmek isteyecek ve bu açlığını derneklerden aldığı eğitimlerle bastıracaktır. 

Yeni dostluklar kazanırsınız; 

Sizin gibi düşünen insanlar ile bir arada olmak kadar doğru bir ortam yoktur. Sizi anlayabilen, size saygı duyan insanlar. Çünkü sanatçı toplumun en az elli yıl ilerisinde yaşar ve anlaşılmamaktan şikayetçidir. Çoğu zaman ise bu anlaşılmazlık umurunda bile değildir. İşte bu tür derneklerde sizin gibi düşünen insanlar olunca daha vazgeçilmez olmaya başlar...

Diğer sanatçılarla tanışmak;

Farklı dallarda da olsa sanatçılar birbirini beslerler. Hepsinin ufku açıktır ve çoğu bilgi bankası gibidir. Bu bilgi alışverişini yapabilecekleri insanlar ile tanışmak çok güzeldir.

Birlikten kuvvet doğar ve projeler yaparlar; 

Sanatçının yapmak istedikleri ya çok zordur ya da pahalı. Bu durumda bu dostluklar yardımınıza yetişebilir. Ve sunacağınız eseri yaratırken büyük destek görebilirsiniz...

Daha fazla insana ulaşmasını sağlarlar; 

Eserinizi yaratınca daha fazla insana ulaşması için elinden gelen herşeyi yaparlar. Sizi bütün güçleriyle desteklerler. Bu sayede daha çok izleyiciye ulaşırsınız.

Eleştirirler ama dozunda;

Günümüz birçok dernekte maalesef eleştirmek ''yermek'' ile aynı anlamda düşünülmekte. Kaliteli bir derneği diğerlerinden ayıran en önemli kriter bence budur. Acımasızca eleştirirler ve eleştirilen kişiler bunu kendi gelişimi için yapıldığının farkında olarak kabul ederler.

Yeni gençlere örnek olurlar;

Bu dernekler sayesinde sanatçıların yeni jenerasyona ulaşmaları ve bilgi aktarımı yapmaları kolaylaşır ve örnek alınacak bir konuma gelirler.

Toplumun aydınlanması için uğraşırlar;

Sanatçılar toplumun doğru değişmesi , yozlaşmaması ve aydın bir nesil için çalışırlar. Bunu dernek çatısı altında yapmak süreci kolaylaştıracağı gibi hızlandıracaktır da...

***

Okul mu? Dernek mi?

Kuruluşundan bu yana içinde ve yönetiminde bulunduğum Altın Oran ise bir dernek değil. Bir okul. Bu yukarıda saydığım konuların öneminin farkında olan ve ekol yaratmak için çalışan bir eğitim yuvası. Bu okulda bilginin üstünlüğü geçerli. 

Altınoran yeni sezonu açmaya hazırlanıyor. Biliyorsunuz üyeleri geçen yıl bir çok büyük proje gerçekleştirmiş ve şehrimize yeni kitaplar kazandırmıştı. Bu yıl ise eğitim odaklı çalışmalar yapılacak. Bir çok atölye ve workshop çalışmaları yapılmak üzere planlamalar son şeklini almakta. Haluk Uygur'un açacağı farklı konulardaki atölyeler, 'Temel Fotoğraf Atölyesi' , 'İleri Fotoğraf Atölyesi', Şebnem Ragıpoğlu'nun açacağı 'Minimalist' atölye ve fotoshop atölyelerini yeni sezonda açılacak atölyeler olarak sayabiliriz. Detaylı bilgileri galeri ile irtibata geçerek öğrenebilirsiniz. Yeni sezon açılışı 18 Eylül cuma. Konuk ise ünlü fotoğrafçı Orhan Cem Çetin. 

Orhan Cem Çetin 18 Eylül cuma günü saat 19.00 da Altınoran Sanat Galerisi'nde gösteri ve söyleşisi ile bizlerle beraber olacak. Tüm sanatseverlere buradan duyuralım. 19 ve 20 Eylülde ise bir workshop çalışması yapacak. Çalışmasının adı ' Söz ve Göz'.

Yeni sezonda yeniliklerle, güzel sergilerde ve çalışmalarda görüşmek üzere.




Sayı 28 (Eylül - Ekim 2015)

Bu yazı 1137 defa okundu.