Adana Karması

Kültür, Sanat, Şiir, Edebiyat, Emmiler, İnce Memetler, Dayılar, Kabadayılar, Beyler, Ağalar

 

“-Atalım atalım

-Nereye
-Adana’nın ayazına, kızların beyazına.
E  heeey hey...
Hey güllü hele güllü
Peştemalı püsküllü
Amman Adanalı
Yandım Adanalı...
Adana’nın yolları taşlık...
Eski Kocaköy, Adana, yeni,
Büyükşehir Adana...”

 

1970’li yıllarda Milliyet Gazetesinin grafik servisi yönetmeni ve ressamı olarak çalıştığım yıllarda, Beyoğlu’nda bir sanat galerisindeki resim sergisine gittim. Serginin sanatçısı genç ressama, Nerelisin? dedim. Adanalıyım, dedi. Neresinden soruma “Maraşındanım.” dedi.
Sevgili Dr. Haluk Uygur da sormuştu bana nereli olduğumu. Benim yanıtım da genç ressamınkine benzerdi. “Adana’nın Tarsusundanım.”
Zengindir Adana karması siyasette Atatürk’ün Milli Eğitim Bakanı İsmail Sefa Özler Adanalıdır. Türk siyasetinde mühür olmuş isimlerde ilk aklıma gelenler. İçlerinde bakanlık koltuğuna yükselmiş olanlar da var:
Cavit Oral, Kasım Gülek, Kemal Satır, Ahmet Topaloğlu, Dr. Makbule Dıblan, Dr. Suphi Baykam, M. Kemal Küçüktepepınar, Remzi Oğuz Arık, Selahattin Kılıç...
Hepsini sıralayamıyorum...Adana Karması çok kalabalık...

 

Adana Karmasındaki Nuh Naci Yazgan, çocukluğumuzda bildiklerimizden. Bu arada ben yaşımı söyleyeyim de, siz çıkarın hangi yıllar olduğunu. Efendim bendeniz Türkiye Cumhuriyeti yazı devrimi ile yaşıtım. İşte o yıllarda Çukurova Kurtuluş Savaşı’nda Şimşek Müfrezesi kumandanı dedem Kara Hacı anlatırdı Nuh Naci’yi.
Mustafa Kemal’in Sivas Kongresinde Nuh Naci kongre delegesi, iki dönem Adana Milletvekili, Akbank ve Milli Mensucat’ın kurucusu. İmzası birbirine bitişik aşağıdan yukarı çıkan inen çıkan iki büyük harf N idi. Nuhun N’si, Naci’nin N’si.
Nuh Naci, yazar-okur olmadığından değil, kalem çabuk tükenmesin diye böyle imza atıyor. (Ne de olsa serde Kayserilik var) Oysaki NN, Kayseri’de Kayseri idadisinde(lisede) hüsn-i hat dersi veriyor, örneklerini gösteriyor güzel yazının.
Hammal Hacı Ömer Sabancı, Nuri Has, Kadir Has, Adana Karması’nın sanayi asları. Adana’nın Hacı Ömer Ağası olduğu gibi Sadıka Anası var. Sadıka Ana Altı cülüğün anası. Adana’nın ikinci anası, buna ablası diyelim, Muazzez Arpacılar. Adana’nın iyilik meleği... Ve daha çok Ağalar, Beyler, Analar, Ablalar.
Karayoluyla Toros Dağlarından geçerek gelinirse, buram buram kokusundan anlarsınız ki Adana’ya geliyorsunuz. İştahınız kabarır kebaba. Şimdilerde çoğaldı kebap salonları, ocakbaşıları:

 

Bu konuda efsane isim Onbaşılar Sadık Kıyan. Akşamları birbirine takılmaların, sohbetin bini bir para kebabın ikinci otağı Annem Bayram. Annem Bayram’ın ocağına  yalnız siyaset giremez. Bunun dışında her şey serbest, küfürün de bini bir para. Bunlar da Adana Karması’nın aslarından.
Adana Karması’nda sporda da aslar var. Yüzmede, atlatizmde, futbolda, atlı sporda, at yarışlarında.
Futbolda Orhan Kemal’den Fatih Te-rim’e kadar gideri var. Bir Kedi Memet vardı kaleci tribünlerden çok küfür yerdi. Karnı kafası şişerdi her gol yeyişinde:
“Ulan eşek oğlu eşşek Kedi Memet, sana kedi dedikse topu yakala diye dedik, golleri ye diye demedik.”
Adana Karması’nda Kadirli’den Koz-an’dan, Osmaniye, Bahçe, Düziçi, Cey-han’dan, Seyhan’dan, dağlar aralarından, Yenice’den pamuk tarlalarından “pambık” toplayanlardan aslar var. Adana Karması bu ağanın, ciğerim.

 

“Kırlangıç yapar yuvayı
Çamur sıvayı sıvayı”

 

Dizesinin birinci sayfasına en üste oturduğu İnce Memet’lerin Efsanelerin ve Anadolu halkımızdan Nobel Ödüllü Yaşar Kemal’i, Baba Evi’nin ve Romanların, öykülerin Orhan Kemal’i var, Muzaffer İzgü’sü var.
Ressamları, tiyatro, sinema sanatçıları, fotoğrafçıları ve musikisi, davul zurnası, halayı, türküsü, gazeli, uzun havası var.
Lokman Hekim de Adana Karması’nda. Sinemada Yılmaz Güney, Yılmaz Duru. Resimde, Dr. Suphi Baykamoğlu Bedri, müzikte İncelik Berber Salonu’nun oğlu Celal İnce, Piyano sanatçısı ve hocası Evren’in babası Erol Büyükburç, Şadan Adanalı ve daha...
Ahmet Remzi Yüreğir, Remzi Oğuz Arık, İhsan Oral. Karikatürün unutulmazları Oğuz Turan, Keloğlan gazetesi ve Kemalettin... Yayın organları, gazeteler, dergiler... Bunların da dahaları çok var.

 

Adana Karması’nın Tiyatro Sanatçıları ve sahnesi ile de buluşacağız...
Bütün bu değerlerin başlangıcı günümüzden beş bin yıl öncesidir. Milyonlarca yıldan beri Doğu Anadolumuzdan doğup Mezopotamya ovasından Basra’da Limman’a karışan dünyanın kutsal ırmakları, kutsal ikizlerimiz Dicle ve Fırat. Ve Çukurova’nın kutsal ikizleri Seyhan ve Ceyhan. Dicle ve Fırat, bereketin ve yazının icadının kaynağı, Seyhan ve Ceyhan ise yazıdan sonra bereketli Çukurova’da sanatın, kültürün, ilimin kaynağı.
Seyhan, tarihi Adana Taşköprü’sünün altından nazlı nazlı geçerken, Sabancı Kültür Merkezi ile, eski Adana Kız Lisesinin tarihi yapısındaki Kültür Merkezi ile öpüşür...
Çukurova’nın doğa sevgisi, Karaca-oğlan’dan günümüz sanatçılarının paletlerinde renk, şiirlerinde beste olmuşlardır.
Şair Harika Ufuk, Seyhan ve Ceyhan için dizeleriyle şöyle sesleniyor.

 

“Ovada bereket akıtır Ceyhan,
Ceyhan’ın ikizi bolluktur Seyhan.
İki kardeş yolcu, Çukurovam han,
Adanamdan sana selam Türkiyem.”

 

Adana Karması burada bitmez devam edecek...

 

Yazı ve Resimleme: Etem Çalışkan




Sayı 3 ( Temmuz - Ağustos 2011 )

Bu yazı 4474 defa okundu.